Gamze Tayanöz

Gamze Tayanöz
Dünya göçüp gitmiş, seni taşımak zorundayım.
Günden güne parti çalışmasını daha çok katılmaya başladım. Artık görüş ve düşüncelerim; söylentilere bağlı değildi, değişmiştim. 1916 yılının kışında, artık rahatça çalışmaya başladım. Çoğunlukla ırgatları ayaklandırır, devlete karşı çıkmalarını sağlar, aylık ücretlerine zam yapılmasını sağlardık. Böyle bir aşk hiç yaşamamıştım ne çocuklukta ne gençlikte. Elim sopa tutar yaşa geldiğimden beri, Rençberdim. Zira Kürt sırtmaçların durumu öyle berbattı ki, nerede karnını doyuracağını düşünmekten başka bir şey yapmazlardı. Fakat 1917 baharında, artık benim temel düşüncem bir parça ekmek değil, çalışma şartlarının nasıl düzeltileceğiydi. Parti'ye katıldım, onun asil üyelerinden biri oldum. Karanlıktan aydınlığa çıkan bir adam gibi hissettim kendimi.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Garip değil mi, acı da, sevinç de insanda aynı etkiyi yapıyor;soluğumuz kesiliyor, insanın ağlayası geliyor. Ağlasam belki rahatlarım; tıpkı büyük acılar da olduğu gibi...
Evlenen kadın değildir ki, bizimle evlenirler ya da bizi kocaya verirler.
Mutluluğumun çok fazla oluşu mutluluk duymama engel oluyor.
Birçok insan bir çiftlik satın alıp işletir gibi evleniyordu, kadın evine çekidüzen veriyor, işleri yapıyor, annelik, mürebbiyelik ediyordu. İyi bir iş adamı çiftliğinin manzarasına nasıl bakarsa onlar da aşka öyle bakıyorlar, yani zamanla ona alışıyor ve artık farkına varamaz oluyorlardı.