Gizem YILDIRIM

Gizem YILDIRIM
Bakarsan uzak, yürürsen yakındır.
9/10
·312 syf.··
Beğendi
·
2026 20. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 08 Mayıs 2026 11:21
Yazarla bu kitapta tanıştım. Uzun zamandır gerilim okumadığımı fark ettim. Yazarın kurgusal zekasına hayran kaldım açıkçası. Adam karakterinin ismini edım yerine adam diye okuyup sürekli okuyuşumu düzeltmek zorunda kalmamı saymazsak harika bir okuma deneyimiydi. 10 yıllık bir evliliğin ne kadar sırlarla dolu olabileceğini psikolojik gerilimi iliklerinize kadar hissedebileceğiniz bir ustalıkla işlemiş yazarımız. Adam, Amelia, Robin ve Henry karakterlerinin yaşadıklarını ve hislerini anlatıyor. Kitabın sonuna doğru seyrinin tamamen değişmesi muazzamdı. Yalnızca dedektif Sam’in kitap sonunda dahil olup korkup kaçması kısmını gereksiz buldum, Sam konuya dahil olduğunda farklı bir son olacağını düşünmemden kaynaklandı bu durum sanırım. Detaylarda bahsetmemem gereken bir detayı verip heyecanı kaçırmak hiç istemem. Kısacası kesinlikle alın aldırın, tavsiyemdir.
Taş Kâğıt MakasAlice Feeney · Yabancı Yayınları · 20238,3bin okunma
Reklam
Puan vermedi·132 syf.··
Beğendi
·
2026 18. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 01 Mayıs 2026 19:59
Bulgakov’un okuduğum ilk kitabıydı. Gayet akıcıydı ve okumayı kolaylaştıran güzel bir dili vardı, kurgusu bence harikaydı. Eser Şarik adlı zavallı bir köpeğin hikayesini anlatıyor ama aynı zamanda Sovyet dönemini hicvediyor. Bir parça sucuk için bir insanın peşine takılan, karnını doyurmaktan başka derdi olmayan yaralı bir köpeğin, insanın zalimliğiyle yüzleşmesini ustaca ele alıyor. Bir insanın hipofiz ve testis bezlerini Şarik isimli köpeğe nakleden profesör, nakilden sonra insana dönüşmeye başlayan, yeni ismi Şarikov olan köpeğin daha doğrusu insan kalbi taşıyan canlının nasıl kötü bir varlığa dönüştüğünü anlatıyor. Köpekken iyi bir karaktere sahip olan Şarikov insana dönüştüğünde yalnızca fiziksel olarak değişmekle kalmamış, toplumsal sorunlar çıkaran kaba, kötü bir karaktere dönüşmüştür. Köpek üzerinden sembolizmi kullanarak insanın kötülüğü dile getirilmiştir. SPOILER Sonunda işler kontrolden çıkınca profesör ve yardımcısı tekrar ameliyat yapar. Şarikov yeniden köpeğe dönüşür. Roman, profesörün evinde sakin hayatın geri dönmesiyle biter. Yani deney başarısız olur ve “insan yaratma” girişimi tersine çevrilir. Kitabın en beğendiğim 2 alıntısıyla incelememi bitireceğim. “ Ama işte gözlere bakınca, ne uzaktan ne yakından asla yanılmazsınız! En önemli şey gözlerdir! Tıpkı barometre gibidirler. Kimin ruhunda büyük bir kuraklık var, kim durduk yere böğrüne tekmeyi yapıştırabilir, kim kendi gölgesinden bile korkar, hepsini ele verir.” -s.7 “ Şunu anlayın ki, asıl korkunç olan artık köpek kalbi değil, insan kalbi taşıması. Hem de doğada var olanlar arasında en rezilini.” -s.113
Köpek KalbiMihail Bulgakov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201925,7bin okunma
Puan vermedi·440 syf.··
2026 16. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 29 Nisan 2026 12:24
Ayfer Tunç ile tanıştığım bir kitap olan Annemin Uyurgezer Geceleri annesi ve anneannesiyle birlikte yaşayan Şehnaz adlı karakterin hikayesini anlatıyor. Unutamama hastalığına yakalanan Şehnaz, annesinin uyurgezer olduğunu fark edince hayatıyla ilgili yıkıcı gerçeklerle yüzleşiyor. Aynı zamanda hocasıyla 30 yıl boyunca adına aşk dediği hastalıklı bir ilişki yaşayan karakterimiz, aslında ne kadar donanımlı bir kadın olsa da yanlış bir ilişki içindeyken bir kadının kendisini nasıl olduğundan zayıf, pasif ve aşağıda görebileceğini de bizlere gösteriyor. Bu bakımdan değerlendirdiğimizde psikolojik tahlilleri ağır basan bir roman diyebilirim. Bazı sayfalarda sıkıldım ama kitap yine de bir solukta bitti diyebilirim. Ayfer Tunç okurları başlangıç kitabı olarak bu eseri önermiyorlar, kitabı okuduktan sonra fark ettim. Diğer kitaplarını daha çok merak etmeme neden oldu bu durum açıkçası. Duyguların ve bazı acıların çok güzel hissettirildiği bir kitaptı, çok beğendim. Beni etkileyen birkaç alıntıyı buraya bırakarak incelememi sonlandıracağım. Okumayı düşünenlere tavsiye ederim. • “..hatıralar bitmeyen bir çağrışım zinciri halinde gözlerimin önünde akmaya devam ediyordu; o anıdan bu anıya, o olaydan bu olaya, o cümleden bu cümleye geçiyordu. Zihnimin bu görüntüleri bana neden hatırlattığını anlamaya çalışmaktan bunalıp unutmak istediğim şeyleri unutamayınca unutmanın ne kadar büyük bir nimet olduğunu anladım.” -s.12 • "Geçmiş güzellikleri hatırlamak mutlu etmiyordu insanı, aksine bir daha yaşanmayacağını bilmenin hüznüyle dolduruyordu." -s.12 • “Unutamamak belki de kendimi cezalandırmanın bir yolu oldu, bilmiyorum.” -s.34 • “Korkunç bir yalnızlık duygusuydu hissettiğim. Sanki şehirleri, ülkeleri, gezegeni dolduran bütün insanlar dünyanın öz çocuğuydu, bir tek ben
