Bize hiçbir şey yapmadılar, bizi sadece tam bir hiçliğin içine yerleştirdiler; çünkü bilindiği gibi hiçbir şey insan ruhunu hiçlik gibi baskı altına alamaz.
Gerçek mutluluk, yavaş yavaş, azar azar gelir ve bu bizim hayata bakış açımızla, çevremizle, çevremizdekilere karşı davranışımızla doğrudan doğruya ilgili ve orantılıdır. Mutluluk, birbirini tamamlayan ufak tefek şeylerin birikmesinden doğuyor.