7/10
·528 syf.··
Beğendi
·
2026 63. kitabı
·
15 saatte okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 13:13
Merhaba arkadaşlar. Jules Verne ile şimdi de 1883 yılına uzanıyor, Ramazan ayını geçiren bir İstanbul’a konuk oluyor, tarih kitaplarında karşılaşmayacağımız türden betimleme ve tasvirlerle de zenginleştirilmiş bir maceraya atılıyoruz. Öncelikle 2. Mahmut dönemine uzandığımızı söyleyebileceğimiz bu romanda tam bir kuzey turu yaptığımızı da özellikle belirtmek isterim. Hollandalı tütün tüccarı Van Mitten ve uşağı Bruno, İstanbul’a geldikten sonra Trakya, Balkanlar ve Karadeniz Sahilleri ile zenginleşen bir yolculuk mekanları bizimle oluyor. Bunda yazarın zamanında yat alıp Avrupa turu yapmasının da anlatımına elbet etkisi vardır ama onun anlatım ve görüş gücünü düşündüğümüzde, hiç var olmayan ve kitaplarından yıllar sonra bulunan icatları da göz önüne aldığımızda anlatımlarında bir aksama veya yanlışlık bulmak da kolay değil. Gerçi doğru veya yanlış kıyaslaması yapabileceğimiz 150-200 yaşında yaşayan bir eski Osmanlı bulmak da imkansız olduğuna göre buna da çok takılmamak lazım. Ancak kitabın bir ‘Tenkit’ yani ‘Eleştiri’ niteliği taşıdığını da belirtelim. Çünkü bazı insanlar asla ama asla eleştiri kabul etmedikleri gibi böyle ufak bir eleştiri gördüklerinde de hemen geriliyorlar. Kitaba adını veren Keraban Ağa ise açık olmak gerekirse inatçı ve dar kafalı denilen bir tütün tüccarı. Peki ya Tophane’den Üsküdar’a geçerken yeni çıkan vergiyi ödememek için bu adamın Karadeniz seyahatine çıkmasını nasıl buluyorsunuz? Tamam cimriliğin de bir ölçüsü vardır ama bu da nedir yani. Ama güzel macera oldu. Kısıtlı sürede bir yere yetişme çabasını o dönem için takdir ettim ama günümüzde her gün hem de her gün işe yetişme telaşı yaşayan biz metropol insanları için bu artık şaşırtıcı değil. Aksine işlere hızlı ve sorunsuz ulaşmak günlük olarak neredeyse hepimizi daha çok şaşkınlığa
İnatçı KerabanJules Verne · Alfa Yayınları · 2017571 okunma
10/10
·912 syf.··
2026 46. kitabı
·
60 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 11:02
Öncelikle bu kitabı okumam bu kadar uzun sürdüğü için kendime kızarak başlamak istiyorum. Tamamen tembelliğim yüzünden muazzam bir kitabı bitirmem uzun zaman almış. Ben ne okudum !!! Yarabbii !! Bu kitabı lütfen okuyun ya lütfen. Henüz macera yeni başlıyor çok uzun bir yol ama henüz olayın çok çok başındayken bile böyle hissettiren bir kitap nasıl mükemmel olmaz ? Diğer kitapları okumak için deliryorum !! Neler bekliyor beni nasıl bir evren bu böyle! Sen ne yaptın Sanderson bu nasıl bir hayal gücü bu nasıl bir zihin. Kitap o kadar uzun ki yayınevi her kitabı iki cilt olarak basmış. İsabet olmuş bence. Bu seri epik fantastik türün en iddialı açılışlarından biri olarak kabul ediliyormuş. Kitap asla kolay değil. Daha ilk sayfalardan bunu hissediyorsunuz Yavaş ve zor ilerliyor. Eğer sabırla okursanız sonuç muazzam. İlk ciltten bunu söylüyorum bakın bu kadar iddialıyım. Sanderson hızlı aksiyonu tercih etmemiş. Onun yerine dünya kurma ve karakter derinliği var bu kitapta. Sıfırdan