Devinimin olduğu yerde ışık, ışığın olduğu yerde kaçınılmaz biçimde gölge vardır. Hayat ışıkla mümkünse de, hayatın anlamı gölgelerde saklı durur. Sözcükler, suskunluklar, şarkılar, ağıtlar,yeminler,ihanetler, kahkahalar, gözyaşları, sevinçler,hayal kırıklıkları ve yüzler... En çok da yüzler. Neden söz ettiğimi biliyorsunuz. Bütün aşklar küllenir,bütün babalar ölür, bütün hikayeler biter. Birinin, yıkıntıların nöbetini tutması gerekir;işte o yüzden,biri hariç,bütün çocuklar büyür.
Gölgesini kaybeden insan,gölgenin kendisine dönüşür.
Bir kamu davasının ikinci kitabı Cehennem Çiçeği kitabı,5 yaşındaki Alper Kamu'nun amcası ölmesiyle kitabımız başlıyor. Bir yandan ise mahalleye yeni taşınan ailenin on iki yaşındaki oğlu Ümit,engelli kardeşi Mehmet'i boğarak öldürdüğünü itiraf ediyor. Fakat Alper buna inanmıyor ve olayın peşine düşüyor. Alper Kamu'nun hareketleri ve verdiği cevaplar yer yer beni güldürdü.İlk kitaba göre yavaş başladı benim için ama konu ilerledikçe akıcı bir şekilde okudum.Kitabın içerisinde sadece bir cinayeti okumuyoruz. Yasak aşklar ,kardeş katili,namus cinayeti ve dahasini görüyoruz. Bunlarla ilgili çarpıcı ve güzel detaylar var. Mehmet'i öldüren kişiyi öğrenince hem üzüldüm hem sinirlendim. Yine sorumsuz bir aileyi okuyoruz.Özellikle kitabın sonunda beklemediğim bir detay okudum. Sevgisiz evlilikler ,yitip giden hayatlar... Yazarın üçüncü kitabı olan Kıyamet Parkı'nı kitap kulübümüzde temmuz ayında okuyacağız.
Kitaba puanım:8/10