Bugünlerde umutsuzluk
var: boyumdan büyük işlere giriştim galiba. Şimdi geri dönmesi
de zor. Bu yüzden görünüşte bir şeyler olmak için çabalıyorum.
Ne olursa olsun bana saygı göstermelerini istiyorum.
Ben de
kimsenin samimiyetine inanmıyorum. Sen yanılmışsın babacığım. Beni de yanılttın. Sessiz faziletlerin heykeli dikilmiyor. Daha
başka ölçüler var; daha doğrusu her zaman varmış da biz bilmiyormuşuz. Özellikle ülkemizde durum böyle. Sen de artık öldün,
durumu düzeltmek mümkün değil. Ben bu hatadan sıyrılmağa çalışıyorum.
Belki bir yaşantıyı sonuna kadar
sürekli izlemenin, bitirmenin, bir çeşit ölmek olduğunu hissediyor. Yarım yaşantılar sürdürerek, bütün ölümlerden kaçıyor.
Artık ezilmek istemiyorum. Bundan kurtulmalıyım. yani ezilme duygusundan. Bir resim, bir kitap mesela yazmayı düşündü ğüm kitap gibi kalmalı bu duygu. Tatlı, tatlı acıtmadan...