bir dünya inşa ediyor ve o dünyayı her detayıyla muazzam bir betimlemeyle tek tek izah ediyor okura. Karakter derinliğini söylemiyorum bile. Henüz ilk kitap fakat özellikle bazı karakterler şimdiden aramda inanılmaz bir bağ oluştu. Yakın arkadaşlarım gibi hissediyorum. Kaladin,Sly, Shallan ve Jasnah şimdilik favori karakterlerim. Güçlü ve zeki kadın karakterler olması da benim için ayrı bir güzel. Öyle güzel ve zekice yazılmış diyaloglar var ki muazzam. Kitap ilk başta üç ana hat üzerinden ilerliypr: savaş alanları, soylu entrikaları ve gizemli büyü sistemi. Farklı şeyler gibi görünse de hepsinin hizmet ettiğiamaç aynı. Roshar dünyasını inşa etmek. Fırtınaların şekillendirdiği bir dünya var burda. O yüzden alıştığımız orta çağ fantastik evreni gibi değil asla daha çok doğa, ekonomi, savaş hatta
Kralların YoluBrandon Sanderson · Akılçelen Kitaplar · 2014617 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·173 syf.··
2026 17. kitabı
Bəhram Əhməd - “Paramneziya” Bu gün sizə Bəhram Əhmədin "Paramneziya" kitabı barədə danışacam. Bu, yazıçıdan oxuduğum ikinci kitabdır. İlk oxuduğum "Vorkuta əkizləri" pis deyildi, bəyənmişdim. Amma mənə görə, yazıçının bu kitabı birincidən qat-qat yüksək səviyyədədir. Sözsüz ki, zövqlər müxtəlifdir, amma mənim fikrim budur. Bu kitabı mənə hədiyyə edən dostuma təşəkkür edirəm bir daha. Bildiyim qədərilə hal-hazırda satışda yoxdur və tapılması bir az çətindir. Amma təhlilə başlamazdan öncə dərhal bir məqamı vurğulamaq istəyirəm: bu kitabı harda görsəniz, mütləq şəkildə alın və oxuyun. Bu il oxuduğum və sonunda rəsmən "vau" dediyim, heyran qaldığım ən yaxşı kitablardan biridir. Bunu öncədən deyim, biləsiniz. Kitabın mövzusuna gəlincə, qarşımızda kiçik həcmli, bir oturuşa, bir nəfəsə oxuyub bitirə biləcəyiniz hekaye var. Elə buna görə də mövzu haqqında çox ətraflı danışıb, spoiler vermək istəmirəm. Hadisələrin mərkəzində Nərmin adlı bir psixoloq, həyat yoldaşı və övladı dayanır. Kənardan hər şey olduqca normal görünür və standart, sakit bir ailə həyatı sürürlər. Lakin günlərin bir günü onun qəbuluna Sevda adında bir qadın gəlir. Məhz bu görüşdən sonra Nərminin bütün dünyası alt-üst olur. O, öz keçmişinin və yaşadıqlarının görünməyən tərəflərini, gizli qalan əsl həqiqətlərini öyrənməyə başlayır. Sevda xanımın nə danışdığını və bu görüşün Nərminin həyatını necə dəyişdiyini bilmək üçün isə bu kitabı mütləq oxumaq lazımdır. Ümumiyyətlə, mən bu tərz psixoloji triller kitablarını çox sevirəm. Müəllifin məni ustalıqla aldatmasına, kitab boyu ilk səhifədən son səhifəyə qədər böyük bir yalana inandırmasına heyranam. Çünki kitabin sonunda o yalanın əsl üzünü, gizlənən həqiqəti sənə elə çarpıcı ve heyratamiz şəkildə göstərir ki, donub qalırsan. Bir sözlə kitab "tərs köşə" - mən
ParamneziyaBəhram Əhməd · 048 okunma
Akrebin kalbi yorumum
9/10
·448 syf.··
Beğendi
·
2026 47. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 22:22
