Puan vermedi·124 syf.··
2026 34. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2026 00:00
E-TİCARETTEN FAZLASI DEĞİŞİM GELİŞİMİN PARÇASI Bitti 124 sayfa.. Kitap, e-ticaretin yalnızca internet üzerinden ürün satmak olmadığını, aynı zamanda bir dönüşüm ve gelişim süreci olduğunu anlatıyor. Geleneksel ticaret anlayışının dijitalleşmeyle birlikte değiştiğini ve işletmelerin bu değişime ayak uydurmak zorunda olduğunu vurgular. Yazar, başarılı bir e-ticaret sistemi kurmak için sadece ürünün yeterli olmadığını; doğru pazarlama stratejileri, müşteri ilişkileri, güven oluşturma ve marka değeri gibi unsurların büyük önem taşıdığını açıklar. Ayrıca sosyal medya, dijital reklamcılık ve veri analizi gibi araçların doğru kullanımıyla işletmelerin nasıl büyüyebileceğini örneklerle ele alır. Kitapta aynı zamanda girişimcilere yol gösteren fikirler de yer alır. Risk almanın, yeniliklere açık olmanın ve sürekli öğrenmenin başarı için gerekli olduğu anlatılır. Dijital dünyada rekabetin arttığına dikkat çekilerek, fark yaratmanın ve müşteri deneyimini ön planda tutmanın önemi vurgulanır.
E-Ticaretten Fazlası Değişim Gelişimin ParçasıKaan Koç · Zet Yayınları · 202520 okunma
Tenakuz mu ? Tahrifat mı ?
Puan vermedi·1200 syf.··
2026 16. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2026 13:43
Gazi Mustafa Kemal Atatürk; Osmanlı okullarında okumuş, yetişmiş, Osmanlı ordusunda görev almış, Osmanlı üniforması giymiş ve Osmanlı'nın verdiği yetkilerle hareket etmiş bir kimse olmakla beraber, Nutuk'un ilk sayfalarında Sultan Vahidettin'e ağır ithamlarda bulunmakta, hatta "soysuz" dahi demektedir. Bununla birlikte başta Fatih Sultan Mehmet, Yavuz Sultan Selim, Kanuni Sultan Süleyman ve Abdülhamid Han olmak üzere bütün Osmanlı padişahlarını kapsayacak şekilde, "Osmanoğulları altı asırdan beri milletimize tasallut ederek milletin hâkimiyet ve saltanatına el koymuş, Türk milleti şimdi bunlara isyan ederek hâkimiyet ve saltanatını eline alarak bu mütecavizlere hadlerini bildirmiştir." diyerek cümle Osmanlı padişahlarına hakaret etmiş ve onları aşağılamıştır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Büyük Millet Meclisinin açılışını cuma gününe denk getirmek ve onun manevi bereketinden istifade etmek suretiyle gayet dindar bir görünüm sergilemiştir. Kurmuş olduğu cumhuriyetin ilk anayasasına "Türkiye devletinin dini, Din-i İslam'dır" ibaresi yerleştirilmiş ve kendisi cumhuriyet tarihimiz boyunca ilk defa minbere çıkıp hutbe okuyan cumhurbaşkanımız olmuştur. Buna rağmen kısa bir müddet sonra anayasadan İslam ibaresi kaldırılmış ve laiklik getirilmiştir. Hatta Kâzım Karabekir Paşa'nın, Nasıl Hristiyan Olacaktık? isimli eserinde bildirdiği üzere; Gazi Mustafa Kemal Atatürk, milletimizin dinini Hristiyanlık olarak değiştirme fikrini Kâzım Karabekir Paşa'ya açmış, ondan gördüğü tepki neticesinde ise bunu bir şaka olarak nitelendirmiştir. Malumunuz olduğu üzere Kanuni Sultan Süleyman Han bir mektupla Fransa'da dansı yasaklatmış iken, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün teşvikleriyle Keriman Halis, Avrupalıların önünde arzıendam etmek ve onların önünde dans etmek üzere Avrupa'ya gönderilmiş,
