Doğan

Doğan
@1Muvahhid
İstanbul Üniversitesi
Külbe-i ahzân
22 okur puanı
Kasım 2020 tarihinde katıldı
Ben bir sana, bir bu şehre gül dedim, Ayla toprak şahittir, şahittir denizle gece, SENSİZKEN, İSTANBULDA BİR KEZ OLSUN GÜLMEDİM... Yıllar kapımı çaldı, ellerinde vur emri, Yokluğun var sen yoktun, ölüm geldi ölmedim, Ağladım yüreğimde sen, sende divane İstanbul. Aşkından hatıra dedim göz yaşımı silmedim, Ben bir sana, bir bu şehre gül dedim. Belki de can ben bu şehri güller için çok sevdim, Sevdiceğim, sen İstanbul kokardın. Gözlerimden dökülen yaş denizi ıslatıyor, Sevda kilim, hasret nakış, gönül derdi dokuyor, Çatlayası deli yürek 'sen sen' diye atıyor, Oy gece gözlüm oy, İstanbul seni kokuyor...
Reklam
İkisini yan yana toprağa bırakırlar. Başuçlarına küçük bir tahta çakar. Birine, "Şükredenlerden Süheyb" yazarlar, öbürüne "Sabredenlerden Hifa!" "Hifa Hatun ile Süheyb (r.a) 'nın hayatı gibi olsa hikâyemiz... İşte bütün mesele budur; birbirini Allah için sevmek, kusur aramamak, birbirini tamamlamak, azı çoğa, yarımı tamama... "Süheyb, Hifa'yı" tamamladı ve aşka ulaştı. Ya siz, yarım kalan beşeri aşklarınızla nereye ulaşacağırızı zannediyorsunuz?
Şimdi biri soracak olsa, "Nasılsın?" diye, en içten dileklerle, hiç kuşkusuz, "İyiyim," diyeceğiz. Boğazımıza kadar taşmış cümleleri hiç kimseye dökemeyeceğiz. Akşam olsun hele, gökyüzü bir kararsın, yıldızlar kaysın. Kurarız bulutların arasına güzel bir sofra, iki bardak çay ve demlik demlik sohbet kokar hava. Ay bana, ben aya konuşuruz geceden sabaha. Fazladan çayımız da var, sen de olsan fena olmaz aslında...
Sayfa 33·Kitabı okudu
Feleğin İpi
Elden ne gelir, gülmedi güldürmedi canan, Yol bilmeze sözümüz yok bu cihanda. Ey, talihinin lütfuna mağrur olan insan! Meydan sana kalsın, gözümüz yok bu cihanda Kurtuldu mu hiç bir kişi kaçmakla kaderden Hür olmak için geçmeli yardan ya da serden Kopsun feleğin ipleri inceldiği yerden Zaten kalacak izimiz yok bu cihanda...
Sabaha Kadar
Kopamadım yollardan Baktım sabaha kadar Gelmedinde, dünyamdan Bıktım sabaha kadar Ufacık bir ilgine Can adadım sevgine Hayret! ölmedim; yine Çıktım sabaha kadar Vurgunum yüzlerine Hasretim sözlerine Gönlümü gözlerine Ektim sabaha kadar Varlığım harap oldu Benliğim türap oldu Gözyaşım şarap oldu Çektim sabaha kadar Bu gece senelerden Çok uzun geldi. Neden? Ne ruh kaldı ne beden Çöktüm sabaha kadar Direndin gelmemekte Halimi bilmemekte Sevilip, sevilmemekte Tek'tim sabaha kadar