9/10
·60 syf.··
2026 50. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 17:27
Merhaba, bugün sizlere 𝕭𝖔𝖉𝖗𝖚𝖒 𝕶𝖆𝖙ı𝖓𝖉𝖆𝖐𝖎 𝕸𝖆𝖐𝖎𝖓𝖊 kitabının yorumu ile geldim Çocuklara ışık olacak, onların umutlarını besleyecek türde eserleri sizlerde tercih ediyor musunuz ? Kitabımızın yazarı henüz 10 yaşında ama hayalleri o kadar büyük ki Eserin içeriğinde 5 öykü var ve her biri farklı hayalleri, umutları anlatıyor bizlere.. Mesela, Atatürk'ün sınıfınıza gelmesini istemez misiniz Kim istemez ki değil mi? Sizinle konuşsun, sohbet etsin Arkadaşlığın, dostluğun önemini de vurgulayan bir eser Nilay ve arkadaşlarının yıllarca süren arkadaşlığına hayran olmadık değil Kitaba adını veren makine ise bizi 100 yıl geleceğe götürüyor ama bu durumdan çok memnun kalır mıyız bilmem Tahammülsüzleşiyoruz malesef .. Bakalım, bu kitaptaki hayallerimiz bizleri nereye götürecektir? Kızımla birlikte severek okuduğumuz çok tatlı bir eserdi Kendi küçük ama hayalleri büyük yazarımızın bu eserini her çocuk mutlaka okumalı derim Kitapla ve sevgiyle kalın
Bodrum Katındaki MakineMira Demirkıran · Melisa Matbaa · 202620 okunma
Başka bir yer.
10/10
·40 syf.··
2026 25. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2026 00:23
Bir kitap düşünün okuması tahlilinden kısa sürüyor. 10 dk okuyorsun ama çok zamanlar düsünuyorsun. Bu kitapta dışlanmak var ötekileştirme var gormezden gelme var hem bilinç hem bilinçsizlik var. Bu ağır mevzuların hepsine aynı anda değinebilen ipincecik kitap. Herkes okuyamaz , okuyan kurtulamaz.
Omelas'ı Bırakıp GidenlerUrsula K. Le Guin · İnka Kitap · 2026259 okunma
Reklam
9/10
·256 syf.··
2026 15. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 12 Mayıs 2026 00:00
Bu kitap, tanıştığım ilk Şükrü Erbaş kitabı oldu ve iyi ki onun kalemiyle tanışmışım dedirtti. İnsanın Acısını İnsan Alır, sadece okunan değil, hissedilen kitaplardan biri. Yazarın dili oldukça sade olmasına rağmen cümlelerinin bıraktığı etki çok derin. Bazı satırların altını çizerken kendimi buldum, bazılarını ise uzun uzun düşündüm. Kitap boyunca insan olmanın, yalnızlığın, sevmenin, kaybetmenin ve yaşamanın ağırlığına dair birçok duyguya rastladım. Özellikle insan ilişkilerine ve hayata dair yaptığı gözlemler bana oldukça samimi geldi. Sanki karşınızda size hayatı anlatan, yaşanmışlıklarıyla yol gösteren biri varmış gibi hissettiriyor. Şükrü Erbaş'ın kalemi yer yer hüzünlü ama aynı zamanda umut veren bir tonda ilerliyor. Kitabı okurken birçok cümlenin uzun süre zihnimde kaldığını fark ettim. İlk kez okuduğum bir yazar olmasına rağmen bana oldukça yakın hissettiren bir anlatımı vardı. Benim için eksik kalan birkaç küçük nokta olsa da kitabın genel atmosferi, duygu yoğunluğu ve düşündüren yapısı sayesinde 9/10 verdiğim bir okuma oldu. Şükrü Erbaş'ın diğer kitaplarını da merak etmeme neden olan, kalbi olan bir kitaptı. "Bazı kitaplar okunur, bazı kitaplar ise insanın içine yerleşir. Bu kitap benim için ikinci gruptaydı."
İnsanın Acısını İnsan AlırŞükrü Erbaş · Kırmızı Kedi Yayınevi · 201813,9bin okunma
Biz birbirimizi yaralarımızdan tanıyoruz.
