PROMETHEUS

PROMETHEUS
Bilge kendi kendisiyle yetinir. (Seneca)
Ama daha da kötüsü vardı. Otuz yıldır aynı dükkanda ça­lışıp beş para biriktirememiş bir zavallıyla konuşmaya başlı­yordunuz; her sabah altıda evden çıkıp bir makinenin başına geçmiş ve gece döndüğünde yorgunluktan üstündekileri bile çıkaramamış; hayatında bir haftalık tatil yapmamış, seyahat etme­miş, macera yaşamamış, hiçbir şey öğrenmemiş, umut etmemiş biriyle - adama sosyalizmi anlatmaya başladığınızda bumunu çekip diyordu ki: "Beni ilgilendirmez, ben bireyciyim!" Sonra da tutup size sosyalizmin "vesayetçilik" olduğunu ve başarılı olduğu takdirde dünyadaki ilerlemenin duracağını söylüyordu. Böyle bir lafı duyan katırlar bile gülerdi; ama ortada gülünecek bir şey olmadığını çok geçmeden anlıyordunuz; çünkü hayatları kapitalizm tarafından güdük bırakılmış ve artık özgürlüğün ne demek olduğunu bilmeyen böyle milyonlarca kandırılmış za­vallı enkaz vardı! On binlerce kişinin koyun sürüsü gibi topla­şıp bir büyükbaşın emirlerine itaat etmesini, adama milyonlarca dolarlık servet kazandırmasını, sonra da adamın kütüphaneler yaptırıp onları uyutmasına izin vermesini cidden de "bireycilik" sanıyorlardı; ama sanayiyi ele geçirip istedikleri gibi kullanırlar ve kendi kütüphanelerini kendileri yaparlarsa bunun adı "vesa­yetçilik" oluyordu!
Sayfa 375 - Sel yayıncılık·Kitabı okudu
Edebiyat
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Ekonomiyi" sahipler yönettiği sürece halkın gitgide daha çok çalışacağını, köleleşeceğini, kazancının sürekli azalacağını göremiyorlardı! Tek düşündükleri, elde edebilecekleri azami karı elde etmek olan sömürgenlerin insafına kalmış maaşlı birer köleydi hepsi; bir de kalkmış bunu savunuyor, bu düzen bozulacak diye kaygılanıyorlardı! Böyle bir argümanı dinlemek bile insanın sabrını sanayan bir şey değil miydi?
Sayfa 375 - Sel yayıncılık·Kitabı okudu
Edebiyat
Halk sadece “sahip” olanların payını kestiği takdirde emekçilerin payı fazlasıyla artacaktı; bu çok açık değil miydi?
Sayfa 375 - Sel yayıncılık·Kitabı okudu
Edebiyat
Ülkedeki bütün fırsatlar, toprak, toprağın üzerindeki binalar, demiryolları, madenler, fabrikalar ve mağazalar, bunların hepsi kapitalist denen ve insanların para kazanmak için yanlarında çalışmak zorunda olduğu bir avuç bireye aitti. İnsanların ürettiği her şey bu kapitalistlere ait servetin birikip durmaya devam etmesine yarıyordu; üstelik hepsi ve çevrelerindeki herkes zaten inanılmaz bir lüks içinde yaşıyorken!
Sayfa 375 - Sel yayıncılık·Kitabı okudu
Edebiyat
İşci sınıfı karanlığın içinde kurtarılmayı beklerken,insanın parasını içkiye harcaması tabii ki kötü bir şeydi;bir bardak biraya verdiğiniz parayla elli tane kitapçık alıp bunları aydınlanmamış olanlara dağıtabilir,ne güzel bir iş başardığınızı düşünerek sarhoş olabilirdiniz.
Sayfa 374 - Sel yayıncılık·Kitabı okudu
Edebiyat