Puan vermedi·120 syf.··
2026 6. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 23:02
Biraz uzun fakat özetler nitelikte bir inceleme bırakıyorum. Kitap bir pasaj bölümünden, ek ve söyleşiden oluşuyor. Pasajda, giriş bölümünden itibaren aşkın temelinin cinselliğe bununda temel düşüncesinin insanın üreme ihtiyacına dayandığına kanaat getiriyor. Bu günümüz için tamamen farklı bir perspektif olduğu için beraberinde getirdiği farklı amaçlar var: kendisine eksik olanı başka (aşık olduğu kişide) bulup doğacak çocuğu daha iyi yaparak türü daha iyi hale getirme. Bir nevi mükemmeliyetçi denilebilir. Hatta o kadar ki tasnifini dahi yapmış. Tabi bunlar günümde karşılık bulmuyor. Erkeğin tabiatı gereği (üreme istenci) cinselliği sonrasında farklı kadınlara yönelme eğiliminde olduğu, kadının ise daha sadık olduğunu ifade ediyor. Ve kadının doğal erkeğin yapay sadakati olduğunu söyler. Bunun haricinde insanlığın aslının siyahi olduğunu da iddia ediyor. Aşkın erkeği ne denli kör ettiğini bütün olumsuzlukları görmezden geldiğini söyler. Ta ki cinsel birlikteliğe kadar. Sonrasında ise "istenmeyen bir arkadaş" olarak nitelendirir. Ki bu birliktelikte aslında pek zevkli falanda değildir. Kişi o ana kadar çok zevkli olduğunu düşünür. Sonucunda da hayal kırıklığı kaçınılmazdır. Ek kısmında oğlancılıga değinir. İnsanlığın her döneminde en azından gizliden gizliye olduğunu belirtir. Yunanlardan oldukça normal hatta övünülecek bir durum olduğunu, bazı filozoflarla alıntı yaparak örneklendirir. Bunun sebebi de doğanın ehvenişer (kötünün içindeki iyi ) olanı seçmesidir. Oğlancı olan kişiler ise çocuk yapmaya sağlığı müsait olmayan (bunlar genç(toy ve bilinçsiz) ve yaşlılardan oluşur) kişiler çocuk yaparsa tür kötüye gideceğinden mütevellit doğa bu kişileri "oğlancı" yapar. En yoğun kısmı ise söyleşi zira burada kadınları feci şekilde yerer. Özellikle
Aşkın MetafiziğiArthur Schopenhauer · Sel Yayıncılık · 202416,8bin okunma
10/10
·109 syf.··
Beğendi
·
2026 43. kitabı
ALEXANDRE SEURAT - SAKAR Merhaba arkadaşlar Haziran ayının ikinci kitabı ile karşınızdayım. Eser 109 sayfadan oluşuyor. Beni derinden etkileyen ve uzun süre etkisinden çıkamayacağım bir kitap oldu. Ağlattı. Bu ara nedense hep üzücü kitaplar okudum. Bu kitapta onlardan biri. Fransa’da 2009 yılında yaşanmış bir olayı anlatıyor. 2024 yılında kitap Notre Dame De Sıon edebiyat ödülünü almıştır. Baş kahramanımız Diana küçük bir çocuk. Kitapta bölüm bölüm, Diana hakkında yapılan konuşmalar anlatılıyor. Öğretmeni, abisi, okul müdürleri,anneannesi, sosyal hizmet uzmanı vs. Küçük bir kız çocuğu olan Diana, ailesi tarafından çeşitli istismarlara uğramakta ve hiçbir şekilde bunu dışarı yansıtmaması için baskılanmakta. Kitapta bunu farkeden ilk olarak öğretmeni ve diğer kişilerin bu olayı ortaya çıkarma mücadelesini okuyoruz. Dediğim gibi kalbimi yaralayan bir kitap oldu. Son olarak şunu söyleyeceğim; HERKES ANNE-BABA OLMAMALI ! Yorumumu okuduğunuz için teşekkür ederim Herkese tavsiye ederim
SakarAlexandre Seurat · Metis Yayınları · 20255,6bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·224 syf.·
2026 372. kitabı
Bir amacı yok çünkü. Hiç olmadı. Günü kurtarıyor doğduğundan beri. Kurtardığı yok ya, hayatta kalıyor. Amaçsızlık onun neslinin ortak yıkımı ama en çok onu yıkıyor. Dışına çıkması mümkün değil. Onun kafası da fazlasına çalışmıyor...S :11 Zeynep Kaçar ile onuncu buluşmamız, böylece küllüyatıni tamamlamis oldum, sakin okuru yormayan bir dikinike farklı konularla okuru kendine çeken bir yazar Zeynep Kaçar İstanbul'un arka sokaklarındaki genç yoksulluğunu, şiddeti ve bir kuşağın sıkışmışlığını anlatan sarsıcı bir romandır. Seni Seviyorum Uçur Beni Vapurda yaşanan bombalı bir patlamayla yolları kesişen üç gencin hayatta kalma mücadelesine odaklanır. İstanbul'u sadece bir arka plan olarak değil; gürültüsü, acımasızlığı ve yoksulluğuyla hikayenin başrollerinden biri olarak işler. Sefa, İzzet Can ve Beyza, şehrin karanlık kıyısında hayatta kalmaya çalışan, tesadüfler ve kader arasında sıkışmış karakterlerdir. İstanbul sadece bir mekan değil; gürültüsü, acımasızlığı ve yoksulluğuyla hikayenin başrollerinden biridir. , Seni Seviyorum Uçur Beni günümüz kentlerinde yaşanan genç yoksulluğunu ve bir kuşağın derin sıkışmışlığını gözler önüne seriyor. Her şey yerli yerine oturuyor böylece. O duvar buraya nasıl geldi, ben kimim, neredeyim; annem, Berat nerede? Her şey yerli yerine oturuyor, dünya darmadağın, evimiz ve kalbim. Her şey yerli yerinde. Her şey bir daha bir araya gelmemek üzere paramparça ama işte her şey yerli yerinde...S:109
