Doğru tektir, doğru yol da tek; bu doğru, iki kere ikidir ve bunun doğru yolu, varacağı yer de dörttür. Eğer mutlu ve ideal bir şekilde çarpılmış bu ikiler herhangi bir özgürlüğü düşünmeye başlasalardı, yani açıkçası hatayı düşünselerdi bu saçma olmaz mıydı ?
Insanların daha henüz özgürce, yani organize edilmemiş, ilkel durumda yaşadıkları zamanlar hakkında birçok inanılmaz şey okudum ve işittim. Ancak her zaman bana en inanılmaz geleni özellikle şudur: O zamanki devlet otoritesi her ne kadar henüz başlangıç aşamasında olsa dahi nasıl olmuş da insanların bizim Tabletimize benzer bir şeyden yoksun, zorunlu yürüyüşler olmaksızın, kesin belirlenmiş yemek zamanları olmadan ve akıllarına estiği zaman uyuyup uyanarak yaşamalarına izin vermiş? Bazı tarihçiler o zamanlarda sokaklarda ışıkların gece boyu yandığını, insanların bütün gece sokaklarda yürüdüklerini ve arabayla gezdiklerini bile anlatıyorlar.
"Eskilerin bilgisine sahip değiliz biz; devlerin çağı geçti." "Bizler cüceleriz," diye onayladı William, "ama bu devlerin omuzlarına çıkmış cüceler. Küçüğüz, ama kimi zaman ufukta onlardan daha uzağa görebiliyoruz.
Hiçbir şey bilmiyorum. Benim bileceğim hiçbir şey yok. Ama bazı şeyler yürekle sezilir. Bırak yüreğin konuşsun; yüzleri sorguya çek, dilleri dinleme...