+ Nen var Zeze?
- Hiç. Şarkı söylüyordum.
+ Şarkı mı söylüyordun?
- Evet.
+ Öyleyse ben sağır olmalıyım.
'İnsanın içinden de şarkı söyleyebildiğini bilmiyor muydu yoksa? Bir şey demedim. Bilmiyorsa bunu ona öğretmeyecektim.
Ama ben büyük bir ağaç istiyordum.
İyi düşün, zeze henüz gencecik bir fidan bu. Bir gün koca bir ağaca dönüşecek. Seninle beraber büyüyecek. İki arkadaş gibi iyi anlaşacaksınız. dallarını gördün mü?
Uzun, çok uzun günler sonra, erika artık kabuk tutmaya başlayan bütün o keskin yaralarıyla aşkını düşündüğü zamanlar bazen dudaklarında bir gülümsemeye izin verme cesaretini gösterir olmuştu.