Semra Ok

Semra Ok
@1280_
Ilgaz'ın annesi
Emekli
Lise
Edirne
instagram @karabulut_ok
113 okur puanı
Mayıs 2021 tarihinde katıldı
Puan vermedi·224 syf.··
2022 6. kitabı
"İnsanda düş gücünü yok edecek bir yol bulmadıkça kazanamazsınız." M.S. 26. yüzyılda, Tek Devlet'in egemenliğindeki bir topluluğu anlatıyor Biz: İki Yüz Yıl Savaşları'ndan sonra oluşturulan yeni sistemde, çekilen duvarların ardında her yerin camla çevrelendiği şeffaf bir ortamda yaşayan; insanlara isimler yerine numaraların verildiği; yemeden içmeye, yatmadan kalkmaya kadar tüm düzenin Zaman Tablosu'yla belirlendiği; müziğin fabrikalarda üretildiği; doğumun üretim amacıyla yapıldığı, doğan bebeğin devletin elinde şekillendiği; içinde "duygu" barındıran hiçbir öğenin olmadığı; düş gücünün, mutluluğun salgın hastalık olarak görüldüğü; tek tip giyildiği, tek bir gazetenin okunduğu vd. denetim altında tutulan totaliter bir düzen. Tek Devlet'in başında "sayı" diye adlandırılan kişilerce adeta Tanrılaştırılmış Velinimet oturmaktadır. Kahramanımız D-503 de bu toplulukta yaşayan, İntegral adı verilen uzay gemisinin baş mühendisidir. "Matematiksel olarak doğrulanmış mutlak mutluluğu" getirmek için dizayn edilen gemiyle diğer gezegenler ele geçirilmek istenmektedir. Fakat, D-503 E-330'a tutulur. Bu tamamıyla düzene aykırı bir durumdur. "Özgürlük yanlısı" E-330'un çekilen duvarların ardındaki topluluklarla bağı vardır. Onlarla birlikte İntegral'i ele geçirip Tek Devlet'i ortadan kaldırmak için D-503'le yakınlaşmıştır. Sonrası mı? Kitap içinde, düş gücünü ortadan kaldırmaya yönelik operasyonlar; Tek Devlet adına düzenlenen kurban sunma ayinlerinde Velinimet'in makinesindeki halka açık infazlar; pembe bilet karşılığında aşktan, sevgiden, zevkten uzak cinsel birliktelikler; devletin güvenliğini korumak için oluşturulan gaz odaları; polis sisteminin karşılığı olan Koruyucular; Birlik Günü adı verilen seçim şöleni vd. çok etkileyici sahneler yer alırken, Orwell'in 1984 ve Huxley'in
1000Kitap
BizYevgeni İvanoviç Zamyatin · Ayrıntı Yayınları · 201811,9bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·139 syf.··
2022 5. kitabı
"Çok alâmetler belirdi, vakit tamamdır. Haram sevaboldu, sevap haramdır." Nâzım Hikmet Karanlık "modern" bir çağda yaşıyoruz, insanlığımızı her gün biraz daha sorguladığımız, "kötülüğün normalleştiği" bir çağda. Kaostan beslenenler; çocuklara, hayvanlara, doğaya yapılan akıl almaz eziyetler nefes almamızı zorluyor. Boğuluyoruz. Peki tüm olan bitenleri neden sadece izliyoruz? Neden sesimiz daha gür çıkmıyor? Neden hep ölüm uykusundayız? İşte bunun gibi birçok soruyu sorgulayan bir kitap Alâmetler Kitabı. Tekinsiz sokaklarda, cezaevi koğuşlarında, lüks otelin koridorlarında, 14 yaşındaki çocuğun mülteci yüreğinde, çalınmış hayatların derinliklerinde gezdirirken yazar çığlıkları duymamak mümkün değil. Çaresizliğin, ötekileştirmenin, acının rengiyle yüzleşmemek de. Sade anlatımlı cümleleriyle çok sözü olan kitabın yazarı Gaye Boralıoğlu, "insanlığın gidişatına dair alâmetleri kovalıyor": Birbirinden güzel 14 öyküden sonra yaralanıyorsunuz, öfkeleniyorsunuz, ağlanacak hallere gülüyorsunuz, hatta "trenin çufçuflaması" gibi kahkaha bile atıyorsunuz. Kitabın sonunda yer alan Yükseliş adlı öyküyü Beyrut'taki büyük patlamadan sonra hayatını kaybeden Seher Fares'in ardından yazmış Boralıoğlu. Öykü kahramanının cenaze törenini mutlaka izleyin derim. Kapağındaki görsel gibi pembe hayatlar çizmeyen öykülere kulak verin mutlaka. Belki gaflet uykusundan uyanmamıza bir nebze olsun yardımcı olur.
