Zihnim felaketlerle, tufanlarla kaynıyor. Deprem olmasını, yanardağların patlamasını, dünyayı sel basmasını istiyorum. Bütün hiddetimi, bütün kederimi tutabilecek kadar büyük tek şey bunlar. Dünyanın ters yüz edilen bir sepet dokusu yumurta olmasını, ayaklarımın dibinde parçalanmasını diliyorum.
Deidameia, kadınları benim için dans ettiğinde ne olacağını düşünmüştü acaba? Gerçekten de Akhilleus’u tanımayacağımı mı zannetmişti? Onu yalnızca dokunarak, yalnızca koklayarak bile tanırdım; kör olsam bile nefeslerinden, ayaklarının yere vuruşundan tanırdım. Ölmüş olsam bile, dünyanın sonu gelmiş olsa bile tanırdım onu.