Chicago trajedisi / Haymarket olayı
1 Mayıs 1886’da ABD’deki işçiler, günlük 12-14 saate varan çalışma sürelerine karşı çıkarak 8 saatlik çalışma talebiyle grevler başlattı. 3 Mayıs’ta McCormick fabrikası olaylarında iki işçinin öldürülmesinin ardından, 4 Mayıs’ta Haymarket Meydanında barışçıl bir gösteri düzenlendi. Polis gösteriyi dağıtmaya çalışırken kalabalığa atılan bombanın ardından çıkan çatışmalarda 7 polis memuru ve en az 4 sivil hayatını kaybetti. Tarihe Haymarket Olayı olarak geçen bu olay, 1 Mayıs’ın uluslararası işçi hareketinin simgesi hâline gelmesinde önemli rol oynadı. 1889 yılında Paris'te toplanan İkinci Enternasyonal Kongresi'nde, işçilerin günlük çalışma süresinin 8 saat olması yönündeki taleplerini desteklemek amacıyla 1 Mayıs gününün tüm dünyada işçilerin "Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü" olarak anılmasına karar verildi.
Genel Kültür
Mutluluğumu sizle paylaşmaya geldim!
Ve geldi! 😊 Shakespeare'in Hamlet'i... 1889 yılı, Paris baskı! (Bibliothèque Nationale) Bir kitabı elimde tutuyor gibi değil, o yılların atmosferini soluyor gibiyim şimdi.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Çökertmeden çıktım be Halil'im..Yalıkavak Bodrum
Türküde adı geçen Gülsüm, 1889-1908 yıllarında “Çerkez Kaymakam” olarak bilinen Ömer Hulusi Lütfü beyin evinde hizmetçilik yapıyor. Lütfü Bey’in kolcularından İbrahim Çavuş da Gülsüm’ü kendine ikinci eş olarak alıyor. Buna gönlü razı olmayan İbrahim Çavuş’un arkadaşı Halil Efe, Gülsüm’ü alıp dağa kaçırıyor. Yaşananları hazmedemeyen Çerkez Kaymakam, İbrahim Çavuş ile diğer kolcularını toplayıp ikilinin peşine düşüyor. Bu süreçte Halil Efe de çakır mavi gözleriyle ünlü Gülsüm’ün büyüsüne kapılıp âşık oluyor. Halil ile Gülsüm, Yalıkavak’taki ‘Çökertme’ sahilinden adalara kaçmayı planlıyor, Rum denizci Kostapao ve gemicisini rehin alıp yola çıkıyorlar. Kostapao, teknesiyle Aspat beldesi açıklarında ilerlerken, Halil Efe ile Gülsüm’ün içeceklerine ilaç koyup bayıltıyor. Yardımcısı da karaya çıkıp Çerkez Kaymakam’a Halil ve Gülsüm’ün Bitez kıyısındaki teknede olduğunu ihbar ediyor. Bunun üzerine kolcular tekneye ateş açıyor. Kendisi de ateş altında kalan Kostapao demir alıp kaçıyor ama açıkta yakalandığı muhafaza teknesinden açılan ikinci ateşte Hali Efe ağır yaralanıyor. Halil Efe yaralı halde getirildiği Bodrum meydanında bir süre aç susuz bırakılıyor, yine ölmeyince kolcular tarafından boğularak öldürülüyor. ‘Çökertme türküsü’ de bu trajik öykünün ardından ortaya çıkıyor. Çakır Gülsüm ise bir süre yalnız kaldıktan sonra Bodrumlu Ali Galem adında biriyle birlikte yaşıyor ancak Halil Efe’nin aşkını yüreğinden koparamıyor ve ayrılıyor. Güzelliğiyle ünlü Hevse olarak da bilinen Çakır Gülsüm, uzun yıllar dönemin Bodrum Belediye Başkanı Derviş Görgün’ün himayesinde yaşadığı tek katlı evinde ve tek başına yaşama gözlerini yumuyor.youtu.be/V8zFtgfQ6qA?si=...
Pencere
Bu resim, Bonnard'ın 1925'te yakındaki Villa du Bosquet'i satın almadan önce kaldığı Villa Hirondelle'deki bir dairede, Alpes-Maritimes'deki Le Cannet'te yapılmıştır. Açık pencerenin ötesinde küçük kasabanın kırmızı kiremitli çatıları uzanmaktadır. Masanın üzerinde, Bonnard'ın 1898'de La Revue Blanche (1889 ve 1903 yılları arasında yayın yapan Fransız sanat ve edebiyat dergisi) tarafından yayınlandığında resimlediği Peter Nansen'in Marie adlı romanının bir kopyası bulunmaktadır. Eşi Marthe, balkonda, samimi ev ortamına sessizce entegre olmuş bir şekilde görünmektedir. Bu yıllarda Bonnard giderek daha çok hafızasından resim yapmaya başlamış ve bir motifi ilk gördükten çok sonraları bile tekrar ele almıştı. Bu mesafe ona rengi ayarlama, perspektifi değiştirme ve bir sahnenin ruh halinin kompozisyona rehberlik etmesine izin verme özgürlüğü verdi. Le Cannet (Fransa'da bir şehir)'te bu çalışma biçimine uygun sakinliği ve ışığı buldu. Akdeniz güneşi paletini aydınlatırken, Marthe'nin tanıdık varlığı ve ev yaşamının rutinleri, tekrar tekrar ele alabileceği konular sundu.