Puan vermedi·116 syf.··
2026 28. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 07 Nisan 2026 02:05
Melisa Kesmez’in son romanı Çiçeklenmeler’i minicik bir novella, hatta belki bir uzun öykü. Çağdaş öykü yazarlarının sevilen isimlerinden Melisa Kesmez, eserlerindeki kendine has üslubu ve huzur veren anlatımıyla birçok okuyucunun radarına girmeyi başardı sanırım. Benim kendisinden okuduğum üçüncü kitabı. Nohut Oda, Bazen Bahar ve Çiçeklenmeler. Üç kitabını da severek okudum ama Çiçeklenmelerdeki bazı yerler zorlama gibi geldi bana belki beklentileri şaşkınlığa uğratmak adına adına böyle ir yolu denedi yazarımız bilemiyorum. Bakalım sizler okunca ne düşüneceksiniz? :) Roman, Türkan’ın eşini kaybedişi ile dünyadaki biricik oluşuyla karşılaşmasına vurgu yaparak başlıyor. Vedalaşması sürerken aslında anlıyoruz ki... Hayatın tekdüze akıp gidişi içinde hayallerini usul usul yitirdiğini fark etmeyen, aşkın neye benzediğini unutan, bir adada tek başınaymış gibi yaşamayı benliğinin parçası olarak kabullenen, neyi beklediğini tam olarak bilmeden yıllarca bekleyen bir kadının hikâyesi... Türkan, Orhan’la yıllarını sessizlik içinde geçirdiği o evi kapatıp, kapısını ardından çektikten sonra şöyle bir cümle geçiyor aklından: “Bu eski evde bir sürü şey oldu. Ve aslında hiçbir şey.” Onunla birlikte biz okuyucular da o sessizlikte geçen anılarımızın yasını tutuyoruz. Eksik kalmışlık hissini kendi derinlerimizden duyuyoruz. Yaşamaya başlamak için ölümleri beklemek iyi bir fikir olmasa da çok güçlü bir ateşleyicidir çoğu zaman. Aynı yerden yara alanlar birbirlerini yaralarından tanıyor sanırım. Kendi yaralarınızdan çokça iz bulacağınız bir tarafı da var Çiçeklenmelerin. Aşağıya birkaç alıntı bırakıp size keyifli okumalar dileyeyim sevgili okurlar. “Kahve yapmak bana hâlâ dünyaya etki ettiğimi hatırlatıyordu. Dokunduğum bir şeyi değiştirebildiğimi, yok olmadığımı, yeryüzünden gidenin
ÇiçeklenmelerMelisa Kesmez · İletişim Yayınları · 20267,5bin okunma
Puan vermedi·412 syf.··
2018 124. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 29 Aralık 2018 00:00
Bu sefer kitaplığımda çoook uzun zamandır okunmayı bekleyen ama hep ertelenen #sherlockholmes kitabı ile geldim. Birbirinden bağımsız olsa da beş kitaplık serisine son kitabından başlamış olmam tabiki bilinçli değil. Ama dediğim gibi, hepsi içinde farklı hikayeler barındırdığı için sıralama gözetmeden başladım. #gerçeklerkanıtister kitabı çözülmesi gereken 10 olaydan oluşuyor. İlk okumaya başladığımda bölümler halinde olmasına çok sevindim ve araya kitap alabilmenin rahatlığını yaşadım. Hikayeler bağımsız olunca zorlamıyor malum. Ama sonra konuların akıcılığına kapıldım ve araya kitap almayı unuttum. Adam zaten zeki, nederen hangi sonuca varacağı tam bir muamma, olaylarda ilgi çekici olunca kapılıyorsunuz. Özellikle Karton Kutu - Kızıl Çember - Leydi Frances Carfax'ın Kayboluşu ve Şeytan Ayağı hikayelerini çok sevdim. Kısacası güzel grubumuzla birlikte ' #polisiyeokuyalım dedik ve #sherlockfidani ile geldik' diyeceğiz her ay. "Diğer ihtimaller boş çıkınca, ne kadar olanaksız görünürse görünsün, geriye kalan ihtimal her zaman doğru olmalıdır..." "Bir rolü oynamanın en iyi yolu karakterin kendisi olmaktır... "
Sherlock Holmes - Gerçekler Kanıt İsterArthur Conan Doyle · Martı Kitabevi · 20127,6bin okunma
SPOİLERSİZ
10/10
·576 syf.·
2026 41. kitabı
Bu aralar yeni yazarların kitaplarını okumak, onları keşfetmek isteği var bende. O yüzden Zeynep İzem'in kaleminden olan "Örümceğin ağıdı" kitabını okumak istedim. Okuduğumda bir daha doğru karar verdiğimi anladım. Kitap o kadar sizi içine çekiyor ki, asla bırakmak istemiyorsunuz. Okuduğumda hem eğlendiğim, hem üzüldüğüm, hem utandığım(imalar yüzünden), hem onlar kadar mutlu olduğum anlar yaşattı bana. Bir kere çok akıcı bir kitap. Karakterleri, yazarın yazım tarzını çok sevdim, kitabın sayfa sayısı 500+ olmasına rağmen asla yormuyor sizi, fazlasıyla sıkıcı betimlemeler yok, yani çok akıcı ve sürükleyici bir kitap. Okuduğunuzda bana hak vereceksiniz. O yüzden de kitaba 10 puan verdim, çünkü bayıldım. Şimdi konusunu da anlatayım. Konusu: Kitabın esas konusu anlaşmalı evlilik. Ana karakterler Dünya Saygun ve Eymir Ümit Valen. Dünya 25 yaşında, 8 yıldır İngilterede yaşayan, model ve aynı zamanda oyuncu bir kız. Üç abisi var, hepsi yeraltının tehlükeli adamları olduğundan Dünya'nı düşmanlarından korumak için İngiltereye yollamışlar ve asla Türkiye'ye gelmeğine izin vermemişler. Dünya ise büyük abisi Kayahan'ın düğünde iştirak etmek için gizlice Türkiyeye kılık değiştirerek gelmiş. Peki abisinin korumaları peşindeyken hangi otelde kalmağı tercih etmiş sizce? Tabii ki abilerinin en yakın düşmanı Eymir Valen'in otelinde. Eymir 32 yaşında dünyaca ünlü tasarımcı, aynı zamanda mafya. Abileri kızın yerini bulduğunda gelip onu ordan alıyorlar. Bir kaç gün sonra Kayahan'ın düğünü oluyor ve maalesef kötü bir olay yaşanıyor. Dünya suçlu olmamasına rağmen suçlu duruma düşüyor ve büyük abisi onu cezalandırıyor. Zorla ellili yaşlarında bir mafyaya veriyor ve arkasına bakmadan gidiyor. Dünya'nı o durumdan Eymir Valen kurtarıyor ve intikam almak için onunla anlaşma yapıyor. 6 ay
Örümceğin AğıdıZeynep İzem · Martı Yayınları · 202636 okunma
Reklam
Reklam