Acı çekmek ne demekmiş asıl şimdi anlıyordum.Acı çekmek bayılana dek dayak yemek değildi.Ayaktaki cam kesiğine eczanede dikiş attırmak değildi.Asıl acı,kalbi baştan aşağı sancıları boğan,insana sırrını kimselere anlatmadan önce ölmeyi arzulatan bir şeydi.Kolları,başı hep dermansız bırakan,yastıkta öbür yana dönme isteğini isteğini bile söndüren bir şey..
Dünyanın Ruhu insanların mutluluğuyla beslenir. Ya da mutsuzluklarıyla,arzuyla,kıskançlıkla.Kendi Kişisel Menkıbesini gerçekleştirmek insanların biricik gerçek yükümlülüğüdür.Her şey bir ve tektir.
“Ve bir şey istediğin zaman,bütün Evren arzunun gerçekleşmesi için işbirliği yapar.”
Her zaman aynı insanları görürsek onları yaşamımızın bir parçası saymaya başlarız.Yaşamımızın bir parçası saydıkça da onlar bizim yaşamımızı değiştirmeye kalkışırlar.Bizi görmek istedikleri gibi değilsek hoşnut olmazlar,canları sıkılır.Çünkü, efendim, herkes bizim nasıl yaşamamız gerektiğini elifi elifine bildiğine inanır. Ne var ki, hiç kimse kendisinin kendi hayatını nasıl yaşaması gerektiğini kesinlikle bilmez..