1001 sayısı sen de herkes gibi yanıltıcısın. çarpanlara ayrılmıyormuş gibi gözüksen de senin de çarpanların var işte. saklama. dök içini. 7, 11, 13 bunlar senin çarpanların kabul et ve bir daha beni kandırmaya kalkma.
Öğretmen Günlüğüm #13
Plan bir kültürdür. Ben plan kadınıyım. Sen yaparsın, yapmazsın, yumurta kapıya gelince yaparsın; beni ilgilendirmez. Ben plan-program, düzen severim.
Reklam
İÇİMİDEKİ CANAVARLAR...
(...) “İnsanlar sabahları köpeklerini dolaştırmaya çıkaranlar gibi” dedi beyaz saçlı adam, “içindeki canavarları gezdirmeye çıkarıyor sanki bazı mecralarda!” -Gökhan Özcan, "Herkes Kendi Algısının Esiri", yenisafak.com, 13 Temmuz 2023-
gökhanözcanyazıları
HERKES KENDİ ALGI-İDRÂKININ ESİRİ
(...) Oysa bizim idrâkımızın büyük ölçüde yalnızca bizim gerçeğimiz olduğu bilgisini hatırımızda tutabilsek, başkalarının bu gerçeği bizim kadar kolaylıkla sahiplenemeyeceğini rahatlıkla anlayabileceğiz. Burası meselenin kritik noktası aslında... Bu bilgiyi hatırda tuttuğumuzda, başkalarının kendi dünyalarından bulup çıkardıkları "gerçek"leri olduğunu kabullenmiş olacağız. Ve bu kabullenme, kendimizi başkalarının yerine koyabilme kabiliyetine sahip olduğumuz anlamına gelecek. Bugün dillerden düşmeyen tabirle "empati" denen durum yâni... Daha derinlikli bir ifadeyle söylersek; algımızı kendi sınırlarımızın ve gerçekliğimizin ötesine taşıyarak, yeryüzünde bizimle birlikte yaşayan başka insanların "gerçek"lerinden de nasiplenmemiz, yani zihnî ve hissî anlamda genişlememiz, derinleşmemiz, hayatımızı başka hayatların birikimleriyle de besler hâle gelmemiz demek olacaktır bu. Katılıklarımızı, inat ve ihtiraslarımızı törpüleyecek, bizi daha anlayışlı ve insaflı kılacak, bize kendi çapımızda bilgelik katacak çok değerli bir kazanım olsa gerek bu. Bunu bir çoğumuz yapabilsek; ortada her fırsatta kavgaya tutuşmak için pek bir sebep de kalmayacak. Ve dünya, muhtemel ki çok daha yaşanabilir bir yer olacak. -Gökhan Özcan, "Herkes Kendi Algısının Esiri", yenisafak.com, 13 Temmuz 2023-
gökhanözcanyazıları
HERKESİN HAKİKATİ KENDİNE...
(...) Bugün hemen her sosyal alanda, buna sanal olanlar da dahil, kendi gerçekliğine çekemediği herkese sinirlenen, atarlanan, bu farklılığı kabullenemeyen insanlar görüyoruz. Aslında hepimiz az ya da çok böyleyiz. Bu gerilimli tablo, yine birçoğumuzun altını çizdiği meselenin çok farkında olmadığımızı ya da üstünde durmadığımızı gösteriyor. Çoğumuz ısrarla, inatla, ihtirasla bir diğerine, diğerlerine kendi gerçekliğimizi giydirmek istiyoruz. Onun farklı beden ölçüleri olduğunu dikkate almadan; yâni "gerçek" dediğimiz şeye kendi tabiatı, kapasitesi, hissiyatı ve kabiliyeti ile bakmakta olduğunu, bizim gördüğümüzü bizim gibi görmediğini, göremeyeceğini, dolayısıyla onun böyle bir "gerçek"i olmadığını hiç hesaba katmadan... Dolayısıyla kendimize yakıştırdığımız elbise başka birine uymadığında, dar ya da bol geldiğinde, üstünde iğreti durduğunda, kendimize yakışır bulduğumuz şeyler başkalarına bizim gibi yakışmadığında isyan ediyor, hatta çoğu zaman kontrolü ve insafı kaybediyoruz. -Gökhan Özcan, "Herkes Kendi Algısının Esiri", yenisafak.com, 13 Temmuz 2023-
gökhanözcanyazıları
HERKESİN "GERÇEK" İDRÂKI KENDİNE...
İnsanın bir dünyası var ve o dünya algısının biriktirdikleri ile inşâ oluyor. Yine idrâkının kapasite ve sınırlarıyla sınırlı... Gerçek dediğimiz şey dahi buna dahil... Aslında her birimiz "gerçek" derken kendi gerçekliğimizden çıkardığımız bir "şey"i kastediyoruz. İnsan sayısı kadar çok, birbirinden farklı ve bazen birbirine hiç benzemeyen "gerçek" var yâni dünyada. Dolayısıyla başka insanların bizim "gerçek" dediğimiz şeyi bizim gibi idrak etmesi, öylece kabul edip yaşaması da mümkün değil. -Gökhan Özcan, "Herkes Kendi Algısının Esiri", yenisafak.com, 13 Temmuz 2023-
gökhanözcanyazıları
Reklam
Reklam