Derya.

Derya.
"Okuyan biri ölmeden önce binlerce hayat yaşayabilir. Okumayan biri ise tek bir hayat yaşar."
17. yüzyılda lanetli bir gemi: Amat
10/10
·239 syf.··
2025 45. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 25 Ağustos 2025 00:07
Fantastik ve Osmanlı mı? Mmm en sevdiğim. (⁠⁠ꈍ⁠ᴗ⁠ꈍ⁠) Anar'ın Puslu Kıtalar Atlası'nı 4-5 sene önce okumuştum. O da Osmanlı'da da geçen fantastik bir olaydı ve tadı damağımda kalmıştı. Bu yazara özlem duydum ve Amat'ı okuyayım dedim. Amat geminin adı ve "gerçek" anlamına geliyor. A'yı çıkardığımızda geriye "mat" kalır yani "ölüm". :O:O:O Lanetli bir gemi, günahkar mürettebat, sularda karşılaşılan olaylar ve ölümsüzlüğün sırrını bulmaya çalışan Kırbaç Süleyman. Gemiyi Nuh Usta yapmış. Geminin kaptanı Diyavol Paşa. Yani "diabol/devil" anlamına gelen "şeytan". :O Bu kitabı her gün yaklaşık 50 sayfa okurken bir kırılma noktam oldu. O da mürettebattan birinin yaptığı şuna benzer çıkarımdı: "Bu gemi 247 meşe ağacından yapılmış. Biz de bu gemide 247 kişiyiz." Ve bu sözden sonra tam 5 saat okuyarak gece 12'ye doğru bu kitabı bitirdim. Ne denilebilir ki İhsan Oktay Anar yine yapmış yapacağını.
Edebiyat
Amatİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 20256,8bin okunma
Reklam
Bağ ve kaplumbağalar
8/10
·368 syf.··
2025 37. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 09 Temmuz 2025 23:29
Baykurt; üzüm bağlarına hasret kalan Tozak köylülerini, onların yaşamlarını, Alevi geleneklerini anlatıyor. Bu köylüler el ele verip köyün altındaki kıraç toprağa üzüm bağı yapmaya karar veriyorlar. Arazi köylüler arasında parsel parsel paylaşılıyor. Gece gündüz, çoluk çocuk kıraç toprağı temizliyorlar ve bağı yapıyorlar. Ve devlet ne yazık ki bunu fark ediyor ve köylüler kanunla karşı karşıya kalıyorlar...
Edebiyat
KaplumbağalarFakir Baykurt · Literatür Yayıncılık · 20064,663 okunma
Her çağa uyan bir distopya...
10/10
·132 syf.··
2025 48. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 31 Ağustos 2025 19:27
Z VİTAMİNİ (1959) Distopik kısa bir roman. Bu eserden sonra Atsız, nasıl hapis cezası almadı muamma. Resmen topa tutmuş herkesi :):):) Atsız, bu kısa romanında devlet başkanlığını bırakmak istemeyen İnönü'yü eleştiriyor. İnönü bu inadıyla "z vitamini" denilen ilaç sayesinde 2000 yılına kadar yaşamış. Atsız; İnönü'yü, Falih Rıfkı Atay'ı, Hasan Ali Yücel'i, Kazım Özalp ve diğerlerini resmen mizahi bir dille topa tutmuş. Ve devlet kadrosuna yabancıları sokmakla eleştirmiş ki adlara hele ki soyadlara dikkat: Mişon Küpdoldurur, Bro Haso Tello, Pavlaki Özoğuzer, Salamon Türker, Karabet Şapşalyan ve diğerleri... İnönü'yü ultra anti Türklükle eleştirmiş ve Atatürk'e benzemeye çalıştığını sayılarla soyadı ve yeni harf devrimi yaptığıyla ispata çalışmış. Devletin eğitim, sağlık, askeri ve yönetim birimlerini topa tutmuş. O kadar güzel topa tutmuş ki çok güldüm kitabı okurken. :) :) :) DALKAVUKLAR GECESİ(1941) Atsız, bu kısa romanında Atatürk'ün yanındaki dalkavukları anlatıyor. Atsız, eserde Hitit Uygarlığı'nı kullanarak dönemi eleştirmiş. Eserde hükümdar ve ona yağ çeken vezirleri anlatıyor. Eserde oldukça yer edinen şarapla da gerçeği görmeyip sarhoşluk halinde olunduğunu, tatlı sözlere kanıldığını ve toplumsal çürümeyi sembolize etmiş. Ve yine devlet kadrolarına yabancıların sokulmasının devleti yıkıma götüreceğini bize anlatmış. İşini alnının akıyla yapan, hükümdara peşkeş çekmeyen gerçek Hititli devlet görevlisinin ise yağcı vezirler tarafından ayağının kaydırıldığı gerçeğini gözler önüne sermiş.
Edebiyat
Dalkavuklar Gecesi Z VitaminiHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken Neşriyat · 20238,8bin okunma