Öncelikle kitabı okumama ve inceleme yazmama vesile olan kerhenime teşekkürlerimi sunuyorum. Kitap okurken inceleme yazıp yazmayacağım kendini belli ediyor aslında. Çünkü kafamda kelimelerin ve cümlelerin şekillendiğini hissediyorum. Birkaç hususa dâir cümle kurduktan sonra gerisi gelir diye ümid ederek yazmaya koyuluyorum. Neyse...
Önce biraz müellif'ten bahsetmek istiyorum. Adanalı Yusuf Samih Asmaî.. Kendi kaleminden onu bu şekilde tanımak en doğrusu. Asmaî mahlasının nereden mülhem olduğuna dair: "...kendisinin Türkçe muallimliğini, Arapça mütercimliğini, Fransızca, İtalyanca, İngilizce tekellüm ettiğini zikredersek, mahlasının meşhur dilci Asmaî'den mülhem olduğu kabule şayandır." Asmaî mahlaslı müellif birçok Avrupa şehrini gezmiş, seyahatte bulunmuş, bulunduğu yerlere dair teferruatlı bilgiler de vermiştir. Ve kendisini Mısır'da hizmete sevk etmiştir. Mısırdaki yaşantısına dair biraz ayrıntılı malumatı "Mısırda bir Türk Milliyetçisi" başlıklı yazıdan aynen aktarmak niyetindeyim: "Mısır'ın siyasi-ictimaî ve sair tüm cihetleriyle çok hareketli olduğu bir zamanda telif-tercüme, Türkçe-Arapça eserleriyle arzı endam eyleyen Adanalı Asmaî'nin, Mısır'ın ulema, udeba taifesinden birçoklarıyla münasebettar olduğu vakidir..."
Kitap nedir, ne değildir biraz da ondan bahsetmek istiyorum.
Yazımızın elimizden alınmasının arefesinde Mısır'da yazılıp yayımlanan bu eserin bir tarafı latinize edilmiş, bir tarafı Osmanlı türkçesiyle (aslî yazımızla) neşredilerek bizlere adeta altın tabakta ballı lokma tadıyla sunulmuştur.
Takriz kısmında Lütfi Özaydın hocanın da dediği gibi: "Bu kitap, bizim milli varlığımızın neye tekabül ettiğini farketmiş olan düşmanlarımızın niyetlerini bize ihsas ve izah ediyor."
Aslî yazımızın ehemmiyetini ilk olarak Lütfi hoca'nın kitabında