Roman-Edebiyat
Seni Seviyorum Uçur BeniZeynep Kaçar · Doğan Kitap · 202665 okunma
Puan vermedi·208 syf.··
2026 5. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2026 23:38
Kitabın başlangıcı olan 11 sayfada "korkuyorum" dedi kızım bir sıra kulağıma sessizce. Burada babasını anlatan karakterı 109 sayfaya kadar kadın olarak canlandırıyorum. 109 sayfada "bugünkü olayı karıma anlatıyorum, o ise bir öğrencisinin hıkayesıyle karşılık veriyor" diyor. Anlatıcının kadın mı erkek mı olduğunu anlayamadım
1000k
Bahçıvan ve ÖlümGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 202514,3bin okunma
Mütevatir Hadisler Hakkında İnceleme
Puan vermedi·192 syf.··
2026 18. kitabı
İmam Suyuti (ra), bu eserinde mütevatir hadisleri derlemiştir. Kitap Mehmet Emin Akın'ın (Allah (cc) kendisinden razı olsun) mütevatir hadislerin ne olduğu açıklayan kıymetli bir yazısı ile başlamaktadır. Mütevatir hadisler'in bence en kolay anlaşılabilir tanımını burada aktaralım: "Yalan üzere birleşmesi aklen mümkün olmayan bir grup sika ravinin aktardığı haberler" mütevatir hadisleri oluşturmaktadır. Muhtelif alimler bu konuda bazı sayı kriterleri ya da farklı yaklaşımlar ortaya koymaya çalışmışlardır (Allah hepsinden razı olsun); lakin burada mutabık olunan bir kriter net bir şekilde ortaya konulamamışlar. Bu ilmi tartışmaların sonucunda şöyle bir noktaya varılmıştır. Lafzi olarak mütevatir hadisler çok sınırlı olsa da; mana olarak mütevatir olan hadisi şerifler çokçadır. Ayrıca mütevatir hadisler eğer nesh eden bir durum yoksa amel etme gerekliliği açıktır. Hatta alimlerin çoğu için inkarın da ya amel edilmemesinde ciddi bir vebal vardır. Kitapta geçen bazı hadis-i şerifler Hadis 8 ... Allah'ın Resûlü (sav); "Kıyamet saati kendisine sorulan, sorandan daha iyi bunu bilemez ki" dedi. "Peki, (öyleyse) bana alâmetlerinden haber ver" dedi "Kadının hizmetciliğini yapacağı ve kendisine efendilik taslayacak olan kızını doğurması, yalın ayak, üstü başı çıplak, aç koyun çobanlarının yüksek yüksek binalar yapmalarını görmen" dedi. (Ömer); "Sonra bu adam yanımızdan ayrıldı gitti. Allah Resûlü (sav) bir süre sonra, bana; "Ey Ömer, soru soran -bu adamın- kim olduğunu biliyormusun?" dedi. "Allah ve Resûlü daha iyi bilir" dedim. "O Cibril idi size dininizi öğretmek için geldi." dedi.>>> Hadis 14 Ebu Said el-Hudri'den (ra) gelen bir rivayette Allah'ın Resûlü (sav) şöyle söyledi: "Abdest alırken Allah'ın adını zikretmeyenin abdesti yoktur. Hadis 16 Abdullah b. Amr'den (ra): O
Mütevatir Hadislerİmam Suyuti · Misak Dergisi Yayınları · 199247 okunma
109 Sayfada Bir Hayat: Diana
10/10
·109 syf.··
Beğendi
·
2026 16. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2026 12:50
Çok şey söylenebilir hakkında… Çok şey yazılabilir… Son zamanlarda okuduğum en iyi kitap… ama aynı zamanda en sarsıcı, en dokunaklı ve en unutulmaz… Sayfalarca kitap yazıp, okuru betimlemelere boğmak mı, yoksa 109 sayfa yazıp okura tüm duyguyu geçirmek midir başarı? Fransa’da olan gerçek bir olaydan yola çıkılarak kaleme alınan romanda, hikaye küçük Diana’nın hayatında yer alan kişilerin ağzından anlatılıyor. Dili çok akıcı, elinize aldığınız gibi tek solukta bitirebileceğiniz bir kitap. Zaten isteseniz de Diana’ dan kopamıyorsunuz, yalnız bırakmak istemiyorsunuz… Bu kitap, insanın içini sızlatan ama aynı zamanda düşündüren bir anlatı sunuyor. Okudukça bazı sahnelerde durup nefes almak, hatta geri dönüp tekrar okumak istiyorsunuz. Her sayfasında farklı bir duyguya dokunan bu hikaye, uzun süre akılda kalacak bir etki bırakıyor. Küçük Diana, hikayenle tanıştığım için çok şanslıyım…
1000Kitap
SakarAlexandre Seurat · Metis Yayınları · 20255,6bin okunma