SIKINTI ANINDA YAPILAN DUÂ 🤲: (( لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللهُ الْعَظِيمُ الْحَلِيمُ، لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللهُ رَبُّ الْعَرْشِ الْعَظِيمُ، لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللهُ رَبُّ السَّمَاوَاتِ وَرَبُّ الْعَرْشِ الْكَرِيمِ.)) ✨ 122- (4/1) "Azîm ve Halîm olan Allah'tan başka hak ilah yoktur. Yüce Arş'ın Rabbi olan Allah'tan başka hak ilah yoktur. Göklerin ve Kerîm Arş'ın Rabbi olan Allah'tan başka hak ilah yoktur."[1] 🕌 (( اَللَّهُمَّ رَحْمَتَكَ أَرْجُو، فَلاَ تَكِلْنِي إِلَى نَفْسِي طَرْفَةَ عَيْنٍ، وَأَصْلِحْ لِي شَأْنِي كُلَّهُ، لاَ إِلَهَ إِلاَّ أَنْتَ.)) 123- (4/2) "Allahım! Sadece senin rahmetini umarım. Göz açıp kapayıncaya kadar -bile olsa- beni nefsime bırakma. Bütün işlerimi (ve hâlimi) düzelt. Senden başka hak ilah yoktur."[2] 🤲 (( لاَ إِلَهَ إِلاَّ أَنْتَ، سُبْحَانَكَ إِنِّي كُنْتُ مِنَ الظَّالِمِينَ.)) 124- (4/3) "Senden başka hak ilah yoktur. Seni tüm noksan sıfatlardan tenzih ederim. Gerçekten ben zâlimlerden oldum."[3] 🌙 (( اللهُ اللهُ رَبِّي لاَ أُشْرِكُ بِهِ شَيْئاً.)) 125- (4/4) "Ey Allah! Ey Allah! Ben Rabbime hiçbir şeyi ortak koşmam."[4] 🤲
Din İslam
Muid | el-Muid İsminin Anlamı Muid isminin lügat anlamı: Avd kökünden türeyen el-Muid ismi, tekrar hayata döndüren anlamına gelmektedir. el-Mübdi ve el-Muid isimleri müzdevicedir. Yani birbiriyle zıt olan isimlerdir. Beraber öğrenilmesi daha verimlidir. el-Muid ismi Kur’an’da geçmemektedir. Meşhur Esma-i Hüsna hadisinde zikredilmiştir. EL-MUİD: Mahlukâtı hayattan sonra tekrar ölüme, öldük­ten sonra da tekrar hayata iade eden; öldüren ve dirilten. Muid isminin ıstılah anlamı: Muid; ölümlerinden sonra kullarını diriltendir. Muid; tekrar hayata döndürendir. Muid; inkar edenlere musibet ve belalarını yeniden gönderendir. Muid | el-Muid Dualar ve Zikirler EL-MUİD isminin zikri (124) adettir. Zikir saati Uta­rit, zikir günü Perşembe’dir. Bir hesaba göre de zikir saati Zühal’dir. Bu takdirde zikir günü Cumartesi’dir. Perşembe günü öğleden bir saat önce ve akşama bir saat kala oku­nabilir. Cumartesi günü sabah gün doğarken ve ikindi sonrası. Bütün esmaları istediğiniz saatte de okuyabilirsiniz. Bu adın içinde de Allah’ın azametli adının iki harfi vardır. Hizmet meleğinin adı (Hasyâil)dir. Buyruğu altına (4) komutan, onların her birinin emrinde de (124) er melek bulunmaktadır. Bu (124) meleğin her biri yine (124) er meleği emirlerinde bulundurmaktadır. Bu adı süresiz olarak anan bir kimseye adın meleği inerek dilediği hizmeti yapar. Muid | el-Muid esmasıyla yapılacak Dualar: “Yâ Müid! Ente-ellezi daavtel halaika fil aslâbi vel erhâmi ilâ ibâdetike ve ente-llezi âdettehüm ilâ hâletehümül üıa bi kuvve-tike ve kudretikel baliğatü, lekel izze ve-ssenâe vel rifate vel behae, ve entel muhteriu ellezi leke hikmetül bed-i vel iâdeti ve minke neylül velâi vel ifâdeti. Es’elüke yâ fatihli küllü hayrâne tünevvirü ibtidâi bi izâhil ibâdeti ve en tüvazzihü meserreti minke fil
Din İslam
