İlk cümlesiyle beni içene çekeceği müjdesini veren kitap, şu cümleyle başlıyor: “ Hayatımın en mutlu anıymış, bilmiyordum.” Romanı okurken en çok hissettiğim duygu hüzündü(ya da acı bilemiyorum) Baştan beri nasıl sonuçlanacağını bile bile bu acıyı paylaştım Kemal’le. Kemal’i hiç eleştirmeyeceğim çünkü bence her karakter yazarının elinde doğmuş ve şekillenmiştir. Onu öylece kabul etmek gerektiğini düşünüyorum. Pamuk bu romanıyla bir de müze kurarak, okuyanlara bu aşk hikayesine şahitlik etmelerini istemiş.
Kitabın sonu da başı gibi yine enfes bitiyor: “Herkes bilsin, çok mutlu bir hayat yaşadım.”
Bu söz içime öyle işledi ki sahiden mi söylüyorsun Kemal dedim.
-“ Sahiden mutlu oldun mu?”