Savaşçı içten değilse,hiçbir zaman savaşçı olamaz.Savaşçı ancak bir savaşçı tutumu içinde yaşamaya kendini adadığı zaman ve hiçkimseden övgü beklemeden,ilgi beklemeden,destek ve takdir beklemeden sırf kendi yaşamının anlamı için kendini buna adadığı zaman,savaşçı olma yolunda adım atmış olur.
Savaşçı başkası için değil,kendi gönlü,kendi niyeti ile,kendi yaşamı için savaşçıdır.
Bunu başkasına göstermek zorunda değildir.Ama,kendisi kendi gözünde,kendisiyle ilişkisinde içten olmak,özgün olmak durumunda.
Kendini aldatmamakla başlar "savaşçı"lık.
...Bir insanın niyeti,o kişinin içinde bulunduğu ortamı nasıl algılayacağını,o ortamda bilincini nasıl organize edeceğini belirleyen en önemli etkendir...
...Savaşçı "niyet"inin her zaman farkındadır...
"MIŞ GİBİ YAŞAM" içinde olanlar kendi var oluşlarını yaşamıyorlar,başkalarının beklentilerini gerçekleştirmeye çalışıyorlar.
İşte sürekli hapishanede olanlar veya bir başka deyişle uykuda olanlar bunlar.
Ama hapishanede olduklarının farkında bile değiller.