İnceleme
NutukMustafa Kemal Atatürk · Yapı Kredi Yayınları · 202134,4bin okunma
Reklam
Puan vermedi·136 syf.··
2026 27. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 12 Mayıs 2026 18:46
Ama istemiyorum,istemiyorum bu kuraklığı: faturalarımızı ödediğimiz tezgahlardaki şaşı bakan teyzelerin bakışlarındaki kuraklığı,gözlerinde sayılar olan su sayaçları,üzerimize yağan etiket yağmurunu..." (S.124) Konuşsam tesiri yok, sussam gönül razı değil bir yorum yapacağım farkındayım Düşünüyorum,bu kitap bla bla ödül listesinde girmese ve öylesine alıp okuduğum bir kitap olsa ne hissederdim diye! Şu yaşıma kadar bilinç akışı ve benzer konularda okuduğum bir dolu kitabı aklıma getirmeyi başardı. Fakat bana ne kattı diye bakıyorum, bir şey bulamıyorum . Bir okur olarak hoşlanmadığım tarzlar var (ki hepimiz için bu böyledir). Mesela çok şiirsel anlatımları sevmiyorum, bilinç akışında tek başına bir karaktere yoğunlaşıp diğer karakterlerin derinlerine girilmemesinden hoşlanmıyorum, sonu aforizmalarla biten anlatımlar da pek bana göre değil. En önenlisi de bunu da anlatayım, şunu da katayım, günün pirim yapan konusu bu (belki film teklifi gelir buradan) diyerek, türlü gibi konular arasında daldan dala gezilmesini de beğenmiyorum. Bu nedenle Jeanette Winterson'ın dümdüz anlatımını tercih ediyorum. Yazar ve uslübu benim tarzım değil. Başardığı önemli husus ise bana "Souad/Diri diri yanmak" kitabını hatırlatması oldu. (Orada gerçek bir hikaye vardı). Kısacası bu kadar türlü konulu acı benim bünyeme fazla :) Şiirsel anlatım da öyle! Kendi adıma asla "vauvvv" demeyeceğim bir eser. Keyifli okumalar dilerim.
Geriye Kalan KadınRene Karabash · İthaki Yayınları · 2026100 okunma
Puan vermedi·124 syf.··
2026 15. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 11 Mayıs 2026 00:00
Yazarın kalemi ile minik okuma grubumuz sayesinde ve iyiki tanışmışım. Hayatın içinden, maalesef her yüzyılda yaşanmış ve yaşanmaya devam eden ve de edecek bir konuyu anlatmış. Yaşanan tüm kötülüklere olumsuzluklara rağmen bir mutluluk umut filizi yeşerirken içimden herşeyin alt üst olmasına şahit oldum. Hayatta son ayların, günlerin olduğunu bilerek yaşarken arkanda artık koruyamayacağın, kol kanat geremeyeceğin çocuklarını bırakmak zorunda kalan Fadime’ye mi? Annesinden sonra tam bir mutluluk yakaladı derken o mutluluğu çok görüp elinden alınan Serpil’e mi? Çocukluğunun en güzel en sevdiği şey salıncağın hayatta kalan en sevdiğini aldığı için bir daha aynı mutluluğu bulamayacak olan küçük Hatun’a mı üzülsem bilemedim. Bir anne olarak arkanda evlatlarını bırakacak olmanın üzüntüsünü içimde hissettiren, burnumun direğini sızlatan, ağlatan samimiyette satırları okumak hem mutlu etti hem üzdü. Elalem ne der yüzünden kayıp giden mutlulukları, kurban iken suçlu ilan edilen bir şekilde hayattan koparılan kızlarımızın duygularına ortak olmak, bu duyguya karşı tarafa geçirebilen satırları yazan yazarımız Şule hanıma teşekkür ederim. 124 sayfadan oluşan ama insanı bambaşka duygulara sürükleyen bir kitaptı. Ben ağlayarak ama keyifle okudum. Okuyacak olanlara şimdiden keyifli okumalar. Not: Duygusalsanız okurken peçeteniz yanınızda mutlaka bulunsun.