Annemin Uyurgezer GeceleriAyfer Tunç · Can Yayınları · 20267bin okunma
Puan vermedi·52 syf.··
2026 17. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 30 Nisan 2026 10:55
Mutluluğun Kazanılması Kitaba başlarken 50 sayfa civarında olduğu için hemen okuyup bitiririm diye düşünsem de sayfaların çoğunu idrak edebilmek için tekrar tekrar okumam gerekti. Ben mi çok zorlandım yoksa kitabın dili gerçekten ağır mı bilemiyorum. Kitabın adı Mutluluğun Kazanılması olunca bir kişisel gelişim anlatısı olduğunu düşünsem de okurken asla öyle bir kitap olmadığını fark ettim. Yöneticinin nasıl olması gerektiği, ahlak, erdem gibi kavramlarının önem ve gerekliliğinden bahseden bir eser. İslam düşünce tarihinin önemli isimlerinden olan Farabi’nin Siyaset felsefesi alanındaki en olgun eseri kabul edilen bu eser, insanların her iki dünyada mutluluğu kazanmalarına aracı olan insani şeyleri, yani teorik erdem, fikri erdem, ahlaki erdem ve pratik sanatları tanımlar. Bu erdemlerin önce bireyde bulunması gerektiğine ve bu yolla topluma taşınması gerektiğini ele alır. Ben okurken zorlandım, anlamakta zorlandım açıkçası. Dikkatinizi vererek okuyabileceğiniz bir dönemdeyseniz tabii ki tavsiye ederim fakat 50 sayfa zaten okuyup geçerim diyebileceğiniz bir eser olmadığını da belirtmek isterim. Belki de ben bu tarz okumalardan bu aralar uzak kaldığım için bu denli zor okumuşumdur bilemiyorum :) Okuyacaklara keyifli okumalar dilerim. • “Hakiki filozof, daha önce zikredilendir. Eğer bu mertebeye ulaştıktan sonra kendisinden yararlanılmazsa, faydalı olmaması onun hatası değildir; bu onu dinlemeyen veya dinlemesi gerektiğini düşünmeyenlerin hatasıdır. O halde nasıl ki bir hekim, ister şifa verebileceği hastalar olsun ister olmasın, ister bu işte kullanacağı aletleri olsun ister olmasın, ister zengin ister yoksul olsun, hastalara şifa vermek kudret ve maharetinden dolayı hekimse, hükümdar veya imam da ister kabul edilsin ister edilmesin, ister kendisine itaat edilsin
Mutluluğun KazanılmasıFarabi · İş Bankası Kültür Yayınları · 20245,4bin okunma
10/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 09 Nisan 2026 21:50
Nermin Yıldırım’dan okuduğum ilk eser olan Dokunmadan, bazı sayfalarında duraksadığım, bazı hislerin kalbimi sızlattığı ve kendimden bir parça bulduğum bir eser oldu. Roman, Adalet adlı karakterin vicdanıyla olan savaşını, yaşanmadan geçip giden ömrünü ve içsel mücadelesini anlatır. Adalet, Adaletin yoldaşı Hülya aynı zamanda Mahsun’un Muhsinesi ve Sadi Seber… Vicdanen rahatlamak için çıktığı yolculuğun kendi sonunu hazırladığını bilmeden, Sadi’nin aslında onu nasıl sevdiğini görmeden biten bir ömür… Yaşamadan kaç günümü heba ettim, kaç duyguyla Adalet gibi farkında olmadan vedalaştım acaba diye düşünmeme sebep olan bu kitap ve Adalet’in hikayesi yüreğimde bir burukluk bıraktı. Belki de zaten buruk olan, eksik kalan duygularımı bana hatırlattı. İçimi sızlatan ve kendimden parçalar bulduğum birkaç alıntıyı buraya bırakarak ve kesinlikle okumanızı tavsiye ederek incelememi bitireceğim. • " Çünkü bazı sızılar bir defa başladı mı artık geçmiyor. Bazı yaralar hiç kapanmıyor. Bazı eller bazı saçları okşamayınca, bu minicik, aptal, önemsiz şey yaşanmayınca, bazı hayatlar geri dönüşsüz biçimde tarumar oluyor. Belki siz bunu bilmiyorsunuz. Umarım hiç öğrenmezsiniz. Bazı durumlarda sadece bilmeyenler yaşamayı beceriyor. Hayatta kalmakla yaşamayı becermek aynı şey değil. " -s.82 • “O yaşlarda utangaçtım, kırılgandım. Deneme yanılma dönemi başlamamıştı henüz hayatımın. Kırılmaktan korkmamanın bir yolunun da, kendi kendini bin parçaya ayırmak olduğunu keşfetmemiştim daha. Cam bir fanusun içinde korumaya çalışıyordum kendimi. Yanlış geldiğim bir yerdi dünya, öyle hissediyordum. Sanki çok güzel bir yere gitmek üzere yola çıkmışım da, sonra gecenin bir yarısı yanlış durakta inivermişim gibi.” -s.116 • “Geçmişe özlem duymak, asla dolmayacak boşlukların, kovuklarını belli etmek
DokunmadanNermin Yıldırım · Everest Yayınları · 202511,5bin okunma