"Aslanın pençesini körlet, Zaman ejderi, Doyur dünyayı kendi yavrusunun canıyla; Kaplanın çenesinden sök o keskin dişleri, Alevlerden dirilen ankayı yak kanıyla; İstersen kasırga ol, şen mevsimleri karart, Rüzgâr kanatlı Zaman; yap aklına eseni, İstersen dünyayı yık, güzel yüzleri sarart, Ama en kalleş suçtan alıkoyarım seni: Sevgilimin yüzünü saatlerinle oyma, Köhne kalemin onu boğmamalı çizgiye; Sakın sürüp giderken çirkin izini koyma Sonraki insanlara güzellik kalsın diye. Geçkin Zaman, yapsan da en şom kötülükleri, Şiirimde sevgilim sonsuz yaşar dipdiri."🍃 William Shakespeare-Sone 19
Alıntı
SEVDİĞİM ŞİİRLERİN LİSTESİ
1. Kunâla - Asaf Halet Çelebi 2. Sığıntı Kuşu - Arkadaş Zekai Özger 3. Olsun da Gör - Melih Cevdet Anday 4. Yarasa'nın 21 Şiiri - Ahmet Erhan 5. Münacaat - İsmet Özel 6. Mona Rosa - Sezai Karakoç 7. Geri Gelen Mektup - Hüseyin Nihal Atsız 8. Ömür Hanım'la Güz Konuşmaları - Şükrü Erbaş 9. Belki Yine Gelirim - Ahmet Telli 10. Deli Kızın Türküsü - Gülten Akın 11. Ben Sana Mecburum - Attilâ İlhan 12. Yürüyelim Seninle İstanbul'da - Nurullah Genç 14. 66. Sone - William Shakespeare 15. Sevgilerde - Behçet Necatigil 16. Anlatamıyorum - Orhan Veli 17. Memleket İsterim - Cahit Sıtkı Tarancı 18. Sessiz Gemi - Yahya Kemal Beyatlı 19. Kuş Koysunlar Yoluna - Nilgün Marmara 20. Şaşırdım Kaldım İşte - Yavuz Bülent Bakiler
Şiir
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Sone 19
Aslanın pençesini körlet, Zaman ejderi, Doyur dünyayı kendi yavrusunun canıyla; Kaplanın çenesinden sök o keskin dişleri, Alevlerden dirilen ankayı yak kanıyla; İstersen kasırga ol, şen mevsimleri karart, Rüzgâr kanatlı Zaman; yap aklına eseni, İstersen dünyayı yık, güzel yüzleri sarart, Ama en kalleş suçtan alıkoyarım seni: Sevgilimin yüzünü saatlerinle oyma, Köhne kalemin onu boğmamalı çizgiye; Sakın sürüp giderken çirkin izini koyma Sonraki insanlara güzellik kalsın diye. Geçkin Zaman, yapsan da en şom kötülükleri, Şiirimde sevgilim sonsuz yaşar dipdiri.
Alıntı
EDEBİYAT ÖĞRETMENLERİ VE BİLİMCİLERİNE.
