Azra Öztürk, bir alıntı ekledi.
53 dk. · Kitabı okuyor · Beğendi · 9/10 puan

Hayat sizin nereden baktığınıza bağlı olarak değişir. Sizin nasıl baktığınız belirleyicidir. Dışarıya bakıp hayatı çok kirli gören adamların büyük ihtimalle pencere camları kirlidir.

Avcunuzdaki Kelebek, Ahmet Şerif İzgören (Sayfa 78)Avcunuzdaki Kelebek, Ahmet Şerif İzgören (Sayfa 78)
Ece Nur Tosun, bir alıntı ekledi.
3 saat önce · Kitabı okudu · Puan vermedi

Ah Maria, niçin seninle bir pencere kenarında oturup konuşamıyoruz? Niçin rüzgarlı sonbahar akşamlarında, sessizce yan yana yürüyerek ruhlarımızın konuştuğunu dinleyemiyoruz? Niçin yanımda değilsin?

Kürk Mantolu Madonna, Sabahattin AliKürk Mantolu Madonna, Sabahattin Ali

Seni sevdim..
Canıma yürüdü bütün zamanlar.
Yerlere göklere doldum.
Ey al yeşil pencere,
Ol aşk ehli söylemişti çok önce:
Defter tutsam olancası bir gündür...!

Şükrü Erbaş

Kemal Hamamcioğlu
Öyle Birine Aşık Ol ki!

Canım,
birini pencere kenarına çiçek koyacak kadar sevmek lazım.
His boşluğu ve iç burkulması diye bir şey varmış.
Çok sevince anladım.
Hayat, o evde yerin yok diyor. yerini bil.
Evdeki ve sokaktaki tüm savaşları kaybettiğim yerdeyim.
Hala güzel olduğunu bilmeden, güzel duranı seviyorum.
Ellerini takip ediyorum,
Hala!
Elin ısısıyla kalbin ısısı birbirine ne yakınmış.
Kalp sıkışıyor, el buz.
Yüzümü yağmura uzatsam geçecek diyorum.
Geçmiyor...
Ev buz !
Anlamaktan yoruldum.
Sarılmaktan.
Sen, o evde sarılmaktan korkanların en uzağında dur, olur mu?
Öyle birine aşık ol ki, her şeyi unut. dans etmeyi hatırla.
Birini pencere kenarına çiçek koyacak kadar sev.
Çok sev. çok küs. çok barış.
Ellerini takip et sonra.
Ellerinde ne gördüğümü bulursan sonunda,
Gülümse!
Güzel gülene aşık ol!
Aşık olursan bir gün benim kadar.
Yüzünü yağmura uzat…
Geçti, geçti desin biri.
Hiç geçmesin…
Artık senin de bir şiirin var!

Geçti… geçti…

Mecit Yıldız, bir alıntı ekledi.
6 saat önce

Erzurum
Bir ihtiyar adamdan bahsettiler ki yıllarca pencere önünden ayrılmamıştı. Kafkasya'ya giden torununun dönmesini istiyordu.

Beş Şehir, Ahmet Hamdi Tanpınar (Sayfa 32 - Dergah Yayınları, 19.Baskı)Beş Şehir, Ahmet Hamdi Tanpınar (Sayfa 32 - Dergah Yayınları, 19.Baskı)

Hep bir yerlere, bir şeylere yetişme telaşındasınız değil mi? Hiç vaktiniz yok, ?Fast live?, ?Fast food?, ?Fast music?, ?Fast love?? Dikte ettirilen ?yükselen değerler?, ?in? ler, ?out? lar? Buna benzer bir odada, şanslıysanız gökyüzünü görebilen bir pencere ardında bitecek hepsi. Dostluğu klavyelerinde, yaşamı monitörlerinde arayanlar, Size sesleniyorum! Hangi tuş daha etkilidir ki sıcacık bir gülüşten ya da hangi program verebilir bir ağaç gölgesinde uyumanın keyfini? Copy-paste yapabilir misiniz dalgaların sahille buluşmasını? İçinizi ısıtan gün ışığını gönderebilir misiniz maille arkadaşlarınıza? Sevgiyi tuşlarla mı yazarsınız? Öpüşmek için hangi tuşlara basmak gerekir? Ya da geri dönüşüm kutusunda saklanabilir mi kaybolan zaman? Doğayı bilgisayarlarına döşeyenler, neden görmezsiniz bahçedeki akasyanın tomurcuklandığını? Ve ıslak toprak kokusu var mıdır dosyalarınız arasında? Koklamak, duymak, dokunmak, yok mu yaşam skalanızda? Bilgi toplumu oldunuz da, duygu toplumu olmanıza megabaytlarınız mı yetmiyor??

Derdiniz varsa gidin denizlere anlatın
Kedilere, bulutlara anlatın
Pencere pervasizdan çiçeklere anlatın..
Insana dert anlatılır mi..

mahmut yiğiter, bir alıntı ekledi.
 18 saat önce · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

İçerde (benim favorim)
Haberin var mı taş duvar?
  Demir kapı, kör pencere,
  Yastığım, ranzam, zincirim,
  Uğruna ölümlere gidip geldiğim,
  Zulamdaki mahzun resim,
  Haberin var mi?
  Görüşmecim, yeşil soğan göndermiş,
  Karanfil kokuyor cıgaram
  Dağlarına bahar gelmiş memleketimin...     
     

Hasretinden Prangalar Eskittim, Ahmed Arif (Sayfa 14)Hasretinden Prangalar Eskittim, Ahmed Arif (Sayfa 14)