Münzevi

Münzevi
@Aydan_n
Ön lisans
3 okur puanı
Şubat 2026 tarihinde katıldı
Düştü can evime dördüncü cemre Dünyayı üçüncü gözümle gördüm. Dört yüz seksen beş gün çekti bir sene On altıncı aya takvimsiz girdim.Aynalara baktım korku gösterdi Saatler her sabah kırkı gösterdi Namlular, nişanlar Türkü gösterdi Hayatım boyunca hedefte durdum.Gül sundum yediler, koklamadılar Armağan can verdim saklamadılar Gittim... gelir diye beklemediler Kaybolan gölgemi yollara sordum.Getirdim yanıma ayı bir karış Ölçtüm ki dağların boyu bir karış Şehiri bir adım, köyü bir karış Damlada denizdir en küçük derdim.Savurdum, eledim, seçtim zamanı Yaprak yaprak, tel tel açtım zamanı Haftada üç asır geçtim zamanı Nereye gittimse zamansız vardım.Yırtıldı ruhlara çizdiğim resim Yazık, kulaklara sığmadı sesim Yaşadığım şimdi beşinci mevsim Çağın çilesini sırtıma sardım.(Beşinci Mevsim) Abdurrahim Karakoç
Şiir
Reklam
💧 Evrendeki En Büyük Su Rezervlerinden Biri Bir Gezegende Değil! Yaklaşık 12 milyar ışık yılı uzaklıkta bulunan APM 08279+5255 adlı bir kuasarın çevresinde, astronomlar devasa bir su buharı bulutu keşfetti. Bu bulutun içerdiği su miktarı, Dünya’daki tüm okyanuslarda bulunan sudan yaklaşık 140 trilyon kat daha fazla. Sistemin merkezinde ise Güneş’in yaklaşık 20 milyar katı kütleye sahip süper kütleli bir kara delik bulunuyor. Bu kara delik öylesine büyük bir enerji yayıyor ki çevresindeki gaz ve toz bulutlarını milyonlarca yıl boyunca etkileyebiliyor. Buradaki su, okyanuslar veya göller halinde değil; yüzlerce ışık yılı boyunca uzanan dev bir su buharı bulutu şeklinde bulunuyor. Daha da ilginç olanı, bu buluttan gelen ışık yola çıktığında evren yalnızca yaklaşık 1,6 milyar yaşındaydı. Bu da suyun, evrenin çok erken dönemlerinde bile bol miktarda bulunduğunu gösteriyor. Bu keşif, Dünya’nın özel olmadığı anlamına gelmiyor. Ancak suyun evrende düşündüğümüzden çok daha yaygın olduğunu gösteriyor. Evrene her baktığımızda, sandığımızdan çok daha büyük ve şaşırtıcı bir gerçekle karşılaşıyoruz.
Bilim
"Bilgin ol ki; insanları "büyük" görme... Bilge ol ki; insanları "küçük" görme..."
İnsan ve Hayat
Lalelerin koparıldıktan sonra bile iki üç santim uzadığını öğrendim bugün.. Ve aklıma şu dizeler geldi: “Acı içindeyken bile zarifsin, İçin acırken bile ümitli...”
Alıntı
İKRA Orijinali Allah olan bir kelimeyi Tanrı olarak veya Rab kavramını Allah olarak değerlendirip, algılarsak, ayetin bütünde işaret ettiği mananın orijinalinden uzaklaşır. Ayet ile işaret edilen ile alakası olmayan ifadelerle karşılaşırız. Çünkü “Allah” ile tek, ahad olan varlık, “Rab” ile varlıktaki terkipsel yapı, “Hu” ile varlığın öz’ündeki tek’lik boyutu, “Tanrı ve İlah” ile kendi varlığın dışında, yukarıdan evreni yöneten ayrı bir varlık ifade edilmektedir. Kur’an’ın indirilen ilk ayetindeki “İkra”(oku) emrini de orijinal yazılımı ile deşifre ettiğimizde, bir kitabın sahifelerinin okunmasından bahsedilmediği açıkça anlaşılmaktadır. “İkra’bismi rabbikellezî halak” “Yaratan Rabbinin adı (hakikatin olan kuvveler) ile oku!” (Alak suresi/1) Öz’lerindeki hakikat bilgisinin kodlarını deşifre ederek, kıraat (okumak) sureti ile “İkra” emrini gereği gibi yerine getirebilenler bilinçlerinde bu bilgileri algılanır, bilinir hale getirmek için fıtratında var olan kuvveleri (Allah esmalarını) kullanırlar. Ayette özellikle“kara’a” kökünden gelen kâinatı okumak, keşfetmek, düşünmek ve anlamaya çalışmayı ifade eden göz ile değil, akıl, zihin ile okumayı ifade eden kıraat “ikra” kelimesi kullanılmış, kitap okuma (taklidi, itaat) anlamında olan “tilavet” kelimesi kullanılmamıştır. Kur’an’ın ilk inen ayetindeki “oku” emrinin, önümüzdeki bir metinden satırları okumak (tilavet)kelimesi ile değil de, özellikle kıraat (ikra) şeklinde belirlenmiş olması, son derece ilginçtir. Çünkü yazılı bir metni göz ile okuyarak kelimeleri tekrarlamak “İkra” (kıraat) değildir.
Din
Reklam