Şahsi kanaatim…
Ben uyurken “Bizim Çocuklar” 2-0 yenilmiş. “Neyse ellerinden geleni yapmışlardır” derken önüme bir paylaşım denk geldi ve yorumları okuma gafletinde bulundum. “Yahu bu insanlar ne yaşıyor, ne kadar kötüler, ne kadar küfürbaz, ne kadar iğrençler” dedim… Adamlar elinden geleni fazlasıyla yapsalar da, yine de memnun olmayan, hiç acımadan karalayan, küfreden, linçleyen bir grup her zaman çıkıyor… Üzücü bee… Tabi ki isteriz ülkemiz her alanda en güzel başarıları elde etsin ama oyuncularımızın da insan olduğunu unutmamak lazım. “Zaman, insanlar arasında döndürülür. Başarı ve başarısızlık art arda gelir(Al-i İmran 140)”. Bazen iyi olur bazen kötü… İyi günde her şey harika iken kötü gün gelince de bu kadar çirkinleşilmemeli… Hem bilemezsin “Hoşuna gidende şer, hoşuna gitmeyende hayır olabilir, bunu Allah bilir(Bakara 216).” Biraz takdir etmeli, biraz sakin ve edepli olmalı, yaşanan iyi günleri düşünüp vefalı olmalı ve en önemlisi başarılar ile başarısızlıklar gözü dönüp insanlığını yitirecek kadar abartılmamalı vesselam…
💧 Evrendeki En Büyük Su Rezervlerinden Biri Bir Gezegende Değil! Yaklaşık 12 milyar ışık yılı uzaklıkta bulunan APM 08279+5255 adlı bir kuasarın çevresinde, astronomlar devasa bir su buharı bulutu keşfetti. Bu bulutun içerdiği su miktarı, Dünya’daki tüm okyanuslarda bulunan sudan yaklaşık 140 trilyon kat daha fazla. Sistemin merkezinde ise Güneş’in yaklaşık 20 milyar katı kütleye sahip süper kütleli bir kara delik bulunuyor. Bu kara delik öylesine büyük bir enerji yayıyor ki çevresindeki gaz ve toz bulutlarını milyonlarca yıl boyunca etkileyebiliyor. Buradaki su, okyanuslar veya göller halinde değil; yüzlerce ışık yılı boyunca uzanan dev bir su buharı bulutu şeklinde bulunuyor. Daha da ilginç olanı, bu buluttan gelen ışık yola çıktığında evren yalnızca yaklaşık 1,6 milyar yaşındaydı. Bu da suyun, evrenin çok erken dönemlerinde bile bol miktarda bulunduğunu gösteriyor. Bu keşif, Dünya’nın özel olmadığı anlamına gelmiyor. Ancak suyun evrende düşündüğümüzden çok daha yaygın olduğunu gösteriyor. Evrene her baktığımızda, sandığımızdan çok daha büyük ve şaşırtıcı bir gerçekle karşılaşıyoruz.
Bilim
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
140 sayfa kitabı 2 haftada anca bitirebildim. Werther'cim vıyır vıyır ne baydın be ablam
S:140
Sekiz Fazilet ve Ayıp Hu Jintao'nun modern Çin felsefesine katkısı, partiden hiç söz etmeyen sekiz kuraldan oluşuyor: 93. Vatanını sev, vatanına zarar verme. 94. Halka hizmet et, asla ihanet etme. 95. Bilimden şaşma, cehaletten uzak dur. 96. Çalışkan ol, işten kaçma. 97. Birlik ol, başkalarına yardım elini uzat, başkasının hilafına kazanç elde etme. 98. Dürüst ve güvenilir ol, kazanç için ahlakı feda etme. 99. Disiplinli ve kanunlara saygılı ol, kaotik ve kanunsuz olma. 100. Gösterişsiz yaşa, sıkı çalış, lüks ve sefahate kapılma. Çin Nasıl Çin Oldu? Jonathan Clements
Alıntı
Yapısal krizleri aşmanın yolu, eski dönemin kavgalarını sürdürmek değil, oyunun kurallarını kökten değiştiren yeni bir teknolojik ve endüstriyel vizyon ortaya koymaktır. Siyaseti sığ iç polemiklerden çıkarıp "Tayvan Modeli" gibi vizyoner bir kalkınma ve güvenlik doktrinine oturtmak, hem ekonomik darboğazı çözecek hem de ülkeye küresel ölçekte yapısal bir dokunulmazlık kazandıracak bir hamledir. Tayvan, hamasi söylemlerle değil, küresel tedarik zincirinin merkezine yerleştirdiği TSMC (Taiwan Semiconductor Manufacturing Company) sayesinde bağımsızlığını ve stratejik değerini koruyor. Dünya, gelişmiş yarı iletken çiplerin %90'ından fazlası için bu adaya muhtaç. Bu bağımlılık, Tayvan için askeri bir ittifaktan çok daha güçlü bir "jeopolitik kalkan" yaratıyor. Türkiye için bu modelin karşılığı, sadece montaj sanayii veya yazılım ihracatı olamaz. Küresel ekosistemin vazgeçemeyeceği, yapay zeka çağının kritik bir bileşeninde (örneğin gelişmiş çip paketleme, özel yapay zeka donanımları veya kuantum güvenli altyapılar) vazgeçilmez bir uzmanlık merkezi haline gelmektir. Yapay zeka yatırımları denince akla genellikle sadece kodlar, algoritmalar ve yazılımlar geliyor; oysa madalyonun arkasında devasa ve acımasız bir fiziksel gerçeklik var: Veri Merkezleri (Data Centers). Yapay zeka modellerini eğitmek ve çalıştırmak (inference), her geçen gün katlanarak büyüyen bir elektrik enerjisi gerektiriyor. Uluslararası Enerji Ajansı'nın projeksiyonlarına göre, küresel veri merkezlerinin enerji tüketimi 2030'a kadar neredeyse Japonya'nın yıllık elektrik tüketimine eşdeğer bir seviyeye ulaşacak. Bugün Türkiye'de de veri merkezlerinin kurulu gücü hızla artıyor (2030'da 140 MW'ın üzerine çıkması bekleniyor) ancak bu büyüme mevcut elektrik şebekesinin sınırlarını zorluyor. Enerji arzını
1000Kitap