"Onunla birlikte olmanın yalnızlığına iyi geleceğini düşünmüştü ama birliktelikleri yalnızlığını sanki içine ekili, öldürülmesi imkansız inatçı bir şey haline getirmişti."
"—Ne mi yapabilirdim? Eseoğlu gibi millet düşmanlarını temizlerdim!
Muhtarın sağındaki uzun boylu, hasta yüzlü, perişan bir köylü -Nalbant İsmail- âdeta inledi:
—Eseoğlu bir değil ki...
—Bin olsun, ilk önce birden başlanır..."