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Hz. Adem(aleyhisselam)'dan Peygamber Efendimiz(sallallahu aleyhi wesellem)'e kadar 124 bin veya 224 bin peygamber gelmiş. Allah yeryüzüne yaymış peygamberleri, hikmet sahibi kullarını.. Dünyanın öbür ucundan hikmetli bir söz işitebilirsiniz kalbinizi titreten. Bunlar Allah’ın yeryüzüne yaydığı hikmet damlaları olabilir.. Peygamberlerin, alimlerin, Müslüman mütefekkirlerin, sultanların.. bizlere bıraktıklarını, Allah'ın yeryüzüne yaydığı hikmeti göz önünde bulundurduğumuz zaman bir insan ömrünün öğrenmeye yetmeyeceği devasa bir ilmî birikim var. Kendi cemaatinden/tarikatinden başka kimseyle doğru düzgün muhatap olmamış, gezmemiş görmemiş, yurt dışından birkaç Müslüman ile oturup konuşmamış, hatta yurt dışını bırakın kendi ülkesinden bile bîhaber olan hocaları düşünün.. Bu devasa ilmî birikimin ne kadarına hâkimler? Peşlerine takılıp holiganlık yaptığınız hocalar İslâm'ın evrenselliğini, kuşatıcılığını öğretebiliyor mu, temsil edebiliyor mu; yoksa kendilerini kurtulmuş cemaat olarak görüp geriye kalanları tekfire veya kamuflajlı tekfire mi muhatap kılıyor? Fitneler yoğun, dinlediğimiz hocalar konusunda olabildiğince seçici olalım..

dr.ubeydullah

@summani
·
Taha Kılınç'tan mühim bir hayat dersi..
bir numaralı rapor - attilâ damar
sahafta denk geldiğim arka kapak yazısı olmayan, hakkında hiçbir şey tahmin edilememesi bana çekici geldiği için aldığım kitaplardan. o kadar kıyıda köşede kalmıştı ki kelepirin de kelepiri bir fiyatı olduğu için sahafçı abi direkt ücretini almamıştı. burda da ne yazarı kayıtlı ne de kitabın kendisi, hoş başka bir yerde de neredeyse hiç bilgi yok ikisi hakkında da. keyifli ve düşündürücü bir kitaptı, yazarın konu seçimi ve anlatış tarzı hem absürt hem marjinal. ama sürekli bir tekrara düşüyor gibi hissettim, tüm öyküler aslında aynı mesajı veriyor ve olay akışı bir yerden sonra aynılaşıyor. bu da biraz sıkıcılaştırmış kitabı, içim bayıldı açıkçası yer yer. ama yine de denk gelinirse okunması tavsiye edilir!!!!!!!!! iletinin sonuna birkaç alıntı ekleyeyim kitaptan; insan düşünür, imgeler ve vareder. sonra uzatır ellerini; bir kaya böğründen en olgun meyveleri toplar. mutluluklar bu yüzdendir, mutsuzluklar bu yüzden. başarılar bu yüzdendir, başarısızlıklar bu yüzden. 42 - sizler bir değeri, kendi şartlanmış terazinizde tartarsınız. o zaman gerçek ağırlık değil, istediğiniz ağırlık çıkar ortaya. bu yüzden yargılarınız tutarsızdır, boştur... sizler, belleğine birtakım bilgiler tutsak edilmiş ama orada dondurulmuş kişilersiniz. kendinize bildiklerinizden bir sınır çizdiğiniz içindir ki yaratıcı güçten yoksun yaşarsınız. bütün işiniz pas tutmuş anıtları korumak, küflenmiş yasaları dünlerden bugüne olduğu gibi bugünlerden yarına yaşatmaktır. 67 - kurt, kendini kitaplarda okumadan kırmızı şapkalı kıza sevgiyle bakardı belki... karga, dalında türküsünü söylerken, ağzındaki peyniri düşürdüğünde uzanır verirdi tilki elbet... ve insanın kötüsünden mayalanmış masallar bir zehir şerbeti gibi içirilirmese çocuklara, eskimeğe yüz tutardı çirkin. 124 - olaylar hiçbir yerde ve hiçbir
Yeni nöronlar oluşturuyor seviyede olmasından mutluyum
