Sonsuz Gün BatımındaFuruğ Ferruhzad

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.152
Gösterim
Adı:
Sonsuz Gün Batımında
Baskı tarihi:
2014
Sayfa sayısı:
254
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786058564343
Kitabın türü:
Çeviri:
Kenan Karabulut
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Telos Yayınevi
"...kavramların ve mukayeselerin sarsıldığı bir zaman içinde yaşıyoruz. Dış dünya inanmak istemediğim kadar viranedir.
Ben niçin şiir yazdığımı açıklayamıyorum. Sanatla ilgilenen herkesin sebebinin -ya da en azından sebeplerden birisinin- bu yok oluş karşısında bir tür açığa vurulmamış direnme ve yüzleşme isteği olduğunu düşünüyorum. Bunlar hayatı çok seven ve aynı zamanda ölümü de anlayan insanlardır. Sanat çalışması bir tür ölümsüz kalma veya 'kendini' geride bırakma, ölümün anlamını yok etme uğraşıdır.
Kimi zaman düşünüyorum, ölüm de bir doğa kanunudur, doğrudur, ama insan bu kanun karşısında sadece aşağılanma ve küçülme hissediyor…"

Furuğ, 1935-1967 yılları arasına sıkışan otuz iki yıllık ömründe, bir kadın şair olarak bu aşağılanma duygusuna meydan okudu. Mektupları, hatıraları ve söyleşileri, 'sonsuz gün batımında' bu meydan okumanın izleriyle; kuvvetli bir yaşama arzusu ve ölümün varlığını sanatla aşma çabasıyla dolu. Üstelik doğduğu yaşadığı toprakları hor görmeden:

" Ne olursa olsun Tahran'ımızı seviyorum... O gevşetici güneşi, o ağır gün batımını, o toprak yolları ve o yoksul, mutsuz insanları severim..."
(Tanıtım Bülteninden)
Şiir için "şiir benim tanrımdır" onsuz yaşayamam demişti şiirin Tanrıçası Füruğ. Bu kitabında şiirlerine pek yer verilmemiş onun hayatını ve "Ev Karadır" filminin senaryosu da dahil olmak üzere kısaca onun acılarına değinmiş. Nasıl anlatmalı seni bilmiyorum. Hangi sözcük çektiğin acılara karşılık gelebilir bilmiyorum. Bana eğer sorulsaydı en büyük başkaldırıyı onun yaptığını söylerdim. Sadece topluma degil her şeye herkese hatta acı çekeceğini bilmesine rağmen kendisine bile. Çünkü o hayatla şiir arasında önüne bir seçim şansı geldiğine o şiiri seçmişti. Onun için siir her şeydi. Ondandır tüm yaralarının kapanmaması. Kitap çok güzel hazırlanmış ilk başlarda diğer kitaplarında geçen şiirlerden bazı parçaları aktarılmış ama söz konusu Füruğ olunca kitabın değil daha çok kendisini incelemeyi daha doğru buluyorum. Çünkü genelde onun hakkında yazılan her şey onu anlatmaya çalışıyor, asla tam olarak onu yansıtamaz çünkü böylesine güzel şiirler yazan bir şairi bir kitaba hapsedemezsiniz.
Furuğ'u yakından tanımak için çok güzel bir eser.Onun hem özel hayatını,hissettiklerini hem de şiir anlayışını ve döneminin şiir anlayışına bakış açısını anlatıyor.Kitapta Ev Karadır belgeselinin senaryosu da var.Ayrıca kitabın sonunda oğluyla yapılan röportaj da yer alıyor.Tek olumsuz küçük şey bazı anılarının oldukça çok tekrarlanması onun dışında harika bir kitap ve Furuğ ile ilgili merak edilen her şey bulunabilir.
Şairin dediği gibi "Bu dünyada iki ömür gerekli / İlki tecrübe elde etmek için / Diğeri tecrübeyi harcamak için".
Eğer pencere var olmasaydı acaba biz etrafımızdaki bu baskıcı karanlığa tahammül edebilir miydik?
o günler geçti
sıcak odanın penceresinden
dışarıya verdiğim her nefeste, şaşkına döndüğüm
kar taneciklerimin tertemiz, yumuşak bir tüy gibi
sessizce yağdığı
o sessiz karlı günler.
İnsan pencereden gözünü ufka dikebiliyor ve zamanın dört duvarı
arasında dış dünyayla kendisi arasında sadece pencereyle bağ kurabiliyordu.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Sonsuz Gün Batımında
Baskı tarihi:
2014
Sayfa sayısı:
254
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786058564343
Kitabın türü:
Çeviri:
Kenan Karabulut
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Telos Yayınevi
"...kavramların ve mukayeselerin sarsıldığı bir zaman içinde yaşıyoruz. Dış dünya inanmak istemediğim kadar viranedir.
Ben niçin şiir yazdığımı açıklayamıyorum. Sanatla ilgilenen herkesin sebebinin -ya da en azından sebeplerden birisinin- bu yok oluş karşısında bir tür açığa vurulmamış direnme ve yüzleşme isteği olduğunu düşünüyorum. Bunlar hayatı çok seven ve aynı zamanda ölümü de anlayan insanlardır. Sanat çalışması bir tür ölümsüz kalma veya 'kendini' geride bırakma, ölümün anlamını yok etme uğraşıdır.
Kimi zaman düşünüyorum, ölüm de bir doğa kanunudur, doğrudur, ama insan bu kanun karşısında sadece aşağılanma ve küçülme hissediyor…"

Furuğ, 1935-1967 yılları arasına sıkışan otuz iki yıllık ömründe, bir kadın şair olarak bu aşağılanma duygusuna meydan okudu. Mektupları, hatıraları ve söyleşileri, 'sonsuz gün batımında' bu meydan okumanın izleriyle; kuvvetli bir yaşama arzusu ve ölümün varlığını sanatla aşma çabasıyla dolu. Üstelik doğduğu yaşadığı toprakları hor görmeden:

" Ne olursa olsun Tahran'ımızı seviyorum... O gevşetici güneşi, o ağır gün batımını, o toprak yolları ve o yoksul, mutsuz insanları severim..."
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 24 okur

  • Sena
  • Tuğbanur Kurnaz
  • Hatice Aydın
  • E.
  • Leon
  • Rabia Furuğ
  • Ayşe betül bal
  • Furkan SARIŞIN
  • Mihriban Karadağoğlu
  • Serhat

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%25 (1)
9
%75 (3)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0