Alnımı koyup secde ederken babamı o kadar canlı bir şekilde gözümde canlandırıyor, onun ruhunu beni anladığına ve yaptığım seçimi doğru bulduğuna öyle inanıyordum ki babamın ruhu sanki burdaymış, üzerimizde dolaşıyormuş ve onun onayını işinde hissediyormuşum gibi geliyordu. Anılar, umutlar, mutluluk ve hüzün içimde tek bir ağırbaşlı ve hoş duygu hâlinde birleşiyordu.
Kapitalist dünyada birey, toplumla tek başına yüzleşir, herhangi bir aracı bulunmaz, yabancılar arasında bir yabancıdır, muazzama sayıdaki “Ben-değil”ler karşısında tek bir “Ben-dir.”