"Gerçeği biliyorsunuz, gerçek şudur: Bazı zenciler yalan söyler, bazı zenciler ahlaksızdır, kadınlarımızın yakın çevresindeki bazı erkeklere güvenmememiz gerekir - ister siyah olsun ister beyaz. Ama bu her türlü insan soyu için geçerlidir, belli bir insan soyu için değil. Bu mahkeme salonunda hayatında hiç yalan söylememiş, ahlaksızca bir şey yapmamış kimse yoktur, bir kadına hiç arzuyla bakmamış tek bir erkek yoktur."
"Maycomb İlçesi şerifi dışında kalan mahkeme tanıkları, karşınıza, yani bu duruşmaya arsızca bir güvenle çıktılar: Kimse onların tanıklıklarından kuşku duymayacaktı, siz baylar onlar ne derse inanacaktınız çünkü onların varsayımına göre -o talihsiz varsayımlarına göre- bütün zenciler yalan söyler, bütün zenciler temelde ahlaksız yaratıklardır, kadınlarımızın yakın çevresinde hiçbir zenciye güven olmaz, insanların zihinlerinin çapını gösteren bir varsayım bu. Bizler bunun başlı başına bir yalan, baylar, Tom Robbinson'ın derisi kadar kara bir yalan olduğunu biliyoruz, size göstermek zorunda olmadığım bir yalan."
"Olup bitenlere şu oğlanın henüz aklı ermiyor, biraz daha büyüsün midesi de bulanmaz, ağlamaz da. Belki de her şeyi... doğru bulmasa bile ağlamaz, biraz daha büyüsün yeter ki."
"Neye ağlamam, Bay Raymond?"
"Bazı insanların hayatlarını bazı insanların hiç düşünmeden cehenneme çevirmesine ağlamazsın. Beyaz insanların, bir an olsun siyahların da insan olduklarını düşünmeden onların hayatlarını cehenneme çevirmesine ağlamazsın."