Aynur Demirdirek 'in Osmanlı Kadınlarının Hayat Hakkı Arayışının Bir Hikayesi adlı eserini bir kitapçıda gezerken tesadüfen görüp satın aldım. İmge Kitabevi Yayınları tarafından Ocak 1993'te yayımlanan ve 136 sayfadan oluşan bu kitap, kadın tarihi alanında dikkat çekici bir çalışmadır.
Eserde, Osmanlı kadınlarının toplumsal hayatta aktif rol oynadıkları ve kadın hakları mücadelesinin Cumhuriyet öncesine uzanan bir geçmişe sahip olduğu anlatılmaktadır. Kitabın en dikkat çekici yönü, kadınların kendi yazıları ve görüşleri aracılığıyla seslerini duyurmasıdır. Bu sayede kadınların toplumsal değişimin önemli bir parçası olduğu görülmektedir.
Kitapta dikkatimi çeken bir diğer nokta, kadınların seslerini duyurdukları süreli yayınların sahiplerinin ve yöneticilerinin çoğunlukla erkeklerden oluşmasıdır. Bu durum, dönemin erkek egemen yapısını göstermesi bakımından oldukça düşündürücüdür.
Eseri genel olarak beğenmeme rağmen bazı eksikleri olduğunu düşünüyorum. Kullanılan dil ve eski Türkçe ifadeler günümüz okuyucuları için zorlayıcı olabilir. Ayrıca bazı konuların daha ayrıntılı işlenmesini isterdim.
Buna rağmen eser, kadın hareketlerinin tarihsel gelişimini anlamak isteyenler için önemli bir kaynaktır. Özellikle akademik araştırma yapacak öğrenciler ve araştırmacılar için yararlı olduğunu düşünüyorum. Kadın tarihi ve toplumsal tarihe ilgi duyan herkese bu kitabı tavsiye ederim.
Kitabın adı:Cümbez'in Kızı
Yazarın adı:Ülkü Demiray
Sayfa sayısı:136
Kitabımız tek başına bir kadın hikayesi değildir.
Unutulan tarih,sosyal olaylara,kızlarımızın çığlıkları arasından bakıştır.
Adanın parçalarını, EOKA tohumlarının atılışı, İsraili kuruluşu ve kızlarımızın kaybolursun hikayesidir...
Cümbezin KızıÜlkü Demiray · Bilge Kültür Sanat · 20241,965 okunma
Çerezlik okurum diye okumaya başladığım kitabı 136 günde okumam şoku dmdmdm.
Çok iyi bir kitaptı ya. Bazı hikayeler bi' tık fazla vahşice ama onun dışında ters köşeye doydum diyebilirim. Bu tarz bir modern klasik daha önce okumamıştım açıkçası, Hasan Ali Yücel klasikler dizisinde bu örneklerin fazla olduğu biliyordum. Onları da okuruz bir ara artık.Bakın şimdi korku+kısa öyküler+klasik+ters köşe+karanlık atmosfer= bu kitap.
Merhaba kitapsever dostlarım…
Kitabın Adı- Külce
Kitabın Yazarı- Şeyda Bozkurt
Kitabın Sayfa Sayısı- 136
Bugün uzun zamandır kalemini merak ettiğim bir yazarın şiir kitabı ile sizlerle birlikteyim. İçerisinde 54 şiirin yer aldığı bu kitapta kendinizden bir şeyler bulacağınızdan şüphem yok. Yazarın dili öyle akıcı ve sade ki kendinizi şiirlere kaptırıp bir solukta okuyacaksınız.
Yazar sadece bir tema üzerinde durmamış aşk, umut, özlem, hasret, ayrılık, kadın gibi pek çok tema üzerinde durulmuş.
Yoğun okumalardan sonra şiir kitapları bana öyle iyi geliyor ki sizlere de tavsiye eder keyifli okumalar dilerim
Şiir okumayı sever misiniz? En sevdiğiniz şair ya da kitap hangisi? Yorumlarda buluşalım
Kitaptan Alıntılar
”Şiir her şeyin sustuğu yerde kalbin konuşmasıdır. İnsan, denizin dibini gördüğünde, küllerinden yeniden doğar.”
”Ne mi oldu? İçimde bir şey sustu belki. Bir söz kırıldı, bir bakış eksildi. Ya da sen eskisi gibi bakmamaya başladın dünyaya. Kim bilir… Belki de hiçbir şey olmadı ama sen her şeyi hissettin.”
”Bazen anlatılan bir başkası değildir, satırların arasında kendini bulursun.”
.
.
.
.
.
.
#okudumbitti #şiirönerisi #külce #tavyekitap #_dream_bookstore
Merhabalar efendim,bugün okuması benim için çok zor olan bir kitabın incelemesi ile geldim size.İtiraf etmeliyim ki kitabın ilk sayfalarından itibaren belliydi benim buna inceleme yazacağım.Nedenini inceleme içerisinde açıklamış bulunacağım zaten,o hâlde bölumlerimizi tanıtmaya geçelim,isteyen istediği adrese yönelsin
1.BÖLÜM:Neden Bu Kitap?
2.BÖLÜM:Kitaba dair az buz spoiler içerebilen yorumlarım
3.BÖLÜM:Elçiye zeval olmaz mı?
4.BÖLÜM:Kapanış
1.BÖLÜM
Sudenaz birçok türde kitap okumayı sever,hatta buna özellikle dikkat eder.Yani aslında dönüp "Sudenaz bunu okumaz ki" diyebileceğimiz kitap sayısı oldukça azdır.Bu kitaba gelirsek...Bu kitapla herhalde yan komşumuz,biricik ablam,yağlamaya fısıldayan kadın olmasaydı baksam da görmeyip diğer kitaplarla ilgileneceğim bir kitap olurdu.Geçen sene bu zamanlar ona okuduğum kitaptan,kitaptaki sömürgeden bahsetmiştim.O da "aaa demek bu konulara ilgilisin,o zaman bunu çok beğenirsin" dediydi.Alış,o alış.
2.BÖLÜM
Genelde bu bölüme içten içe bir sevinçle gelirim,"hadi yazalım bakalım kıvamında" fakat buna...buna yorum yazmak o kadar zor ki.Karşımda bir arkadaşım olsa ve ona anlatsam çok kolay olurdu halbuki.Çünkü yapacağım şey ağzıma geleni söylemek " ha bir de..şu vardı" diyip örneklendirmek olurdu.Kesinlikle kafa karıştırıcı ama sohbet için garipsenmez,hatta arkadaşımın anlık tepkileriyle güzel bir diyalog olurdu.Velhasıl şu an yazacaklarım oldukça karışık ve hebele hübele sinirden ne diyeceğini şaşırmış vaziyette gelebilir.Beni okurken en çok zorlayan bu olayın gerçek hikâye olarak aktarılması.Zorlandığım kısımlarda tabii ki sömurgenin vahşeti ve gerçeği var fakat ondan ziyade neyin ne kadar gerçek olduğunu bilmememden kaynaklanıyor.Belki karakterler gerçektir fakat o diyaloglar,o betimlemeler...Aman Allah,bu konuda akıllara