"Heyhat ki, insanlar, işlerine geldiği gibi yalan söyleyebilmekte ve birileri de kâh câhillikleri ve kah da gayret-i diniye ile bu yalanlara inanabilmektedir."
"Ben öldürülecek bir Hükümdar değildim. Çünkü hiç kimseye karşı zulmetmedim, sizin beraber çalıştığımız Ermeni komiteleri bir hülya peşinde koşuyorlar. Bu hülyanın tahakkuku, benim memleketimin aleyhine olacaktır. Ben buna müsaade edemem. Onlar, bunu anlamıyoriar. Attığınız bomba ile bu kadar bi-günah insanlara kıydınız. Dünyanın hangi memleketinde olursa olsun böyle bir cürmü irtikäb edeni idam ederler. Ben sizi bu ağır cezadan affettim. Şimdi de seni tamamen serbest bırakacağım. Elini kolunu sallaya sallaya buradan çıkıp gideceksin."
"Ben mütevekkilim. Kalbimde yalnız Allah korkusu vardır. Başka bir şeyden korku duymam. Bir hådise olmadan evvel onu önlemek için telaş ederim. Ama tehlikenin içinde bulunduğumu hissedersem, icabında ateşe atılmaktan bile çekinmem. Allah bizi korudu. Asker evlatlarımdan ve ahâliden zayiät olup olmadığını tahkikät ettiriyorum."