X

X
@0kursavar
Theistic Anarchy
Peygamberliğin hikmeti
5- «Medeni ahkâm tesis buyurulmuştur.» Şöyle ki: Insanlar tab'an medenîdirler. Aralarında bir takım medeni muamelât cereyan eder. Binaenaleyh bu hususta birçok ahkâm be kavaide lüzum vardır ki, medenî hayatın güzelce devamı kabil olabilsin. İşte Peygamberani zîşan hazerati tarafından bu ahkâm ve kavaid tesîs buyurulmuştur. Bu ahkâma ittiba eden akvam arasında birer medeniyeti fâzıla vücuda gelmiş, bu medeniyetin şaşaa' nisâr eserlerinden yeryüzünün muhtelif aksamı müstefit olmuştur.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Peyhamberliğin hikmeti
3- «Bir takım ef'al ve eşyanın hüsn-ü kubhü temyiz buyurulmuştur.» Zöyle ki: Insanlar bâzı ef'al ve eşyanın hüsn-ü kubhünü, yâni bir kemal sıfatı olup olmadığını veya tab'a, gareze mülâyım bulunup bulunmadığını kendi akıllariyle idråk edebilirler. Lâkin bazan olur ki bir şeyin hüsn-ü kubhünü mücerret akıl ile anlamak kabil olmaz, insan hayrette kalır, bir akıl sahibinin hasen gördüğünü diğer biri kabih görür. Bâhusus bir kısım ef'al ve eşyanın - dünyada medh ve zemmi, ahirette sevap ve ikabı müstelzim olup olmamak itibariyle olan hüsn-ü kubhünü temyiz hususunda ukul-i beşeriye kifayet etmez. İşte bu gibi şeylerin hüsn-ü kubhü enbiyayı ızamın tebliğ ettikleri emirler ve nehiyler sayesinde anlaşılmış, anların emrettikleri şeylerin hasen olduğu ve bilâkis nehyettikleri şeylerin kabîh bulunduğu taayyün eylemiştir
İyiymiş gibi yaparken bazen rolümden ödün veriyorum kusura bakmayın
Dini İslâm yalnız ruhani, yalnız cismani bir din olmadığından bu dini mübine mensub olanların uhdelerine terettüb eden vezaif de yalnız ruhani, yalnız cismanî değildir. Şeriati İslâmiye hem ruhaniyeti, hem de cismaniyeti daire-i kudsiyetine alarak irtikaya mazhar etmek ister. Bu hikmete mebnidir ki ibadata, vicdaniyata ait vazifelerimizi bize talim ve telkin ettiği gibi idarî, içtimai, iktisadi, siyasi vezafimizi de irae ve tâyin etmiştir. Binaenaleyh bâzı kimselerin «Din yalnız vicdaniyata aittir» demeleri İslâmiyetin hakayıkına ådemi vukuftan neş'et etmektedir.
Nesnel ahlak
Ara sonuçta ifade edilen hususa, birçok önemli ateist felsefeci de dikkat çekmiştir. Ünlü ateist felsefeci John Mackie, doğalcılıkta nesnel ahlaki önermeler olamayacağını göstermiş; doğalcılığın da doğru olduğu varsayımı ile ahlaki realizmi reddetmiştir. Modern zamanların ünlü ateistleri Jean Paul Sartre, Friedrich Nietzsche, Bertrand Russell, Richard Dawkins, Michael Ruse de Tanrısız bir evrende nesnel ahlaki önermeler olamayacağını, yani burada ileri sürdüğüm ara sonucu savunmuşlardır. Sartre'a göre Tanrı olmadığı için insanın hiçbir içsel değeri yoktur. Ahlak dahil tüm değerleri insan kendisi yaratır. Ünlü Alman filozofu Nietzsche, Tanrı'yı öldürmenin ahlakı öldürmekle aynı anlama geldiğini düşünüyordu: Ahlakın, "sadece Tanrı gerçekse gerçekliği vardır; o Tanrı'ya inanıp inanmamakla ayakta kalır ya da yıkılır."Tanrı'nın var olmadığı kanaatinde olan Russell da nesnel ahlaki önermelerin var olmadığını düşünüyordu. Ona göre ahlak, toplumun birey üstündeki baskısından doğuyordu. Dawkins de evrende nesnel anlamda iyi ve kötü olmadığı görüşündedir: "Gözlediğimiz evren, temelinde, tasarım olmayan, amaç olmayan, iyi ve kötü olmayan, kör acımasız bir umursamazlık dışında hiçbir şey olmayan bir evrenden beklediğimiz tüm özelliklere sahiptir."