Kadın, kendine olan güvensizliğinden ötürü erkeğine karşı bir anne tutumu geliştirerek onu kendine bağımlı kılmaya çalışabilir ki, kendi kişiliğinden vazgeçmek pahasına geliştirilen böyle bir tutum düşmanca eğilimlerin oluşumuna da yol açabilir. Böyle bir kadın aslında terkedilme kaygıları yaşadığından sürekli ödün vererek ilişkiyi sürdürme çabasındadır.
Kendi benlik sınırlarını çizememiş birisi ile olgunlaşmış bir insan arasında ilişki kurulamaz, hatta başlayamaz çünkü birbirlerinin varlıklarını farketmezler bile.
Kendi benlik sınırlarını koruyarak birlikte olan yetişkinler, özerk birer varlık olduklarından bağımsız yaşantılarından edindikleri zenginlikleri ilişkiye katarak beraberliğin sürekli bir evrim içinde olabilmesini ve canlı kalabilmesini sağlarlar. Bu, kişilerin birbirlerini ilişki içinde kapatmaya çalışmadıkları, birbirlerinin özerkliklerine saygı gösterebildikleri, birbirini yitirme korkusunun yaşanmadığı bir beraberliktir. Gerçek sevgi bağıdır.
Narsistik yatkınlıkları olan kişilerin ilişkilerinin sona ermesi özgürlük yerine yetersiz bir benlikten kaynaklanan bunalımı da birlikte getireceğinden, yeni ortak yaşam ilişkileri acele olarak ve gerçek bir seçim yapamadan kurulur ya da ilişki kurma korkusu geliştirilir ve kişi duygusal dünyasının üzerine bir kabuk örer.