Amma uzun bir gündü... Ne garip değil mi? Ömrün tek bir çizgi üstünde sağa sola sapmadan öylece dosdoğru gidecek sanırken sen, koca hayat en olmadık anda karşına dikenli bir gonca gül çıkarıyor; ya çizgiyi bozmayacak ama etini çizdireceksin ya da kendine bir yamuk çizip oradan gideceksin.
Hepsi boş bu işlerin... seni bana yabancı yapan ne varsa boşa, kuleler dikiyorlar boyuna, askerler diziyorlar karşılıklı, neymiş sizin taraf bizim taraf... O kulelerin arkasında herkes birbirini yiyor, set de çeksen, araya derya deniz de sığdırsan fark etmez çiğ süt emmişiz hepimiz hiçbir şeyi bulamazsak kendi kendimizi yeriz.