Alex Schulman’ın 17 Haziran kitabını, sınavlarımın olduğu bir dönemde biraz nefes almak, başka bir dünyaya yelken açmak için okudum. Gerçekten çok derinden etkiledi beni ve kendi çocukluğuma döndüm, yaşadıklarımın bugünki bendeki etkilerini uzun uzun düşündüm kitap bittikten sonra. Uzun bir süre kendi çocukluğuma dalıp gittim. Geçmişten kalan, unutulmuş cümleler yankılandı zihnimde. Kurgusu ve akıcılığını başarılı buldum, betimlemeler olayın içerisinde hissetmem için yeterliydi.
Geçmişe bir kapı aralarken aynı zamanda geçmişimizin şimdimize ne kadar büyük etkileri olduğunu, bizi biz yaptığını, zihnimizde puslu bir köşedeki bir anın bizim için nelere mâl olabileceğini çok güzel bir kurguyla göstermiş yazar bize. Kıyıda köşede kaldığını sandığımız bir anın hayatımızı tepetaklak edebileceğini, çocukluk travmalarımızın yetişkinlikteki asıl benliğimizi oluşturduğunu somut bir örnekle gözler önüne seriyor yazar. Ana karakterimizin yaşadığı sorunu çözmeye çalışırken eş zamanlı olarak geçmişi eşeleyerek asıl yanıtlarını bu şekilde alması, eminim ki okuyan herkesi derinden etkileyecektir.
Wattpad hikayem 2022 yılına dayanıyor.. 700 küsür takipçili gününün 23 saatini Wattpad'de geçiren o dönemde yemek yemekten kesilen, ailesiyle sosyalleşmeyen, tek hayatı kitap okumak, kitabın
17 gün mü? Yazıklar olsun bana :)
Maalesef yoğunluktan dolayı bu şaheser kitabı uzun bir süre de okudum. Ama tadını ve zevkini alarak okumuş oldum. Yıllarca duyduğum isim Jane Eyre! Kim bu kadın yahu? Hep merak etmişimdir. Jane ebeveynlerini kaybetmiş hanım bir kız. Yalnız geveze ve dili biraz uzun. Yengesinin yanında kalıyor ama bu hanım kızı istemiyorlar. Kendi başının çaresine bakmaya çalışıyor. Bakıyor da. Sonra tabii her genç kızın illeti aşka düşüyor. Aşık olduğu adam kendinden 20 yaş büyük. Maşallah.. Bence aşkta yaş önemli değil. Tabii 20 biraz fazla mı ona siz karar verin. Bir kızın, kadının yaşadığı zorlukları anlatıyor eser. Muhteşem bir kitaptı...
Gönlünün, canının bütün gücüyle hissettiği bir aşkı böyle bir armağanı istemeyen, değerini bilmeyecek olan birine verme ...
Dili akıcı, basit ve yalın bir kitap. Herkesin kolaylıkla okuyup beğenebileceği türden. Malma istasyonu, hayatta kalanlar ve 17 Haziran kitaplarının yazarı. Malma istasyonunu çok beğenince bütün kitaplarını okuduğum bir yazar.
17 Haziran, Vidar isimli karakterin çocukluğuna inip, o günü hatırlamaya çalışması ve travmalarıyla yüzleşmesini konu alıyor. Bir oturuşta 50 sayfa okuyabileceğiniz bir kitap. Sonlara doğru daha bi akıcı oluyor.
Sanırım malma istasyonunu daha çok beğenmiştim. Yazarın başyapıt kitabı o olabilir bence. Fakat, 17 Haziran kitabı ise yabana atılacak bir kitap değil. Önce malma istasyonu sonra 17 Haziran kitaplarını okursanız çok beğeneceğinizi düşünüyorum.