1000Kitap
Alâmetler KitabıGaye Boralıoğlu · İletişim Yayınları · 2021220 okunma
Puan vermedi·132 syf.··
Beğendi
·
2022 4. kitabı
Köpek Kalbi, 20.li yaşlarımda okuduğum bir kitaptı. Anlam yükleyebildigim kadar okumuştum. Elimin altında epeydir durunca tekrar okumak istedim Şarik'in hikâyesini... Şarik, çerden çöpten, yemekhanelerin verdiği artıklardan beslenen sokak köpeğidir. "Proleter" bir aşçının üzerine döktüğü kaynar suyla haşlanır. Giyimi kuşamından beyefendi izlenimi veren Filip Filipoviç tarafından evine götürülüp beslenilir. Tüm bu sevecenliğin kokusu sonradan ortaya çıkar. Avrupa'da bile tanınan doktor olan Filipoviç deney peşindedir. 25 yaşlarında yeni ölmüş bir suçlunun hipofiz ve erbezlerini Şarik'e yerleştirir. "Artık köpek kalbi değil, insan kalbi taşımaktadır Şarik." Poligraf Poligrafoviç adını alacak olan köpek Şarik, yoldaş Şarikov'a evrilirken "insan haliyle profesörün hayatını cehenneme" çevirir. Bulgakov'un oldukça dramatik bir hayatı var. Kendisi de 1917 Ekim Devrimi'ni destekleyen devrimcilerden. Tıp doktoru. Yazın hayatının tamamını Stalin döneminde sürdürmüş. Rejime yönelttiği eleştiriler zamanla Stalin'i rahatsız etmiş. Kitapları yasaklanmış. O da bu yasaklar karşısında hiciv yeteneğini konuşturduğu eserler üretmiş. "Ölümüne dek edebiyat çevrelerince dışlanmasına karşın, başyapıt niteliğinde ürünler" vermiş. Yurtdışına çıkmak için yazdığı mektuplar geri çevrilmiş. 1988 yılında Heart of a Dog adıyla sinemaya da uyarlanan, "Komünistlerin küçük burjuva değerlerinin üstünde yeni bir Sovyet insanı yaratma ideallerini hicveden Köpek Kalbi" Bulgakov'un en tartışılan eserinden biri sayılıyor. 1940 yılında, ardında birçok başyapıt bırakarak Moskova'da hayatına veda eden Bulgakov'un mizah yeteneğiyle mutlaka tanışın derim. Rusça aslından çeviren: Mustafa Kemal Yılmaz.
1000Kitap
Köpek KalbiMihail Bulgakov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201925,8bin okunma
Puan vermedi·91 syf.··
Beğendi
·
2022 3. kitabı
"Tüm bu olan biten, kuşbakışıyla, yer kavgası. Ölçülüp biçilmiş dünyaya, bir başka dünya sığmıyor. Durmadan kazıyorlar, kazdıkça açılan ne yer ne yuva, derin bir ayak izi. Kuşbakışıyla oyuk dünya..." Ne hayvan, ne bitki ne de insan, Entvari (bende bıraktığı duygu) yaratık Hagrin; Körfez'de petrol bataklığına saplanmadan evvel, bir insan müsveddesinin avucunda kanadı ısırılan karabatak Şuri; babası avcı olan kız çocuğu Moy ve bir kaybolup bir görünen munçak türü geyik Cice'nin birbirini bulup Yokyer adında bilinmez bir diyara yolculuğunu anlatıyor YerKuşAğı... Yolculuğa başlamadan önce Hagrin, Moy ve Şuri'ye "içlerindeki beşeri" çözmek için "tuz" yalatır: "Gel bir dağa tırmanalım ha! Tuza varıp sizi şu yükten kurtaralım." Tuzdan sonra arınırlar. Moy'un avcı babasının evindeyken ölüme götüren korkunç yaşamını, Şuri'nin insan elinde nasıl hırpalanışını dehşetle dinlerken, ancak "tuz" çözerdi içlerindeki zehri diye duyguya kapılmamak mümkün değil. Deniz Gezgin, sonradan öğrenilen kelimelere kulağını kapamış: suyun, rüzgârın, yaprakların, yağmurun, taşın, kuşun, toprağın vd... sesini dinlemiş. Zamanı durdurmuş: geceyi gündüze katmış. Milyar, milyon yaşındaki ağaçların, kanatlıların, ilkselyosunların fısıltılarını, tarihöncesinden beşerlere duyurmuş: "Biz insanları yeniden alçakgönüllü olmaya, körelmiş hislerimizi uyandırmaya, en önemlisi de, dilin gürültüsüne kapılmayı bırakıp tekrar diğer canlılar arasındaki yerimizi almaya çağırıyor. " Çok başarılı bir yazar Gezgin. Ahraz'dan sonra okuduğum ikinci kitabı YerKuşAğı. Benim için çok değişik bir okuma oldu. Soyut anlatım zorladı. Kendimce yöntem belirleyip ikinci defa okuyunca 87 sayfalık novellanın tadına doyamadım. Verilen mesajlar fantastik, mitolojik, distopik satırlarla daha da güçlenmiş. Kolayı değil, zoru seçmiş
1000Kitap
YerKuşAğıDeniz Gezgin · Sel Yayıncılık · 2017389 okunma
10/10
·95 syf.··
Beğendi
·
2022 2. kitabı
Kitabı elime aldığımda hiç bu kadar keyifle okuyacağımı düşünmemiştim. Samimiyetle yazılmış birbirinden güzel öykülerle karşılaşıp, hem kahkaha atıp hem de boğazımın düğüm düğüm olacağını da... Bozkırda açılmış bir gül misali bütün öyküler emek emek örülmüş: "Bazısında yokluk, bazısında gariplik kokusu..." Bir çırpıda bitirdiğim kitabı öyküseverlere içtenlikle tavsiye ederken, benim gibi daha az öykü okuyanların mutlaka okumalarını, Mustafa Çiftci'yle tanışmalarını isterim. Hiç bitmesini istemesem de, "kedere neşe katarak" anlattığı hikâye kahramanlarından canım Mamay'a burnumun direği sızım sızım sevgilerimi yollayıp, Nuruş'la bir deniz kenarında buluşma umudumu içimde saklayıp, gülümseyerek kapattım kitabın kapağını...
1000Kitap
Ağlaya Ağlaya Öldük Anam BacımMustafa Çiftci · İletişim Yayıncılık · 2021749 okunma