* yahuu içim dışım krep oldu, krep krep krep...
bayılacağım krepten..
136. sayfadayım, n'apsam? şimdi senden vaz mı geçmeli? krep yapıp kitaba devam mı etmeli?
bilemiyorum...
** Kitabı bitirdikten sonra yorumumu güncelliyorum - 24/06/2026 :
Kitabın bana kazandırdığı bir kelime "erlebnisse" (kalp emojisi)
Tanımı söyle geçiyor; Almanca bir kelime olan Erlebnis, "yaşantı" veya "deneyim" anlamına gelir. Sadece dışarıdan görülen sıradan bir olaydan ziyade, bizzat kişinin başından geçen, onda derin izler bırakan veya onu derinden etkileyen deneyimleri ifade etmek için kullanılır.
Şimdi iki entelektüel insanın, varoluşçuluğun devlerinin, devlerin aşkının :) mektupları bu kadar sığ olur mu diye düşünüyor insan. Sonra biraz düşününce aklıma başka sorular geliyor; bu iki insan sevgili mi, eş mi? Ruh arkadaşı mı? Yoksa birbirlerinin yaşamlarının tanığı mı? Erlebnis kelimesini de düşününce birbirlerinin "hayat tanığı" diyebiliriz, her anını, her dakikanı birlikte yaşamasan da paylaştığın bir insan, hiç sıkılmadan anlatmak ve dinlenilmek ve hiç bıkmadan da karşındakini dinleyebilmek, bana bu çok kıymetli geliyor, çünkü herkesle olmuyor bu paylaşım, bulunca bırakmamak gerek.
Bu iki insanın mezar taşlarını gördünüz mü peki? Hayatları boyunca birbirleriyle her anlarını paylaşıp da hiç aynı evi paylaşmamış iki insandan söz ediyoruz. Ve şu an isimleri tek bir mezar taşında alt alta yazılı. Bu beni çok etkiliyor nedense, Paris'e tekrar yolum düştüğünde onları ziyaret edeceğim mutlaka. Fazla mı romantiğim?