Resim
Chekhov’s Gun (Çehov’un Silahı)
Çehov’un Silahı, tiyatro, edebiyat ve diğer anlatı türlerinde, bir hikâyeye dâhil edilen her unsurun olay örgüsü için gerekli olması gerektiğini savunan bir ilke. Bu kavram, ilkeyi sık sık bir silah örneği vererek açıklayan Rus oyun yazarı ve romancı Anton Çehov tarafından yaygınlaştırılmıştır. Çehov, diğer yazarlarla yazışmalarında sık sık bu kavramı tartışırdı. 1889'da şöyle yazmıştır: “Eğer ateş edilmeyecekse, sahnede asla dolu bir tüfek bulundurulmamalıdır. Tutmayacağınız sözler vermek yanlıştır.” Tüfek, belirli bir beklentiyi (yani ateş almasını) uyandıran, dikkat çeken bir unsur olduğu için, sahne dekoru olarak varlığı seyirciye bir “söz” haline gelir. Yazar, bu unsuru (bu durumda silahı) hikâyeye katkıda bulunmak için kullanarak bu sözü tutar. “Akbaba Gözü” (Göz): Anlatıcı, ilk paragrafta yaşlı adamın soluk mavi “akbaba gözünü”, onun cinayet niyetinin tek nedeni olarak tanıtır. Anlatıcı, nefretini haklı çıkarmak için sonunda bu gözü zorla açtığında, bu “dolu silah” ateşlenir ve yaşlı adamı öldürür. Saat/Damlayan Musluk (Ses): Anlatıcı, pamukla sarılmış bir saatin sesinden, ya da “pamukla sarılmış bir saatin çıkardığı gibi alçak, donuk, hızlı bir ses”ten bahseder. Bu görünüşte önemsiz detay bir hazırlık görevi görür ve daha sonra yaşlı adamın kalp atışları (ya da anlatıcının kendi halüsinasyonu) olduğu ortaya çıktığında “ateşlenir” ve itirafına yol açar. Kapı/Aralık: Anlatıcı, kapıyı dikkatlice nasıl açtığını ve küçük bir aralıktan nasıl baktığını anlatmak için epey zaman harcıyor. Bu hazırlık, olayın doruk noktası için hayati önem taşıyor; zira bu, onun içeri girmesini sağlayan “silah” görevi görüyor ve daha sonraki bir “atış”ta yaşlı adamı uyandırarak cinayeti tetikliyor. Poe, önemsiz gibi görünen ancak psikolojik gerilim açısından hayati önem
1000Kitap
SELAM SELAM SELAM BUGÜN HAYATTAN ÇIKARDIĞIM DERSLER SERİSİNİN 2. BÖLÜMÜNÜ YAZMAK İSTEDİM, CUNKU BEN BU ALİNTİDA BAHSİ GECEN KİSİYE YAZDİM- Öncelikle!! Listenin 1. sırasına konumuzla alakalı başlığı koyalım 1-KİMSEYİ GÖZÜNDE BÜYÜTME‼️‼️ Cidden..Yani senin benim gibi insan, gözünde büyüttükçe standartların yükseliyor, e malzemeyi görünce hevesin de sönüyor tabii.. Neyse bu konu hakkında daha fazla konuşmak istemiyorum 2-YAPABİLECEKSEN ERTELEME Bende ciddili bir erteleme problemi var ve şunun farkındalığını yaşadığımdan beri işleri biraz daha yoluna koymayı başardım✊🏻 3-Konusurken huzursuz olduğun kisilerle her adımını planlı at. Üstüne söz söylemeye gerek bile yok Ithnk.. 4-ÖZ SAYGİNİ ARTTİR İnsanlar ne der için yaşama gelecekteki ben ne derim diyerek yasa. 5-MUKEMMELİYETCİLİGİNİ GOTUNE SOK Mükemmel olsaydık 20 Nisan 1889'da dogardk- SAKAA 6-SÜREKLİ SİZİ YARGİLAYAN İNSANLARİ HAYATİNİZDAN CİKARİN Ne demiş atalarımız "Bu adamla bir kez daha görüşeceğime 3-4 dişimi çektirmeyi tercih ederim!" FRRR MELİKEYİ DİNLE HAYTTA KAL🙏🏻💕💗🫶🏻🎀 SİZİSEVİYORUM

Fineshyt

@btw_fineshyt
·
ILKDEFABIRINEYAZMAYACEKINIYORUMSENINLENEKONUSABILIRIZKIAQ😭