Gerçekte ‘hayat’ denilen şey sabit ve somut bir şeydir, ancak bizde bıraktığı etki içinde, düşünce tarzımızla ilintili olarak algılayışımızın, istek ve beklentilerimizin ölçüsüyle bakışımızın derinliği vardır. Örneğin bir anda benim için büyük bir mutluluk unsuru olabilen bir şeyi, belki düşünce, zevk ve duygu bakımından benden oldukça farklı birisi, soğukkanlılık ve kayıtsızlıkla karşılayabilir. Ancak her iki durumda o şey, bizimle karşılaşma esnasında kendi gerçek ve sabit durumunu korumuştur ve her birimizin karşısında bir şey olmuştur, hayat konusunda böylece örnek olabilmiştir.