Damla Oytun

Damla Oytun
@didaydidayday
2025 ve Sonrası - Okuduklarım ve Altını Çizdiklerim Nota Bene | Kendime Notlar
Puan vermedi·344 syf.··
2026 19. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 17:48
Ah, Sybil. Canım Sybil. Ben Sybil'ı çok sevdim, o kadar gerçek bir karakter ki... Zor bir kadın belli, biraz kibirli ama yumuşak kalpli de. Yeri geldiğinde komik ama bir yandan çok da kırılgan. Zaman zaman insanları kendinden uzaklaştırıyor; bazen en yakınlarına en uzak, yabancılara ise sevecen. Ve bence bu çok insani, o yüzden bu kadar gerçek ve yaşadığını hissettiğim bir karakter, böyle biri bu evrende bir yerlerde kesin var bence. Kendimle bazı benzerlikler gördüğümü de itiraf etmeliyim. Bir defa yazmayı seviyor, yazıyla düşünen ve yaşayan biri, ben de zaman zaman kendime mektuplar yazıyorum :) İster yüzleşme ister iyileşme aracı olsun kendine mektup yazmak güzeldir bana göre. Dışarıdan öyle bağımsız ve güçlü görünürken aslında içinde çok hassas bir yan taşıması. İnsanlarla derinlikli bağlar kurmak istemesi, yüzeyselliği onu tatmin etmemesi. Yalnızlığını sevmesi ama bir yandan yakınlık da istemesi, duvarlarını belki kolay indirememesi. Hepsi hepsi çok tanıdık. Huysuz ve tatlı kadın Sybil'ı ben çok sevdim, kendisi sanki hep aklımın bir köşesinde kalacak.
MuhabbetVirginia Evans · April Yayıncılık · 2026148 okunma
Reklam

Damla Oytun

, bir kitabı okumaya başladı
Florence Knapp
8.1/10 · 440 okunma

Damla Oytun

, bir kitap okudu
Puan vermedi·344 syf.··
3 günde okudu
·
2026 19. kitabı
Virginia Evans
8.8/10 · 148 okunma

Damla Oytun

, bir kitap okudu
Puan vermedi·452 syf.··
10 günde okudu
·
2026 18. kitabı
Simone de Beauvoir
8.3/10 · 105 okunma
Puan vermedi·452 syf.··
2026 18. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 09:46
* yahuu içim dışım krep oldu, krep krep krep... bayılacağım krepten.. 136. sayfadayım, n'apsam? şimdi senden vaz mı geçmeli? krep yapıp kitaba devam mı etmeli? bilemiyorum... ** Kitabı bitirdikten sonra yorumumu güncelliyorum - 24/06/2026 : Kitabın bana kazandırdığı bir kelime "erlebnisse" (kalp emojisi) Tanımı söyle geçiyor; Almanca bir kelime olan Erlebnis, "yaşantı" veya "deneyim" anlamına gelir. Sadece dışarıdan görülen sıradan bir olaydan ziyade, bizzat kişinin başından geçen, onda derin izler bırakan veya onu derinden etkileyen deneyimleri ifade etmek için kullanılır. Şimdi iki entelektüel insanın, varoluşçuluğun devlerinin, devlerin aşkının :) mektupları bu kadar sığ olur mu diye düşünüyor insan. Sonra biraz düşününce aklıma başka sorular geliyor; bu iki insan sevgili mi, eş mi? Ruh arkadaşı mı? Yoksa birbirlerinin yaşamlarının tanığı mı? Erlebnis kelimesini de düşününce birbirlerinin "hayat tanığı" diyebiliriz, her anını, her dakikanı birlikte yaşamasan da paylaştığın bir insan, hiç sıkılmadan anlatmak ve dinlenilmek ve hiç bıkmadan da karşındakini dinleyebilmek, bana bu çok kıymetli geliyor, çünkü herkesle olmuyor bu paylaşım, bulunca bırakmamak gerek. Bu iki insanın mezar taşlarını gördünüz mü peki? Hayatları boyunca birbirleriyle her anlarını paylaşıp da hiç aynı evi paylaşmamış iki insandan söz ediyoruz. Ve şu an isimleri tek bir mezar taşında alt alta yazılı. Bu beni çok etkiliyor nedense, Paris'e tekrar yolum düştüğünde onları ziyaret edeceğim mutlaka. Fazla mı romantiğim?
Sartre’a Mektuplar-I: 1930-1939Simone de Beauvoir · Alfa Basım Yayım Dağıtım · 2022105 okunma
Reklam