“Ah, nasıl bir acı, nasıl bir çaresizlikti, anılar mezarlığının yarılarak açılması, eski hayatından hayaletlerin ortaya çıkarak onu kamçılaması! Bir daha asla geri dönemeyeceği o eski halini görmek nasıl bir dehşetti..”
Yaşam savaşı veriyordu; o çaresizlik içinde dişlerini gıcırdatıyordu. Nasıl da aptallık etmişti! Hayatını boşa harcamış, lanet olası zayıflığı yüzünden kendini enkaza çevirmişti ama bitmişti artık; bu şeyi köklerinden sökerek içinden atacaktı! Artık gözyaşı ve yufka yüreklilik yoktu; hepsinden bıkmıştı; onu köle pazarında satılığa çıkarmışlardı! Artık özgür olacak, zincirlerini kırıp atacak, ayağa kalkıp savaşacaktı. Her şey bittiği için çok memnundu; nasılsa bir gün bitecekti, ha şimdi olmuştu ha sonra.
İnsanın ülke için biçerdöver makineleri yapacağım diye köleler gibi çalışması,sonra da işini çok iyi yaptığı için işten atılıp aç kalması ne yaman bir çelişkiydi!