KISA KISA KİTABIMDAN ALINTILAR...
Anamın babası öleli tam 69 yıl olmuş (1946). Mezarının yerini bilen yok. Onu tanıyan, hatırlayan kimse kalmamış. 1 nesil sonra kimsenin aklına da gelmeyecek. Ondan önce de binlerce yıl nesiller, insanlar geldi geçti. Ondan sonra da kim bilir kaç bin yıl dönecek bu dünya. Çay ile Sultandağı (Afyon'un 2 komşu ilçesi) arasındaki tren yolu hattındaki raylardan birisini insanlık tarihi olarak düşün. Herhangi bir yerinde üzerine kalemle bir nokta koy. İşte o nokta o ray üzerinde ne ise senin de insanlık tarihinde bu dünyada işgal ettiğin ve hiç bitmeyecek sandığın, ölümü çok uzak gördüğün, çok önemsediğin bu hayatının (zaman diliminin) yeri odur. Çok kısa bir süre sonra sen de her neye sahipsen geride bırakıp öleceksin. Dünyanın en sefil, en fakir, en itibarsız, en önemsiz adamı ile aynı seviyeye ineceksin. 2 metre toprağın altına gömüleceksin. Ve yine çok kısa süre sonra çürüyüp kemik yığınına dönüşeceksin. Kısa sürede unutulacaksın, seni de hatırlayan/bilen kimse kalmayacak bu dünyada, İtibarlıysan, arkasından anılan birisi bile olsan o da çok kısa sürecek. Mezarın yer ile yeksan olacak. Hüseyin Tunçel'e ne olduysa sana da aynısı olacak. Hal böyleyken bu hırs, gurur, kibir niye insanoğlu? Havan kime? Neden ölmeyecekmiş gibi yaşıyorsun ey insanoğlu?
“Ne kadar da az düşünüyorsunuz!” (MUMİN/58)
“Hayır doğrusu siz çarçabuk geçen dünya hayatını (ve nimetlerini) seviyor, ahireti bırakıyorsunuz.” (KIYAMET/20-21)
“Şu insanlar, çarçabuk geçen dünyayı seviyorlar da önlerindeki çetin bir günü (ahireti) ihmal ediyorlar” (İNSAN/27)
“Onlara dünya hayatında ne kadar kaldınız diye sorulur, onlar, ‘bir gün ya da bir günden daha az bir süre kaldık, hesap tutanlara sor’ derler” (MUMİNUN /112-113)
METİN SEVİL, Kısa Kısa - Sosyal Medya Tadında, Sayfa: