19. Sone
Rüzgâr kanatlı Zaman, yap aklına eseni, Ama en kalleş suçtan alıkoyarım seni: Sevgilimin yüzünü saatlerinle oyma, Köhne kalemin onu boğmamalı çizgiye; Sürüp giderken sakın çirkin izini koyma Sonraki insanlara güzellik kalsın diye.
Sayfa 19 - Türkiye iş bankası kültür yayınları·Kitabı okuyor
Aşk
Sone no: 19
bir şeyi istemiyorum yalnız: Benden kaçmanı. dinlemek istiyorum seni, sadece yakınsan bile sağır da olsan çünkü, söylediklerin gerekirdi bana ve dilsiz olsan gördüklerin. ve kör bile olsaydın, yine de görmek isterdim seni bekçim gibi yanım sıra gelirdin: yarısına bile gelmedik daha upuzun yolun nasıl bir karanlık içindeyiz hâlâ düşün!
Sayfa 42 - kırmızı yayınları
1000k
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
19 Nolu Sone
Yalnızca benden kaçma yeter Boş sözler de etsen duymak istiyorum seni Sağır olsan gönlüm sözlerini ister Dilsiz olsan gördüğünü. Kör olsan, seni görmek isterdim Sen yanımda yol gösterici oldun: Uzun yolun daha yarısı bile aşılmadı Bir düşün içinde yaşadığımız karanlığı "Bırak beni yaralıyım" desen de boşa Görevden dönülmez, yalnızca ertelenir Başka bir yerde değil, yalnızca "burda" Bilirsin özgür değildir gereksinilen kimse Gönlüm her şeyden önce seni ister Biz de diyebilirim, ben yerine
Sayfa 94·Kitabı okudu
Şiir
Allahsızlık modası Fransız ihtilali ile başlar; 19. yüzyıl boyunca parlaya-söne devam eder.
Sayfa 440·Kitabı okudu
Bizim ileri fikirli aydınlarımız bilim yolunda yürüyebilmek, en basit hakikatleri açığa vurabilmek için, eski zaman şövalyelerin den daha büyük bir kahramanlık sınavından geçmek zorundadırlar. Vatan hainliği damgasını yemeyi, türlü isnatlara, iftiralara göğüs germeyi ve sonunda işinden atılmayı göze almadan Türkiye'de bilim düşüncesini savunmak kolay iş midir? Sinsi tehditlerle başlayıp gürültülü nümayişlerle sone eren bir baskıyı hiçe sayarak gazete, dergi çıkarmak, yaşatmak kimin harcıdır?
Sone 19
Her şeyi yutan zaman, körelt şu aslanın pençelerini, Ve yutsun dünya da kendi körpe evladını; Sök kaplanın çenesinden şu azı dişlerini, Alevlerden dirilen şu ankayı yak kendi kanıyla; Mutlu et, mutsuz et mevsimleri uçuşunla, Ne istersen yap, ey deli zaman, Yap istediğini şu koca dünyaya ve solup giden meyvelerine; Yalnız bir menfur suçtan alıkoyarım seni: Oyma sevgilimin güzel yüzünü geçen saatlerinle, Çizgiler çizme o ihtiyar kaleminle; Bırak bakir kalsın o güzel çehre; Bırak da miras kalsın güzellik gelecek nesillere. Yine de yaparsan yapacağını ey ihtiyar zaman, Baki kalacaktır aşkım mısralarımda her zaman.
Sayfa 25 - Karbon Kitaplar
Şiir