Misafir-Sin I (İşaret V) Önceki ile bu o kadar harika ve çoğunlukla hep yeni bilgilerden oluştuğu için neredeyse kitabı komple çizdim. En beğendiğim kitap serisinden olmasına rağmen o yüzden pek alıntı paylaşamıyorum: Birini seçsem diğerlerine haksızlık olacak ve böyle eksik aktarılacak gibi hissettim. Kısa ve çarpıcı yerler var illa ki ama yine de bölemiyorum çünkü anlamsızlaşabilir. Algılamakta ve sindirmekte biraz güçlük çekiyorum: Bazı yerlerinde adeta beynimi yakıyor. Bırakmak istemiyorum ama zorundalıkla ara veriyorum. Sonunda köprüyü doğru düzgün oluşturan ve sağlamlaştıran bir kaynağa denk geldim: İslamiyet ile kuantum alanı. Öncelerde "Ben öğrendiklerimi (fark ettiklerimi) bizimkilere nasıl anlatacağım? Bedensel kalıplara hapsolmuş insanlar, yeniliği ve özellikle onlara göre bilinmeyeni kabul etmeleri zor. Şu an bile deli gözüyle bakıyorlar. Konuşmaya başlasam beni oldürmek isteyebilirler ya da zaten onlara göre dinden kovulmuş (şirk koşmuş ve çıkmış) gibi olduğum için evden de kovarlar. Şaka gibi. TV' yi bile kapatmıyorlar. Oldükten sonra ki cennet- cehennemi düşünüp şu anki hayatlarını düşünmeden yaşıyorlar. Ay daha geçen "Kurban bayramının amacını anladıysanız artık gerçek hayvanları kesmenize gerek yok. Kurban etmeniz gereken kendi nefsinizdi. Hala niye yolun başındakiler gibi hayvan kesiyorsunuz? Sonraki seviyeye geçmeniz lazımken bir öncekinde kalmaya devam ediyorsunuz." dediğim için "O zaman bayramı nasıl yaparız, bunu Allah istedi nasıl karşı geliriz, kız başına ne biliyorsun da bize söylüyorsun, şeyhler/ imamlar varken senin neyin vardı da sen söylüyorsun bu hurafeleri, sana inanacak değiliz tabi ki..." dediklerinde eski toplumda ve Kuranda neden en çok erkeklerin yer aldığını ve neden peygamberliğin onlara sağlandığını da anladım açıkçası. Çünkü "Allah adil ve
1000Kitap
KISA KISA KİTABIMDAN ALINTILAR... Anamın babası öleli tam 69 yıl olmuş (1946). Mezarının yerini bilen yok. Onu tanıyan, hatırlayan kimse kalmamış. 1 nesil sonra kimsenin aklına da gelmeyecek. Ondan önce de binlerce yıl nesiller, insanlar geldi geçti. Ondan sonra da kim bilir kaç bin yıl dönecek bu dünya. Çay ile Sultandağı (Afyon'un 2 komşu ilçesi) arasındaki tren yolu hattındaki raylardan birisini insanlık tarihi olarak düşün. Herhangi bir yerinde üzerine kalemle bir nokta koy. İşte o nokta o ray üzerinde ne ise senin de insanlık tarihinde bu dünyada işgal ettiğin ve hiç bitmeyecek sandığın, ölümü çok uzak gördüğün, çok önemsediğin bu hayatının (zaman diliminin) yeri odur. Çok kısa bir süre sonra sen de her neye sahipsen geride bırakıp öleceksin. Dünyanın en sefil, en fakir, en itibarsız, en önemsiz adamı ile aynı seviyeye ineceksin. 2 metre toprağın altına gömüleceksin. Ve yine çok kısa süre sonra çürüyüp kemik yığınına dönüşeceksin. Kısa sürede unutulacaksın, seni de hatırlayan/bilen kimse kalmayacak bu dünyada, İtibarlıysan, arkasından anılan birisi bile olsan o da çok kısa sürecek. Mezarın yer ile yeksan olacak. Hüseyin Tunçel'e ne olduysa sana da aynısı olacak. Hal böyleyken bu hırs, gurur, kibir niye insanoğlu? Havan kime? Neden ölmeyecekmiş gibi yaşıyorsun ey insanoğlu? “Ne kadar da az düşünüyorsunuz!” (MUMİN/58) “Hayır doğrusu siz çarçabuk geçen dünya hayatını (ve nimetlerini) seviyor, ahireti bırakıyorsunuz.” (KIYAMET/20-21) “Şu insanlar, çarçabuk geçen dünyayı seviyorlar da önlerindeki çetin bir günü (ahireti) ihmal ediyorlar” (İNSAN/27) “Onlara dünya hayatında ne kadar kaldınız diye sorulur, onlar, ‘bir gün ya da bir günden daha az bir süre kaldık, hesap tutanlara sor’ derler” (MUMİNUN /112-113) METİN SEVİL, Kısa Kısa - Sosyal Medya Tadında, Sayfa: