Elif

Hayatın amacı et yemekti. Et, hayatın kendisiydi. Hayat, başka hayatlarla yaşamını sürdürüyordu. Yiyenler ve yem olanlar vardı. Yasa şöyleydi ya yersin ya da yem olursun.
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Bir şeye inanması için önce onun iç yüzünü, gerçeğini öğrenmesi gerekecekti.
Varoluşuna en mükemmel anlamını ancak bu şekilde verebilirdi çünkü hayat, ne yapmak için donanımlıysa, en çok onu yaparken zirvesine ulaşır.
Oysa büyümek hayat demekti ve hayatın yazgısı hep hep ışığa gitmekti.
Bir şeyin neden olduğu konusunda asla kafa yormadı. Nasıl olduğu, ona yeterdi.