1nevi

1nevi
"Diyemedim; maviye kan damladı içimden"
Artık hangi çağın ve hangi devrin olursa olsun, düşüncemizi tenkidsiz, havasız bir darlığa hapseden karanlığından kurtulmalıyız. Bütün meseleleri, cemiyetin, ailenin, ahlâkın, san'atın ve dinin bütün meselelerini hiçbir ithamdan çekinmiyerek serbestçe ele almalıyız. Bugünün savaş yeri, bu cesaretin sahasıdır. Tarihi yazanın bizi aldatan haksızlıklarını, sanatkârın sadaka isteyen sapıklıklarını, din adamının imansızlıkta boğulan darlıklarını ortaya koymamız lâzımdır. Fikirlere, yumrukla ve tehditle karşı koyanlar olursa onların yumrukları acıyacak ve zaman, tehditlerini nedamet haline getirecektir.
Kitap Alıntısı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Beşyüz yıl önce surlara çarpan aşkın senfonisi, üç asır sonra lâle bahçelerinin neş'e terennümleri haline geldi. İki asır daha geçince, kendisinden sıyrılmaya olanca kuvvetimizle çalıştığımız aşk ve ızdırap iradesi bizi terk etti. Heyecansız, isyansız insan içine ayak basmayanların yerine saman çöpleri gibi rüzgârla sallanan, içi boş, gözleri fersiz, iradesi takatsız, yürekleri imansız bir neslin yaşadığını gördük.
Alıntı
"Allah" adını üç kıt'ada yaymak için can veren mücahitlerin çocukları, şimdi cami kapısında yabancı ziyaretçilerin önünde dilenciler gibi yerlere kadar eğilmiş, terlik çeviriyor.
Alıntı
Bunların şuur altındaki kompleksi, kendi benliklerinden sıyrılmak, kurtulmak isteyiştir. Daima kendinden başka olmak, evlâdını boğan bir ana gibi kendi şahsiyetini boğmak, kim olursa olsun mutlaka bir yabancıya sığınmak iradesidir. Bu bir irade hastalığıdır. Şahsiyetsizliği basamak yapan aşağılık duygusunun, yıkılmış bir cemaatın ruhunu sarmasıdır.
Alıntı
Bizim olanlar, hep kullandığımız şeylerdir, hepsinde "eski" kokusu var. Tamamen yeni olan şeyler, dışardan bize gelen, bizim varlığımızla hiç teması olmayan şeylerdir. Bize mutlaka yabancı olan kuvvetlerdir. Bütün varlığımızı yabancıya teslim eden inkılâp, bunlara göre kurtuluş getirecektir. Mâzi ile bütün bağları koparmak, yenileşmenin şartıdır. İstikbalin çiçekleri mâzi denen ağacın köklerine muhtaç değildir. Bunlar köklerinden koparılmış, şahsiyetsiz ruh hastalarıdır. Ruhlarını kurtaramayan mâziye gayzleri vardır. Geçmişi tamamen karalar, atalarını inkâr ederler. Garba hayrandırlar.
Alıntı