Sonsuz Gün Batımında

9,3/10  (4 Oy) · 
18 okunma  · 
5 beğeni  · 
986 gösterim
"...kavramların ve mukayeselerin sarsıldığı bir zaman içinde yaşıyoruz. Dış dünya inanmak istemediğim kadar viranedir.
Ben niçin şiir yazdığımı açıklayamıyorum. Sanatla ilgilenen herkesin sebebinin -ya da en azından sebeplerden birisinin- bu yok oluş karşısında bir tür açığa vurulmamış direnme ve yüzleşme isteği olduğunu düşünüyorum. Bunlar hayatı çok seven ve aynı zamanda ölümü de anlayan insanlardır. Sanat çalışması bir tür ölümsüz kalma veya 'kendini' geride bırakma, ölümün anlamını yok etme uğraşıdır.
Kimi zaman düşünüyorum, ölüm de bir doğa kanunudur, doğrudur, ama insan bu kanun karşısında sadece aşağılanma ve küçülme hissediyor…"

Furuğ, 1935-1967 yılları arasına sıkışan otuz iki yıllık ömründe, bir kadın şair olarak bu aşağılanma duygusuna meydan okudu. Mektupları, hatıraları ve söyleşileri, 'sonsuz gün batımında' bu meydan okumanın izleriyle; kuvvetli bir yaşama arzusu ve ölümün varlığını sanatla aşma çabasıyla dolu. Üstelik doğduğu yaşadığı toprakları hor görmeden:

" Ne olursa olsun Tahran'ımızı seviyorum... O gevşetici güneşi, o ağır gün batımını, o toprak yolları ve o yoksul, mutsuz insanları severim..."
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    2014
  • Sayfa Sayısı:
    254
  • ISBN:
    9786058564343
  • Çeviri:
    Kenan Karabulut
  • Yayınevi:
    Telos Yayınevi
  • Kitabın Türü:
Sisyphos 
27 Haz 2017 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 9/10 puan

Şiir için "şiir benim tanrımdır" onsuz yaşayamam demişti şiirin Tanrıçası Füruğ. Bu kitabında şiirlerine pek yer verilmemiş onun hayatını ve "Ev Karadır" filminin senaryosu da dahil olmak üzere kısaca onun acılarına değinmiş. Nasıl anlatmalı seni bilmiyorum. Hangi sözcük çektiğin acılara karşılık gelebilir bilmiyorum. Bana eğer sorulsaydı en büyük başkaldırıyı onun yaptığını söylerdim. Sadece topluma degil her şeye herkese hatta acı çekeceğini bilmesine rağmen kendisine bile. Çünkü o hayatla şiir arasında önüne bir seçim şansı geldiğine o şiiri seçmişti. Onun için siir her şeydi. Ondandır tüm yaralarının kapanmaması. Kitap çok güzel hazırlanmış ilk başlarda diğer kitaplarında geçen şiirlerden bazı parçaları aktarılmış ama söz konusu Füruğ olunca kitabın değil daha çok kendisini incelemeyi daha doğru buluyorum. Çünkü genelde onun hakkında yazılan her şey onu anlatmaya çalışıyor, asla tam olarak onu yansıtamaz çünkü böylesine güzel şiirler yazan bir şairi bir kitaba hapsedemezsiniz.