Mütalaa
SalıncakŞule Turan · Luna Yayınları · 202039 okunma
8/10
·244 syf.·
2026 2. kitabı
Tamamen subjektif bir perspektiften yorumlamak isterim bu kitabı. Nedenini metnin ilerleyen kısımlarında özellikle açıklayacağım. Öncelikle kitabın ismine odaklanalım; Outliers. Yani diyor ki başarılı insanlar çizginin dışındadır. Öyle midir? Hangi çizgiden bahsediyoruz? Doğduğumuz ülke, büyüdüğümüz kültür ve aile yapısı, doğum yılımız, hatta doğum ayımız.. Çizgiyi hangi parametre belirliyor? Ve biz bunca parametrenin sebep olduğu hangi sayısız kombinasyonun bir alamet-i fârikası sonucu başarılı oluruz? Öte yandan başarı nedir? Kitap bu soruya cevap vermekten uzak, ancak alt metinden de anlıyoruz ki spesifik bir alanda çığır açan bir fikrin altında imzası bulunan herkes başarılıdır. İster yazılım dünyasında olun, ister hukukta ya da bir spor dalında hiç farketmez. Yeterince akıllı ve zeki olmanız, zengin olmanız, en ideal koşulları size sunan bir ülkede doğmuş olmanız güzel fırsatlar olmasına rağmen tek başına başarılı olmanız için yeterli değildir. Doğru zamanda doğmuş olmanız da gerekir. Yetmezmiş gibi cevherinizi parlatacak konularda size fırsatlar sunabilecek insanların da etrafınızda bulunması gerekir. Çünkü başarı denilen şey, kümülatif bir avantajdır. Öte yandan, yaptığımız işin “anlamlı” olduğuna dair içsel bir motivasyona da ihtiyaç duyuyoruz. Kitaba göre bir işi anlamlı kılan üç unsur var: karmaşıklık, otonomi ve çaba ile ödül arasındaki ilişki. Bu noktada, başarının en kritik adımı olarak görülen “çok çalışmak” kavramı anlamını yitirmiyor mu? Yazarın şu ifadesi bu soruyu daha da keskinleştiriyor: “Çok çalışmak, eğer hiçbir anlam taşımıyorsa, bir tür hapis cezasıdır.” (s.124) Ne kadar da haklı, öyle değil mi? Yazar, daha iyi bir dünya için başarıyı belirleyen bu şanslı farklılıkları ve keyfi avantajları yeniden tanımlamamız, fırsat eşitliğine odaklanmamız
1000Kitap
OutliersMalcolm Gladwell · MediaCat Yayınları · 202210bin okunma
7/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 27 Nisan 2026 21:54
"A Business Proposal Vol.1" Webtoon İncelemesi Selam dostlar! Nasılsınız? Umarım iyisinizdir. Okuduğum Webtoon serisinin 1.Webtoon'unu yorumlamak için geldim. Açıkçası şu aralar yoğunluktan kaynaklı kitap okuyamıyorum. Bu yüzden biraz manga ve Webtoon okumak istedim. İnternette romantik ama günümüz kurgusu bir manga ararken bu Webtoon'a denk geldim. Toplam 124 Bölüm'dü. İlk Webtoon'un tam olarak nereyi kapsadığını bilmiyorum ama Çipiti ilk 14 bölüm olduğunu söyledi. Ben de ona güvenerek ilk 16 bölümü okuyup incelememi yapmaya geldim. Konusundan kısaca bahsetmem gerekirse, Ha-ri adında bir kızımız var. Kızımız bir şirkette çalışıyor. Fakat ailesinin restoranı kapatılınca birçok borç ve masraf Ha-ri'nin üstüne yıkılıyor. Bu yüzden kızımız nerededeyse tam zamanlı çalışmak zorunda. Ha-ri'nin arkadaşı ise çok zengin bir kız ve babası bu kızına sürekli kör randevu ayarlıyor. Zengin kızımız da bu randevulardan bıkmış durumda. Bu yüzden son randevusunun kiminle olduğunu bilmeden Ha-ri'den yardım istiyor. Ha-ri kabul etmek istemese de hem arkadaşını kırmamak hem de borçları ve masrafları karşılayacak kadar para almak adına arkadaşının teklifini kabul ediyor. Ha-ri'nin görevi randevuyu berbat edip adamı postalamak. Ama işler hiç de umduğu gibi gitmiyor. Ve bilin bakalım bu adam kim? Kızımızın çalıştığı şirketin yeni CEO'su! Sizce Ha-ri bu olaydan sağ salim kurtulabilecek midir? Benim yorumuma gelecek olursak romantik komedi tadındaki k-drama ve yaz dizilerini çok seven biri olarak ben sevdim açıkçası. Klişe gibi görünen bir konunun bu kadar saracağını düşünmemiştim. Seri 10 mangadan yani 124 bölümden oluşmakta. Okumaya devam edeceğim. Eğer sizler de benim gibiyseniz seriye bayılacağınızdan eminim. (Ayrıca kızlar ikiniz de istemiyorsanız ben Taemu'ya talibim. İşkolik ve
A Business Proposal Vol.1Haehwa · Yeondam · 202081 okunma
Reklam
Reklam