Sonra da, dediğine göre, toplum kafa dengi insanların oluşturduğu, bağımsız, özerk topluluklara bölünecekti; şu anda kulüplerde, kiiliselerde, siyasi partilerde olduğu gibi. Devrimin ardından insanlığın bütün entelektüel, sanatsal, spiritüel faaliyetleri bu gibi "özgür birlikler" sayesinde sürdürülecekti; romantik roman yazarlarını romatik roman okumayı sevenler, izlenimci ressamları izlenimci resimlere bakmayı sevenler destekleyecekti; aynı şey vaizler, bilim insanları, editörler, oyuncular ve müzisyenler için de geçerli olacaktı. Çalışmak, resim yapmak, dua etmek isteyen biri onu destekleyecek birilerini bulamazsa, gerektiği kadar çalışarak kendi kendini destekleyebilecekti. Şu anda da durum aynıydı ama rekabetçi ücret sistemi insanı yaşamak için sürekli çalışmaya zorlarken, ayrıcalıkların ve sömürünün ortadan kaldırılmasından sonra günde bir saat çalışarak gereken parayı kazanabilecektik. Aynca şu anda sanatı takip eden kitle ticari savaşta kazanmanın bedelini ödeyerek yozlaşmış ve bayağılaşmış bir azınlıktı; bütün insanlık rekabet denen kabustan kurtulduğunda ortaya çıkacak entelektüel ve sanatsal faaliyetlerin nasıl şeyler olacağınıysa şu anda tahayyül bile edemezdik.