Attığımız her kulaç bizi geleceğe taşısa da o kulacın ardından en az bir kez geçmişle büyüyen dalgaların altında kalıp, ciğerlerimize kadar anılarla doluyorduk.
Şimdi öğreniyorum, insanın bildikleri sandıklarından daha güvenli değilmiş, bazen gözünü kapatıp uçurumun önünde dolaşmak, gözlerin açık bir şekilde ateşe yürümekten daha güvenliymiş.
Hatırlıyorum.
Babam gittikten sonra kimseye yük olmayayım düşüncesiyle birlikte kendi içime gömülür, kendi içimde ufalarak, ufalanarak yok olmaya başladığımda bir çocuktum.
Babam gittiğinde, herkesin gidebileceğine inanmıştım.
Mania: Mantus, canım alevim, kimse sana hissettiklerimi önüne koyup buna sevmek diyemez. Çünkü biliyorsun, hiçbir kalem, aşkı kalp kadar hakiki yazamaz.