Seda Şıhanlıoğlu

Seda Şıhanlıoğlu
@1Kitaphane
İki ömrüm olsun isterdim; biri yaşamak, diğeri okumak için..
10/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2024 14. kitabı
N. H. Kleinbaum
8.8/10 · 33,1bin okunma
Reklam
Carpe Diem
10/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2024 14. kitabı
Geleneklere olan bağlılığı ve katı disiplin kurallarıyla ünlü Welton Akademisi’nin öğrencilerinin okul ve yatakhane arasında geçen tekdüze hayatları yeni İngilizce öğretmenleri John Keating’in okullarına gelmesiyle bir anda değişir. İyi birer üniversiteye girmeleri için onları çok yoğun bir tempoda çalışmaya zorlayan öğretmenleri ve ebeveynlerinin aksine,bu ele avuca sığmaz adamın onlardan tek bir isteği vardır:Anı yaşamaları ve hayatlarını olağanüstü kılmaları. Byron, Shelly, Keats ve Shakespeare ile edebiyatın büyülü dünyasına dalan gençler Keating’in öğrencilik yıllarında üye olduğu gizli bir kulüp olan Ölü Ozanlar Derneği’ni de yeniden canlandırırlar. Ne var ki daha yeni kavuştukları özgürlüklerinin trajik sonuçları olabileceğini çok geçmeden farkına varacaklardır. “Acaba Ölü Ozanlar Derneği’nin bu yeni nesil üyeleri hayallerini yıkmaya kararlı otoritelerin baskısından kurtulmayı başarabilecekler midir?” Bay Keating daha ilk derste kendine has öğretim tarzıyla öğrencilerinin ilgisini çekiyor. Öğrencilerin oturdukları sıraların üzerine çıkartarak saatlerini geçirdikleri yere farklı bakış açısıyla bakmalarını istiyor.Mottosu ise; "Carpe Diem" yani anı yaşa,yaşadığın günü kavra.Bu çok hoş bir şey,öğretmen arkadaşlara ilham olacak bir kitap.Dikkatimi çeken bir diğer konu kitap kapağı başka yayınlarda da aynı merak ettim, neden aynı tasarım? Meğerse,filmden kitaba uyarlanmış ben tam tersi olarak biliyordum.Bir solukta okunacak umut aşılayan sıcak bir hikâye.En kısa sürede filmi de izleyeceğim. Tam puan kesin öneri Kitapla ve sevgiyle kalın
1000Kitap
Ölü Ozanlar DerneğiN. H. Kleinbaum · Bilge Kültür Sanat Yayınları · 202233,1bin okunma
Puan vermedi·66 syf.··
2024 11. kitabı
"İntihar ölümün çekiciliği değil, yaşamın iticiliğidir!" Kendi halinde hayata tutunmaya çalışan Mustafa aklının odalarında bizleri gezdirirken hepimizin zaman zaman haykırmak istediği suskunlukları da gün yüzüne çıkarıyor.İşe başladığı ilk gün aşık olur ve her şey eline geçen bir defter ile başlar. İki ay akıl hastanesinde kaldıktan sonra hastadenden çıkar ve bir hafta sonra ünlü akademisyen Mustafa Yalınayak bir bankta ölü bulunur.Otopsi raporu gelmeden önce yatağının başucundaki duvara kazarak yazdığı sözler intihar eyleminin gerçekleştiği yönündedir. O defterde neler yazıyordu? Neden akıl hastanesinde yattı? Mustafa'yı ölüme sürükleyen sebep neydi? Kısacık bir kitap birçok düşünceye,sorguya yönlendiriyor.Yazarın ilk kitabı olmasına karşın çok başarılı buldum.Okurken çok tanıdık bir kalem gibi geldi kitaba daldığım bir ara 'Zweig' okuyorum sandım,sonlara doğru 'Martın Eden' havası vardı.Erasmus'un 'Deliliğe Övgü' kitabını da anımsattı.Ele aldığı konu çok güzel ince detayları var.Toplumsal değerler değişmeyen tutumlar.Psikolojik süreçler ve bereberinde getirdiği sorunlar.. "Belki de deli diye yaftalanan değil de, akıllı sıfatı ile anılanlar gözetim altında tutulmalıydı.." Bir süre etkisinde kalacağım.Keyifli bir okuma oldu.Emeğinize sağlık Kaleminiz daim olsun hayat boyu başarılar diliyorum. Muhsin Demir (Akıllı delilik:Tehlikeli bir sınıf,bir miktar delirelim lütfen.) Kesinlikle öneriyorum Kitapla ve sevgiyle kalın.
1000Kitap
Bir Delinin Akıl DefteriMuhsin Demir · Od Kitap · 202413 okunma