1000felsefe

1000felsefe
@1000felsefe
Sizi Rahatsız etmeye geldim.. Tartışmalara açık gönderilere 1000felsefe etiketlemeyi unutmayın.
Makara Kukara
Akademia
Olympus
Weimar/Alamanya, 25 Ağustos 1900
448 okur puanı
Şubat 2021 tarihinde katıldı
Filozoflar ile akşam yemeği
Puan vermedi
Daktilo başında kendi Zerdüşt'ümü yazacaktım. Kendimden ve yaşadıklarımdan katacaktım O'na. Nietzsche ile kavga edip, Platon'a akıl danışacaktım. Aristoteles haset edecekti bana. Diogenes ile şarap içip, Sartre, Camus ve Simone ile sancılar çekecektik. Wittgenstein bana mevzilerde kaleme aldığı el yazmalarını gösterecekti. Ben kadehimi kaldırıp masadakilere nutuk çekerken Seneca kolumu tutup Hatiplik öyle değil böyle olur diye sahneye fırlayacaktı. Diderot bize bıyık altından gülecekti. Sarton ve Popper ile bilimin geçmişi şimdisi ve geleceğini tartışacaktık yemek esnasında. Sonra oturup kahvemizi içerken Abelardus bize en güzel şiirlerini okuyacaktı Sophokles edasıyla. Sonra Nietzsche yine kızacak "Tanrı öldü" dağılın evinize diyecekti. Ev benim evim ulan sanane diyemeden bu hikaye burada bitecekti... Bunları nereden mi biliyorum? Çünkü Laertios ev arkadaşım.
Felsefe
Ünlü Filozofların Yaşamları ve ÖğretileriDiogenes Laertios · Yapı Kredi Yayınları · 2025378 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Sisifos'u Gelin Bir de Benden Dinleyin..
Puan vermedi·160 syf.··
2022 291. kitabı
Gencolar toplanın hele. Yaklaşın beri. Yeni bir yazı dizisi geldi sıcak siiceaaakkk. Bir Sisifos'tur tutturmuş gidiyor. Gelin şu Albert Camus'un Sisifos'unu bir de benden dinleyin. Kimine göre kahraman kimine göre KahırMan işin iç yüzü ise tamamen Entrikalar, dümenler, Tanrı geçitleri. Ama aslı astarı öyle değildir. Bu bizim Sisifos, ufak tefek kendi çapında bir krallığı olan kendi halinde ama şeytana pabucu ters giydirecek cinsten bir heriftir. Hikaye Irmak( ya da nehir mi demeliyiz) Tanrısı Asopos'un kızı Egina'nın Zeus tarafından OeNone adasına kaçırılıp işlerin Sisifos'a gelmesi ile başlar. Egina'nın babası Asopos arar tarar kızını bulamaz bizim sivri zeka Sisifos da "agam ben senin kızancığının nerede olduğunu bilirim ama senden bir istirhamım olacak(dillere bak ağza bak ağza)." Asopos, Sisifos'a isteğini sorar ve Sisifos da krallığının daha hızlı rantlașması için yakınından bir ırmak akmasını ister.( Şimdi olsa havaalanı ya da yol geçsin isterlerdi.) Asopos kabul eder. Sisifos da başlar anlatmaya" Zeus senin kızı kapatması olarak falanca adaya kaçırdı ama benden duymadın aga." Ya hu bre Sisifos kardeşim Sen Antik Yunan Tanrılarını bilmiyor musun? Ağızları durur mu bu kefarelerin. Neyse efenim Zeus bu, Tanrılar Tanrısı, zamparalık yapmadığı zamanlar hobi olarak tanrılık yapsa da uçan kuştan haberi oluyor. Olympos dağı zaten Arjantin pembe dizisi gibi, kimin eli kimin cebinde, kim kime laf taşıyor belli değil. Zeus bunu duyar ve öfkeden deliye döner. Zeus dönemin en revaçta seri katili Roma mitolojisindeki adıyla tanıdığımız Mors'u yani Thanatos'u kiralar. Thanatos zalım mı zalım, tabiri caizse ölümün vücut bulmuş haliydi. Bu aşk tanrısı Eros ne kadar sevgi dolu, ne kadar yaratıcı ve yapıcı ise Thanatos da tezatı olacak kadar öldürücü, yıkıcı ve ezicidir. Thanatos,
1000Kitap
Sisifos SöyleniAlbert Camus · Can Yayınları · 201511,3bin okunma
Ah ulan Tolstoy..
Puan vermedi
Bir gün, lise 3'teyim o sıralar, müzik dersindeydim. Müzik hocası görme engelli bir müzisyendi. Müzik atölyesi tadilatta olduğundan mütevellit iş-teknik atölyesinde işliyoruz dersi. Can sıkıntısından ne yapayım ne edeyim derken masanın gözünde bir kitap buldum ki o sıralar ben ve okumak uçurumun iki yakası gibiydi. Bu dersten daha kötü ne olabilirdi düşüncesi içimden geçerek elime aldım kitabı başladım okumaya. Kitap okumanın ne denli bir duygu hissettirdiğini tarif edecek bir kelime bulamadım son 13 yıllık felsefe maceramda. O ders bitti ve 2. kattaki sınıfıma giderken kitap hâlâ elimdeydi, merdivenleri kitabı okuyarak yavaş yavaş çıktım. Derse girdim hâlâ okuyorum. Okumak denilen o inanılmaz tatlı zehrin tadı bulaşmıştı bir kere dimağıma. Kitap bittiğinde ise büyük bir neşe ile karışık boşluk duygusu bütün bedenimi kaplamıştı. Ders bitti eve giderken bütün yol boyunca kitabı düşünmüştüm. Daha çok okumalıydım. Bu tadı sürekli almalıydım. Önce evdeki kitapları bitirdim. Sonra çevremizdeki komşularımızın evdeki kitaplarını, 2 ay bile geçmeden okul kütüphanesine müdavim olmuştum. Oradaki kitapları hem okuyor hem de bir arşivci edasıyla tek tek kategorilere ayırıp düzenliyordum. Üniversite sınavı nedeniyle bir süre ara vermiştim kitap okumaya. Sınav bitip puanlar açıklanınca da kitap okuyarak bitirebileceğim bir bölüm istedim ve ta daaa: Felsefe. Beni bu bataklığa sürükleyen o kitap ise Tolstoy'un İnsan Neyle Yaşar? adlı eserinden başkası değildi. Kitap nedendir bilinmez bende büyük bir etki yaratmıştı. İçerisinde 6 hikaye bulunur: İnsan Ne ile Yaşar? Kıvılcımı Zapt Edemeyen Ateşi Söndüremez. Mum Kızlar Büyüklerden Akıllıymıș. İnsana Çok Toprak Gerekir mi? İlyas. Bazen çiftçi Pahom için üzülür bazen de küfredersiniz ama herkesin içinde bir miktar - az ya da çok - Pahomluk
1000Kitap
İnsan Ne İle Yaşar?Lev Tolstoy · Koridor Yayıncılık · 2020234,4bin okunma