“İnsan bu, bir sözden, bir halden, bir dudak kıvrımından inciniyor. Bazen bir susuştan, bir dalgınlıktan inciniyor. "Bir bulutun yer değiştirmesinden" alınıveriyor. Sen ol ki, incinmemeyi başar. Sen ol ki, inciten senin yüzünde yeni bir hayatı okusun. Ol ki, öfkeden oklar saplanmasın ruhuna; ol ki, intikam seni esir almasın. İnciten ne yaptığını bilmiyor ama, bak sen biliyorsun. “
“Ümidi diri tutan şeylerden birisi de, yeryüzünde merhametin varlığıdır. Merhamet, bir başkasının ıstırabına kendini açmaktır, o ıstırabı dindirme arzusudur. Günümüz toplumunda merhameti sadece bir şeyler vermek olarak anlamamak gerekir.”
“Belki de insan bir yetimdir. Kaybettiği kutsalın açlığıyla kıvranan bir yetim. Istıraba ve ölüme karşı uyuşmuş, acıyı ve ölümü hayattan kovmak isteyen, kutsalın günlük hayatta eksikliğine çoktan alışmış olan insan, sadece canını çok acıtan bir ölümle, en çok sevdiklerinin ölümüyle anlar bir uçurumun kenarı sıra yürüdüğünü. Ancak bir "uçurum ânı" ile silkinir ve kaybettiğimizin yasını tutmaya başlarız.”