Veee bittiii! Açıkçası kitabın daha olaylı bir yerde bitmesini bekliyordum ama öyle olmadı. Kii yanlış anlaşılmasın, kitap kesinlikle güzeldi. Yazarın kalemi oldukça akıcıydı ve puntoların normal boyutta olması da gözümde büyümesini engelledi. Resmen su gibi akıp gitti. Hikâyeye gelirsek, Wattpad'de yıllar önce ilk birkaç bölümüne baktığımı hatırlıyorum. Aklımda kalan tek şey Antarktika ve Akrebin Kalbi denilen yerdi. Olay örgüsünü ve karakterleri ise neredeyse hiç hatırlamıyordum. Briella ve Penelope kesinlikle favori kadın karakterlerim oldu. Astrid de güçlü bir kadın karakterdi ama Briella'da kendimden daha çok şey buldum. Noris ise benim elmalı kurabiyem. Onu çok sevdim ve özellikle sonlara doğru küçük tilkim için oldukça dertlendim. Endymion'a gelirsek... Dürüst olmak gerekirse ilk 100 sayfa boyunca ana erkek karakter Noris mi yoksa Endymion mu pek emin olamadım. Ayrıca düşüncelerimin en yüzeyde kaldığı karakter de oydu. Tabii ki zeki ve çekici olduğunu inkâr etmiyorum. Sonlara doğru Astrid ve Endymion arasındaki çekime ben de kapılmaya başladım ama hâlâ "işte aşk budur" dediğim bir an yaşamadım. Gerçi o son bölümdeki Endymion itirafı... Ama sanırım Astrid pek anlamadı. İkinci kitapta ikilinin arasındaki çekimi çok daha fazla göreceğimize eminim ve bunun için şimdiden aşırı heyecanlıyım. ️ 9/10
Duygu ve Düşünce
Akrebin Kalbi 1Aycan Sarıahmet · Dokuz Yayınları · 202485 okunma
SEN NEYMİŞSİN BE ABLA!
10/10
·312 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
Tek kelime ile muhteşem! Keskin bir zekanın ürünü bu kitap hayran kalmamak elde değil. İlk 100 sayfa kitaba bağlanmak konusunda zorlayıcı olsa da sonrası şelale gibi akıyor. Ve Dan! Kayaya çarpıyorsunuz! Ters köşenin dikalasını yiyip kalakaklıyorsunuz. (Kitabı otobüste kaybettim sanırım. Pdf ile devamını okumak zorunda kaldım. Sıkı sıkı sarılmak istiyorum kitaba. İçimde bu his varsa bu kitap 10/10'dur.)
Taş Kâğıt MakasAlice Feeney · Yabancı Yayınları · 20238,7bin okunma
7/10
·500 syf.··
2026 10. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 05:05
Ah serinin 10. Kitabı Daniyle başladı öyle de bitti yazar kitabın sonunda anlamsızca diğer kitaplara ait olan ama yayınlamadığı kesitleri kitabın sonuna koymuş bence çok saçma olmuş her neyse. Dani'nin daha doğrusu tüm kitaplarda bu var mac'ın uzun uzun sayfalarca iç seslerini okumak aşırı sıkıcı bir olaya girerken 50 100 sayfa iç seslerini okuyoruz sonra 2 sayfa olay oluyor tekrar iç seslerini oluyorum bu yönden aşırı sıkıcı geliyor bana. Bu kitapta da Dani'nin iç sesini sayfalarca okuduk. Kitap sonuna doğru saçma sapan bir şekilde "yapıyorum ediyorum gidiyorum" şeklinde çeviri atılmış. Galiba sonlara doğru çeviriyi çevirmenin kuzeni falan devralmış aşırı sinir bozucuydu gerçekten. Kitap genel anlamda sıkıcıydı dediğim gibi iç ses uzun uzun anlatımlar 1 2 olay dışında heyecanlı birşeyler olmadı bomboşdu yani shaz konusunu sevdim sırf o yüzden puanım yukarda bu olay dışında 4 veya 5likti. Dani'nin büyümüş hali gerçekten hoştu eski ergen tavırları yoktu baya olgunlaşmış sevdim yani. Şimdi sıkıcı Macın son maceralarını da okuyup nihayet seriye veda edeceğim çok şükür.
Yüksek GerilimKaren Marie Moning · Artemis Yayınları · 2019104 okunma