Efsane Güzeller

9,7/10  (3 Oy) · 
30 okunma  · 
4 beğeni  · 
607 gösterim
Şiir görülmez; ancak kalbe doğabilir. Kalpleri titreten de, çizik çizik eden veya süsleyen de bir hissin ilhamıdır genellikle; bir zamanın akışı, bir ruh sıkıntısı yahut bir hazzın coşmasıdır. Heykel gibi, resim gibi bütüne dayalı bir sanata dönüşüveriyorsa söz, adı divan şiiridir onun. O şiir, soyut olanın peşinde koşarken somut olanı örnek gösterir; duygu için maddeyi, içsellik adına çevreyi kullanır ve lirizmi anlatırken de Leyla'lardan, Şirin'lerden, Azra'lardan dem vurup onların yolunda Kays'ları, Ferhat'ları, Vamık'ları dağlar delisine çevirir. Şair ise beyit denen söz katmanları arasında ince sanatkârların izini sürerken evvelce söylenenleri bilmek ve evvelce söylenenleri geçmek zorunda hisseder kendisini, hayallerini ve düşüncelerini derinleştirdikçe derinleştirip giyindirir düşüncelerine.
(Tanıtım Bülteninden)
Salih Çermik 
12 Oca 14:53 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Divan Edebiyatı kesinlikle zihnimizde lise yıllarından kalan, anlaşılmayan kelime yığınları olarak kalmamalı. Zaten İskender Pala da bunun çabasında. İki tane mısra ile dünyaları anlatan şiire Divan Şiiri denir, diye düşünüyorum. İskender Pala'nın Divan Edebiyatı konulu kitaplarına hep aynı şekilde yorum yaptım, yine aynısını yapacağım... İskender Pala klasiği...

Kitaptan 7 Alıntı

Salih Çermik 
12 Oca 15:09 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Fikr-i müstakbel ü maziyi bırak ârif isen
Böyledir hâl-i zamân, bir var imiş, bir yok imiş
-Bilge isen, ‘gelecek’ ve ‘geçmiş’ düşüncesini terk et. Dünya ne ki! ‘Bir var imiş… Bir yok imiş…’
*Ragıp Paşa

Efsane Güzeller, İskender Pala (Sayfa 180 - Kapı Yayınları - 8. Baskı)Efsane Güzeller, İskender Pala (Sayfa 180 - Kapı Yayınları - 8. Baskı)
Salih Çermik 
12 Oca 14:58 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Gâhî geda-yı bî-ser ü sâmân olur gönül
Geh şevket ile âleme sultân olur gönül.
-Gönül bazen başsız ve varlıksız bir dilenci olur; bazen ululanıp âleme sultan kesilir.
*Mustafa Efendi

Efsane Güzeller, İskender Pala (Sayfa 100 - Kapı Yayınları - 8. Baskı)Efsane Güzeller, İskender Pala (Sayfa 100 - Kapı Yayınları - 8. Baskı)
Salih Çermik 
12 Oca 14:57 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Körgeli hüsnüngnü zâr u mübtelâ boldum sanga
Ne belâlıg kün idi kim âşinâ boldum sanga
-(A sevgili!) Güzelliğini göreli tutkunun oldum, ayrılığınla inlemeye başladım senin. Meğer seni gördüğüm o gün, ne belalı bir gün imiş…
*Ali Şir Nevai

Efsane Güzeller, İskender Pala (Sayfa 76 - Kapı Yayınları - 8. Baskı)Efsane Güzeller, İskender Pala (Sayfa 76 - Kapı Yayınları - 8. Baskı)
Salih Çermik 
12 Oca 15:01 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Bakî’ye dostluktan ve dostlarından sormuşlar. Koca şair şöyle cevap vermiş:
-Dost üç çeşittir. Bir dost vardır ki gıda gibidir, sen onu her gün ararsın. Bir dost vardır ki ilaç gibidir, gereğinde aranır. Bir dost da vardır ki hastalık gibidir, o seni arar bulur.

Efsane Güzeller, İskender Pala (Sayfa 114 - Kapı Yayınları - 8. Baskı)Efsane Güzeller, İskender Pala (Sayfa 114 - Kapı Yayınları - 8. Baskı)
Salih Çermik 
12 Oca 15:02 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Bir kerre dokunsan teline sâz-ı derûnun
Bin türlü nevâzişle düzelmez bozulunca
-Yürek sazımın teline bir kere dokunup bozsan, artık bin kez akort etmeye kalksan da düzelmez, doğru perdeyi bulamazsın.
*Ragıp Paşa

Efsane Güzeller, İskender Pala (Sayfa 179 - Kapı Yayınları - 8. Baskı)Efsane Güzeller, İskender Pala (Sayfa 179 - Kapı Yayınları - 8. Baskı)
Salih Çermik 
12 Oca 15:07 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Sâatin çaldığı evkâtı değildir, her kâr
Müddet-i ömrü gelip geçtiğine âh eyler
-Saatin her an ‘tik tak, tik tak…’ diye hatırlattığı şey vakit değildir; aldanmayasın, o sana ‘Ömür biraz daha kısaldı, ömür biraz daha kısaldı!’ diye hatırlatıp durur.
*Ragıp Paşa

Efsane Güzeller, İskender Pala (Sayfa 179 - Kapı Yayınları - 8. Baskı)Efsane Güzeller, İskender Pala (Sayfa 179 - Kapı Yayınları - 8. Baskı)
Salih Çermik 
12 Oca 15:02 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Bülbül negamât eyledi gösterdi çemen gül
Sen dahi açıl gül gibi ey gonca-dehen gül
Te’sir edemez hâr-ı gam erbâb-ı hulûsa
Gül hâsıl eder gülşen-i âlemde diken gül
-Bülbül nağmelerle şakımaya başlayınca yeşillikler güllerini göstermeye başladılar. Ey gonca dudaklım! Bu mevsimde gel artık sen de açıl gül gibi ve gülümse! Üzüntü dikenleri bizcileyin gönlü saf olanlara etki edemez. Çünkü dünya denen bahçede gül dikenler elbette gül dererler.
*Ahmet Dürri Efendi

Efsane Güzeller, İskender Pala (Sayfa 150 - Kapı Yayınları - 8. Baskı)Efsane Güzeller, İskender Pala (Sayfa 150 - Kapı Yayınları - 8. Baskı)