Bu açıdan bakıldığında diyebilirim ki, bir yalnızlıkta yazdık. Bireyselliğe yer olmayan bir toplumda, birer aykırı olarak, birer horlanmış olarak yazdık. Kendi benzerlerimizi bulmak için yazdık. Bizim dilimizden anlayacak kişiler için yazdık. Hiçbir zaman hiçbir iktidarın yanında olmadık. Bir çoklarına soyut da gelse, mutlak bir özgürlükten yanaydık.
Koparıp atsalar da, varlığımıza son verseler de köklerden biri gene sürgün verecek, filizlenip yeşerecek. Bizi ancak içimizle dışımızın bir olması kurtarır.