TÜRK EDEBİYATINDA DİL VE MİLLİ EDEBİYATIN SEYRİ Geçmişten günümüze edebiyatımızın seyrine kısaca göz atalım. 1299’da Osmanlı’nın kurulmasından bir süre sonra Divan edebiyatı başlamıştır. Bu edebiyatın zemini Arap, Fars ve Acem dilleri ve edebiyatları üzerine teşekkül ettirilmiştir. Edebiyat sahası, ecnebi ülkelerin milli değerlerini kullanarak kendi milli değerlerine yüz çevirmişler denilebilir. Hatta o dönem Arapça, Farsça kelimeler; neviler, nazım şekilleri o kadar popüler olmuş ki, Divan yazan şairlerimiz ününü artırmak için Türkçe Divanlarının yanına birde Farsça Divan eklemişlerdir. Anadolu sahasında gelişen bu edebiyat dünyasını halk anlamamıştır. Anlamaması gayet normaldir. Çünkü kendileri Türk’tür lisanları ise Türkçedir dolayısıyla yazılan şiirlerin, mesnevilerin ve kasidelerin Türkler tarafından anlaşılmaması eksiklik değil ekseriya imtiyazdır. Eğer insanlar bu edebiyatı anlasalar ve içselleştirselerdi, belki kendilerinin kullandığı Öz Türkçe kelimeleri unutacak yerlerine yabancı kelimeler koyacaktı. Bu durum ise Türkçe kelimelerin unutulmasına sebep olacak aynı zamanda bizim manevi olarak asimile olmamıza sebep olacaktı. 13.yy’dan 19.yy’ın ilk yarısına kadar devam eden Doğu’nun değerlerini kullanma çılgınlığı, yerini Tanzimat Fermanı’nın ilanıyla birlikte, Batı’nın değerlerini kullanma çılgınlığına terfi ettirmiştir. Aslında küçük nüanslar dışında izlediğimiz yanlış yolda, değişen bir şey olmadığı aşikârdır. Neden mi? Çünkü 600 sene boyunca Doğu’dan tezahür etmiş kaside, gazel, edebi sanatlar vb. oluşumlar kısmi olarak bırakılıp artık Batı’dan tezahür etmiş roman, deneme, tiyatro, sone, terzarima vb. türler ve şekiller edebiyatımıza girmiştir. Bu durum ise şu soruların teşekkülüne sebep oluyor; biz taklit edebiyatı mıyız, kendimizi tür ve şekil
Edebiyat
Edebiyat bilimcilerine ve öğretmenlerine
TÜRK EDEBİYATINDA DİL VE MİLLİ EDEBİYATIN SEYRİ Geçmişten günümüze edebiyatımızın seyrine kısaca göz atalım. 1299’da Osmanlı’nın kurulmasıyla birlikte Divan edebiyatı başlamıştır. Bu edebiyatın zemini Arap, Fars ve Acemlerin dilleri ve edebiyatları üzerine teşekkül ettirilmiştir. Edebiyat sahası, ecnebi ülkelerin milli değerlerini kullanarak kendi milli değerlerine yüz çevirmişlerdir. Hatta o dönem Arapça, Farsça kelimeler o kadar popüler olmuş ki, Divan yazan şairlerimiz ününü artırmak için Türkçe Divanlarının yanına birde Farsça Divan eklemişlerdir. Anadolu sahasında gelişen bu edebiyat dünyasını halk anlamamıştır. Anlamaması gayet normaldir. Çünkü kendileri Türk’tür lisanları ise Türkçedir dolayısıyla yazılan şiirlerin, mesnevilerin ve kasidelerin Türkler tarafından anlaşılmaması eksiklik değil ekseriya imtiyazdır. Eğer insanlar bu edebiyatı anlasalar ve içselleştirselerdi, belki kendilerinin kullandığı Öz Türkçe kelimeleri unutacak yerlerine yabancı kelimeler koyacaktı. Bu durum ise Türkçe kelimelerin unutulmasına sebep olacak aynı zamanda bizim manevi olarak asimile olmamıza sebep olacaktı. 13.yy’dan 19.yy’ın ilk yarısına kadar devam eden Doğu’nun değerlerini kullanma çılgınlığı, yerini Tanzimat Fermanı’nın ilanıyla birlikte, Batı’nın değerlerini kullanma çılgınlığına terfi ettirmiştir. Aslında küçük nüanslar dışında izlediğimiz yanlış yolda, değişen bir şey olmadığı aşikârdır. Neden mi? Çünkü 600 sene boyunca Doğu’dan tezahür etmiş kaside, gazel, edebi sanatlar vb. oluşumlar kısmi olarak bırakılıp artık Batı’dan tezahür etmiş roman, deneme, tiyatro, sone, terzarima vb. türler ve şekiller edebiyatımıza girmiştir. Bu durum ise şu soruların teşekkülüne sebep oluyor; biz taklit edebiyatı mıyız, kendimizi tür ve şekil üretmede hangi konumda görüyoruz?
Edebiyat
Okuma Listem
DÜNYA EDEBİYATI 📚 *HOMEROS İlyada Destanı ✓ Odysseia Destanı ✓ *DANTE ALİGHİERİ Yeni Dünya✓ İlahi Komedya✓ *LEV NİKOLAYEVİC TOLSTOY Çocukluk & Gençlik &İlk Gençlik✓ Sivastopol Serisi✓ Kafkas Tutsağı ✓ Savaş ve Barış✓ İnsan Ne ile Yaşar ?✓ İvan İlyiç'in Ölümü✓ Anna Karenina✓